- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Mecliste büyük bir çoğunlukla kabul edilen “çerçeve yasa” ile ilgili tartışmalar sürüyor. Bu tartışmaların gündemi çok daha meşgul edeceği, geçmişte yaşanılan “yetmez ama evet” konusu gibi zaman zaman alevleneceği şimdiden anlaşılıyor.
Söz konusu yasanın bu denli büyük bir tartışma yaratmasının nedenlerini anlamak için öncelikle ne olup olmadığına yakından bakmak gerekir.
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Siyaset
Genel anlamda Demokrasi, çoğu zaman bir “umut rejimi” değil, bir “ısrar rejimi”dir. İnsanların başlangıçta her şeyin değişeceğine inanması değil, mevcut durumun sürdürülemez hale gelmesi ve buna rağmen değişimin “denenebilir” olduğuna dair inancın kaybolmamasıdır. “Israr” etmektir..!
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Yaz mevsimi yaklaştı, kuzey yarımküre ülkelerinde futbol sezonunun sonuna gelindi. Şampiyonlar, alt lige düşenler, gol kralları, üst organizasyonlarda ülkelerini gelecek sezonda temsil edecek kulüpler vb. kesinleşti. Bir hengâmenin daha sonuna geldik. Milyarlarca insan sevindi, üzüldü, hayal kırıklıkları yaşadı… Bu sezon bitmeden gelecek sezon hazırlıkları, transfer çalışmaları başladı…
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Yıllardan beri çeşitli ülkelerde acı örnekleri yaşanmış olan okula ve öğrencilere yönelik saldırıları ne yazık ki artık ülkemizde de yaşamaya başladık. Hem de gittikçe sayısı artmakta, sonuçları korkunç boyutlara ulaşmakta maalesef… Kahramanmaraş’ta 14 yaşındaki bir çocuk kendi öğrenim gördüğü okuluna silahla saldırdı. Sonuç tam bir felaket…
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Siyaset
“Yapay zekâ, çağımızın en güçlü teknolojisi. Sağlıktan adalete, eğitimden güvenliğe kadar birçok alanda dünyanın birçok ülkesinde kullanılıyor. Ancak yapay zekânın getirdiği yenilikler bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Yapay zekâ gerçekten ‘tarafsız’ mı, yoksa ayrımcılığı otomatikleştiren bir araç olarak kullanılabilir mi? Kullanılmakta mı?” diye Kızılcık'ta sorulmuştu.
Bugün bölgemizde ve dünyada olup-bitenler bu soruya net ve sert bir cevap veriyor.
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Siyaset
Solun, sosyalizmin toplumsal meşruiyeti var ama toplumsal varlığı pek yok…
Yıllardır ardı arkası kesilmeksizin süregelen ekonomik, sosyal ve özellikle de siyasi baskılarla, topluma tepeden aşağı kasıtla boca edilen ve hatta zorla dayatılan bir genel yozlaşma ortamında yaşıyoruz.
Bir ülkede temel değerlerde, sosyal ve ekonomik ilişkilerde, “yönetişimde” çürüme başlayınca bu durum, siyasal alana, kültüre, eğitime, spora ve kitle iletişimine, hasılı yaşamın bütün alanlarına yansımaktadır.
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Kapitalist sistemde eğitimden ülkeyi yönetenlerin (başka bir ifadeyle egemen sınıfların) beklentilerini şöyle sıralayabiliriz: Egemen sınıfın ideolojisini yeni nesillere taşıma/aktarma, mevcut sınıf ilişkilerini yeniden üretme, sömürüye dayalı sistemi halk kitleleri nazarında meşrulaştırma ve sistemin bekasını güvence altına almak amacıyla olası karşı çıkışları denetleme ve kontrol altına alma.
Yönetilenler (halk) ise eğitimden, çocuklarının bir “baltaya sap olabilmesi” için gerekli olan bilgi, beceri ve donanımı kazandırmasını; çocuğunun yetenek ve kapasitesini geliştirerek mutlu ve başarılı bir birey olarak yaşama hazırlamasını bekler.
- Ayrıntılar
- Sefer Ali Demirci
- Siyaset
Nereden girdi gündemimize gene bu terim? Ne güzel Reis’in kâh Çin-i Maçin’de Putin nâm Moskofla çektirdiği fotoğraflarını, kâh New York BM binasında bilcümle âleme nizamat vermesini ve dahi –neofaşizme vasıl olmaya ramak kalmış– Donald Trump ile “White House”da, al takke ver külah, “koreografik” hallerinin “renkli-Türkçe-sinemaskop” sûretlerini yerli ve millî medyamızdan seyralıp kıvanıyorduk!.. Ki “pat” diye patavatsız bir lakırdı düştü ortalığa: Güya Trump, Reis’e “meşruiyet” bahşedecekmiş! “İhtiyacı” varmış çünkü..!
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Siyaset

Kuantum mekaniği “Schrödinger’in kedisi” paradoksu…
Schrödinger’in kedisi, Avusturyalı fizikçi Erwin Schrödinger tarafından ortaya atılmış, kuantum fiziğiyle ilgili olan, hakkında çok tartışma yapılmış bir düşünce deneyidir. Genellikle kuantum mekaniği ve Kopenhag Yorumuyla ilgili bir paradoks olarak bilinir.
- Ayrıntılar
- Süleyman Aksoyek
- Siyaset
Doğu Karadeniz yaylalarını ranta açmak amacıyla başlatılan “Yeşil Yol” projesine engel olmak için direnen Havva Ana’nın yerel ağızla “Devlet nedur? … Kimdir devlet yav! Devlet bizum sayemizde devlettur.” diye haykırması uzun zamandan beri dillerden düşmüyor.
Havva Ana doğru söylüyor da, tam olarak neyi kastettiği açıklanmaya muhtaç. “Halk olmasa devlet de olmaz” mı demek istiyor, yoksa “halkın söz söylediği yerde devlet konuşamaz, esamisi okunmaz” mı diyor, tam olarak anlaşılamıyor. Ne fark eder demeden aradaki nüansın önemi üzerinde durmak gerekir devletin ne olduğunu açıklayabilmek için.