Gazze dünyanın en güzel şehri değil…
- Ayrıntılar
- Sefer Ali Demirci
- Dünya
* “Gazze dünyanın en güzel şehri değil. Denizi, başka Arap şehirlerinin denizinden daha mavi değil. Portakalları Akdeniz havzasındaki en güzel portakallar değil, en zarif veya en büyük değil. Ancak bir vatanın tarihiyle eşit Gazze. Çünkü o düşmanın gözünde, en çirkin, en yoksul ve en habis olan. Çünkü o bizim aramızdan düşmanın rahatını kaçırmaya ve huzurunu kaçırmaya en yetkin olan. Çünkü o, düşmanın kâbusu. Çünkü o mayınlı portakallar, çocukluğu olmayan çocuklar, yaşlılığı olmayan yaşlı adamlar, arzusu olmayan kadınlar demek. Tüm bunlar yüzünden o bizim en güzelimiz, en safımız ve en sevgiye mazhar olanımız.” Mahmud Derviş.
Filistin’in uzun süredir askeri teknolojiler ve gözetim sistemleri için bir laboratuvar olarak kullanılması gerçeği hemen gözümüze çarpar..!
Barış belirsizlikte değil, toplumsal mutabakatta yeşerir
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Türkiye’de yıllardır çözülemeyen Kürt meselesi ve silahlı çatışma konusunda yeniden bir süreçten söz ediliyor. Adı da konulmuş: “Terörsüz Türkiye.” İlk bakışta itiraz edilecek bir tarafı yok. Elbette hiç kimse terörün, şiddetin, ölümün ve savaşın sürmesini istemez. Sorun, sürecin adında değil; nasıl yürütüldüğünde, toplumdan neyin gizlendiğinde ve toplumun bu sürecin neresinde tutulduğundadır.
“Çerçeve yasa” ve ambalajları
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Mecliste büyük bir çoğunlukla kabul edilen “çerçeve yasa” ile ilgili tartışmalar sürüyor. Bu tartışmaların gündemi çok daha meşgul edeceği, geçmişte yaşanılan “yetmez ama evet” konusu gibi zaman zaman alevleneceği şimdiden anlaşılıyor.
Söz konusu yasanın bu denli büyük bir tartışma yaratmasının nedenlerini anlamak için öncelikle ne olup olmadığına yakından bakmak gerekir.
çanak-çömlek patladı…
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Siyaset
Genel anlamda Demokrasi, çoğu zaman bir “umut rejimi” değil, bir “ısrar rejimi”dir. İnsanların başlangıçta her şeyin değişeceğine inanması değil, mevcut durumun sürdürülemez hale gelmesi ve buna rağmen değişimin “denenebilir” olduğuna dair inancın kaybolmamasıdır. “Israr” etmektir..!
Siyasal düzenin görünmeyen sahası: futbol
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Yaz mevsimi yaklaştı, kuzey yarımküre ülkelerinde futbol sezonunun sonuna gelindi. Şampiyonlar, alt lige düşenler, gol kralları, üst organizasyonlarda ülkelerini gelecek sezonda temsil edecek kulüpler vb. kesinleşti. Bir hengâmenin daha sonuna geldik. Milyarlarca insan sevindi, üzüldü, hayal kırıklıkları yaşadı… Bu sezon bitmeden gelecek sezon hazırlıkları, transfer çalışmaları başladı…
Sorumlu kim?
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Yıllardan beri çeşitli ülkelerde acı örnekleri yaşanmış olan okula ve öğrencilere yönelik saldırıları ne yazık ki artık ülkemizde de yaşamaya başladık. Hem de gittikçe sayısı artmakta, sonuçları korkunç boyutlara ulaşmakta maalesef… Kahramanmaraş’ta 14 yaşındaki bir çocuk kendi öğrenim gördüğü okuluna silahla saldırdı. Sonuç tam bir felaket…
Paris Komünü
- Ayrıntılar
- Rukiye Yıldırım
- Kültür-Anma
18 Mart – 21 (28) Mayıs 1871
Kapitalizmin ortadan kaldırılması ve sosyalizmin kurulmasına yönelik teorik tartışmaların pratiğe geçtiği insanlık tarihinin ilk proleter devrimi Paris Komünü’dür. 18 Mart 1871’de, Parisli devrimci işçiler iktidarı ele geçirecek ve onu 72 gün boyunca ellerinde tutacaktır. Paris Komünü, Marx ve Engels’in yapıtının en sadık ve en büyük ardılı Lenin önderliğindeki, 1917 Bolşevik Devrimi’nin de karşı konulamaz yolunu açtı. Bu ilk proleter devrim, aynı zamanda, burjuva devlet makinesinin ortadan kaldırılması, devletin süreç içerisinde insanların siyasi hükümeti olmaktan çıkarak sönümlenmesi ve komünizme giden devrimci çizgiyi işçilere Marksizmin gösterdiğinin de ifadesiydi.
Bugün, yaklaşık bir buçuk asır sonra, Paris Komünü’nün sosyal haklar için mücadelenin bir sonucu olmadığını, Fransız halkının ve özellikle Fransız proletaryasının devrimci hareketinin en ileri aşaması olduğunu gösteren, 15 bin komüncünün yargılandığı Vincennes Askerî Mahkemesi’nin arşivleri de dahil olmak üzere, çok sayıda belgeye sahibiz.
Yapay zekâ: neoliberalizmden çıkış ve yeni yağma düzeni
“Hakikat-ötesi” (post-truth) savaşlarda artık salt askerî tesislerin, stratejik endüstrilerin değil, petrol rafinerilerinin, enerji altyapısının, veri merkezlerinin de devre dışı bırakılması hedefleniyor; araya da birkaç okul ve/ya hastane bir dezenformasyon perdesi arkasında ilave ediliyor. Dikkat çeken bir unsur ise şu: Yapay zekâ ekonomisini destekleyen altyapı giderek jeopolitik çatışmanın bir parçası haline geliyor.
Larry Lohmann, bianet’te Diyar Saraçoğlu’na konuk olduğu söyleşide, “yapay zekâ”nın sadece teknolojik bir yenilik değil, emeği disipline eden ve sermaye birikimini yeniden örgütleyen, sanayi kapitalizminin emek ve doğa üzerindeki tahakküm biçimlerinin güncel bir uzantısı olduğunu belirtiyor. Teknolojik altyapısının ise, veri merkezleri, çip üretimi, enerji tüketimi, su kullanımı ve madencilik üzerinden yeni ekolojik ve toplumsal yıkım biçimleri ürettiğini anlatıyor.
yapay zekânın “yapaylığı”…
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Siyaset
“Yapay zekâ, çağımızın en güçlü teknolojisi. Sağlıktan adalete, eğitimden güvenliğe kadar birçok alanda dünyanın birçok ülkesinde kullanılıyor. Ancak yapay zekânın getirdiği yenilikler bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Yapay zekâ gerçekten ‘tarafsız’ mı, yoksa ayrımcılığı otomatikleştiren bir araç olarak kullanılabilir mi? Kullanılmakta mı?” diye Kızılcık'ta sorulmuştu.
Bugün bölgemizde ve dünyada olup-bitenler bu soruya net ve sert bir cevap veriyor.
onbeşlerin anısına…
- Ayrıntılar
- KIZILCIK
- Kültür-Anma
Tarih
sınıf-ların
mücadelesidir.
– 1921
Kânunisani 28
– Karadeniz
– Burjuvazi
– Biz
– On beş kasap çengelinde sallanan
on beş kesik baş
– On beş arkadaş
Sayfa 1 / 4

Siyaset
Ekonomi
Dünya
Kültür-Anma