“Hakikat-ötesi” (post-truth) savaşlarda artık salt askerî tesislerin, stratejik endüstrilerin değil, petrol rafinerilerinin, enerji altyapısının, veri merkezlerinin de devre dışı bırakılması hedefleniyor; araya da birkaç okul ve/ya hastane bir dezenformasyon perdesi arkasında ilave ediliyor. Dikkat çeken bir unsur ise şu: Yapay zekâ ekonomisini destekleyen altyapı giderek jeopolitik çatışmanın bir parçası haline geliyor.
Larry Lohmann, bianet’te Diyar Saraçoğlu’na konuk olduğu söyleşide, “yapay zekâ”nın sadece teknolojik bir yenilik değil, emeği disipline eden ve sermaye birikimini yeniden örgütleyen, sanayi kapitalizminin emek ve doğa üzerindeki tahakküm biçimlerinin güncel bir uzantısı olduğunu belirtiyor. Teknolojik altyapısının ise, veri merkezleri, çip üretimi, enerji tüketimi, su kullanımı ve madencilik üzerinden yeni ekolojik ve toplumsal yıkım biçimleri ürettiğini anlatıyor.
Küba, Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela’ya karşı gerçekleştirdiği korkakça saldırıyı şiddetle kınar ve bu kardeş ülkeye koşulsuz desteğini ifade eder.
Devrimci Hükümet, Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela’ya karşı gerçekleştirdiği askerî saldırganlığı şiddetle kınar ve Küba’nın kardeş Bolivarcı Cumhuriyet’e ve hükümetine olan koşulsuz desteğini ve mutlak dayanışmasını kesin bir dille bir kez daha vurgular. Yürütme Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez'in açıklamasını destekler ve ABD hükümetinin anayasal Başkan Nicolás Maduro Moros ve Cilia Flores'in hayatta olduğuna dair kanıt sunması talebini onaylar; ayrıca Bolivarcı ve Chavezci hükümetin ve halkın saldırganlığı reddetme, bağımsızlık ve egemenliği savunma kararlılıklarının arkasında durur.
- Ayrıntılar
- Metin Çulhaoğlu
- Belge
Metin Çulhaoğlu'nu, sosyalist mücadelenin değerli bir yoldaşını kaybettik. Siyasal mücadelenin her alanda, her koşulda ama her zaman örgütlü yapılacağını vurgulayan, günümüze de uygun göndermeler taşıyan, 1986 yılında Görüş dergisinde yayınlanan bir yazısıyla onu anıyoruz.
Sosyalist hareketin ülkemizdeki önde gelen konularından birisi de ulusal sorundur. Ulusal soruna bakış, bu konudaki tutum ve politika Marksizm ve proletarya enternasyonalizmine bağlılığın temel ölçütlerinden birisidir. Türkiye Sosyalist İşçi Partisi “ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı”nın dokunulmazlığı ve bu hakka ne surette olursa olsun hiçbir kısıtlama getirilemeyeceği ilkesini her zaman savunmuştur, savunacaktır.
- Ayrıntılar
- Ragıp Zarakolu
- Belge
Stockholm. Onunla ilgili ilk babamdan işittim. Bakırköy Kaymakamı idi. “Bakanın oğlu Yeşilköy’e inecek. Vilayet karşılanmasını istiyor” diye söyleniyordu. Gitmedi. İnat adamdı. DP’nin ilk yılları geride kalmış, havaya girmeye başlamışlardı. Zaten babam DP ilçe başkanı ile takışıyordu. Ondan da “karşılama” teklifleri gelince. Terfien Balıkesir Vali Muavinliğine tayin peder! Aslında sürgün! Oradan da bu kez rütbe tenzili ile, kaymakam olarak Şişli’ye. 6-7 Eylül yeni olmuş. Azınlıklarla dost birine ihtiyaç var.
- Ayrıntılar
- Engin Erkiner
- Belge
Tektaş Ağaoğlu’nu yakından olmasa bile tanırım. Tanımadan yıllarca önce gazetelerde yayınlanan yazılarını da izlerdim. Özellikle çağdaş emperyalizm tahlili konusunda ondan öğrendiklerim vardı. Aslında Mahir Çayan ile Tektaş Ağaoğlu’nun kaynağı aynıydı: SSCB Bilimler Akademisi’nin konuyla ilgili kitapları ve bu nedenle de önemli benzerlikleri vardı.
Gözümüzün önünde, adım adım büyük bir cinayet işlendi. Dünyanın en genç, en bereketli, en ilginç denizlerinden Marmara taammüden öldürüldü. Birkaç aydır yoğunlaşarak, gitgide yayılarak suyun yüzeyini ve derinlerini saran müsilaj, ya da balıkçıların deyişiyle deniz salyası, ölümün ilanı oldu. Marmara Denizi’nin yok edilişinin tarihini, nedenlerini, nasılını, kahreden hakikati MAREM (Marmara Environmental Monitoring –Marmara Çevresel İzleme) projesi yürütücüsü, hidrobiyolog Levent Artüz’den dinliyoruz.
Türkiye halkları, devlet-siyaset-mafya ortaklığında işlenen suçların ortalığa saçılmasına bir kez daha tanık olmaktadır. Çıkar ilişkilerinden kaynaklı çelişkiler sonucunda, Türkiye halklarına karşı işlenen suçlar, yolsuzluk ve uyuşturucu ticareti, yargısız infaz ve faili belli cinayetler birer birer ifşa olmaktadır.
Siyasi cinayetlerden dünyanın her tarafına uzanan uyuşturucu ve benzeri kirli ticaret ağlarına, telaffuzu güç rakamlara ulaşan yolsuzluk çarkına ilişkin ifşalar, bu ifşalar karşısında söylenen yalanlar, suskunlukla geçiştirme ve üzerini örtme çabaları devletin kurumlarıyla içinde, hatta merkezinde bulunduğu bir suç örgütlenmesiyle karşı karşıya olduğumuzu tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır.
- Ayrıntılar
- Ertuğrul Kürkçü
- Belge
Hüseyin Hasançebi 12 Mayıs’ta aramızdan ayrıldı. Türkiye sosyalist hareketi çok değerli bir düşünürünün, süre giden hayata bugünü geçmişe ve geleceğe bağlayarak bakan, göze görünenin gerisindekini akılla ve bilgiyle görmeye ve göstermeye çabalayan ve bunu çok severek yapan gözlem ve öngörülerinden mahrum kalacak. Kimse kimsenin yerini dolduramaz elbet, ama geride kalanlar için mesele, tanıyan ve bilenlerin kısaca “Çebi” diye andıkları Hüseyin Hasançebi’nin, sadece müktesebatıyla yetinebilecekleri biri olmayışıyla ilgili daha çok.
Hüseyin HASANÇEBİ
(1944 - 2021)
12 Mayıs 2021 günü vefat etti.
Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (1974 - 1990) Genel Yönetim Kurulu Üyesi
Kızılcık Sosyalist Siyasi Kültür Dergisi Kurucusu
Türkiye sosyalist hareketinin birliği doğrultusunda
1990 sonrası oluşturulan SBP, BSP, ÖDP, SEH’in kurullarında çalıştı.