- Ayrıntılar
- Bülend Tuna
- Belge
Yaşamımda önemli bir yeri olan değerli büyüğüm, sevgili Ahmet Kaçmaz’ın ölüm haberi geldi yüreğimize oturdu. Haberi aldığımdan beri beraberliğimizle ilgili bir sürü anı dökülüverdi önüme. Cenazesine ne yazık ki kısıtlamalar nedeniyle gidemedim. Gültin Kaçmaz’ı yalnız bırakmayan dostları, arkadaşlarının eşliğinde Bodrum Akyarlar’da toprağa verildi, hepimizin başı sağ olsun.
Ardından söylenenler, yazılanlar ne kadar iyi duygularla anıldığını gösteriyor. Bu şekilde hatırlanıyor olmak elbette güzel bir şey. Kaçmaz’ın kişiliğiyle, davranışıyla, bıraktığı izlenimle ilgili bir durum bu. Ben de düşüncelerimi, duygularımı bu yazıyla paylaşmak isterim.
Türkiye devrimci hareketinin önemli isimlerinden birini, Hüseyin Hasançebi’yi 12 Mayıs’ta yitirdik. Trabzon’da doğmuş, 12 Mart’ın ardından Türkiye Sosyalist İşçi Partisi’nin çalışmalarına katılmış, 1977’den itibaren İstanbul’da Gerçek dergisinde, 1984’ten itibaren partinin yurtdışı faaliyetlerinde, 1989’da, yurda dönüşünden sonra Görüş, Birlik, kendi yayını Kızılcık dergilerinde kalemini sivriltti. Reel-sosyalizmin çöküşünü gördü, ama sosyalist tahayyülden geride kalanları diri tutmaya, yeniden yeşertmeye ömrünü vakfetti. Hasançebi’yle 2002 yılının Express’inde, içinde bulundukları ÖDP çözülürken kurdukları Sosyalist Emek Hareketi’nin sözcüsü iken konuşmuştuk. Hüseyin Hasançebi’yi hem sol ufkunu hem de dönemin tartışmalarını gösteren bu söyleşiyle, anısı önünde saygıyla eğilerek uğurluyoruz.
- Ayrıntılar
- Engin Erkiner
- Belge
Hüseyin Hasançebi’yi (arkadaşları arasında kısaca Çebi diye bilinirdi) 77 yaşında kaybetmişiz. Almanya’da tanışmıştık. Duisburg’daki TSİP bürosunda birkaç kere gördüğümü hatırlıyorum, birkaç toplantıda birlikte bulunduk ama sohbetimiz olmadı.
Bana mı öyle geliyor, bilmiyorum; Ahmet Kaçmaz ve Çebi’nin son fotoğraflarına baktığımda yüzlerinde küçük olmayan bir yorgunluk gördüm. Denilebilir ki, yaş 80 civarı, yorgunluk olmasın mı?
Bir yandan doğrudur; hareketli ve zor bir hayatımız oldu. Çok kişi bu yaşlara varamadan aramızdan ayrıldı. Bu bakımdan 77 yaş da fena bir yaş değildir yani… Tamam, her ölüm erkendir ama tanıdığım o kadar çok insan 20’li yaşlarda öldü ki…
- Ayrıntılar
- Çağatay Anadol
- Belge
1979’un Eylül başlarında Cağaloğlu’nda Başmusahip (musahip=sohbet arkadaşı) Sokak, Tan Apartmanı No 10/11’deki yeşil çuha kaplı toplantı masasına yerleştirilmiş daktiloların sesi odayı kaplıyordu. O masanın etrafında hummalı bir çalışma içinde olanlar 17 Eylül’den itibaren günlük olarak yayınlanacak Gerçek gazetesinin sayfalarını dolduracak yazıları hazırlıyorlardı. İlk sayısı 14 Haziran 1975’te yayınlanan Gerçek, 108 sayı haftalık olarak yayınlandıktan sonra bu tarihte günlük olarak yayınlanacaktı. Bunun nedeni ise 14 Ekim 1979’da yapılacak olan senato kısmi yenileme seçimleri ile Aydın, Edirne, Konya, Manisa ve Muğla’da boşalmış milletvekilleri için yapılacak milletvekili ara seçimleriydi. TSİP için bir kader seçimiydi bu. Bu seçimler bizim için burjuva partileriyle işçi sınıfı partileri arasında yapılan bir seçimden daha öte bir anlam taşıyordu.
1944’te Araklı-Trabzon’da doğdu, muhasebeci olarak hayatını kazanıyordu. Türkiye Sosyalist İşçi Partisi’nin Trabzon İl Örgütünün oluşturulmasına katkıda bulundu ve üye olarak 1977’ye kadar Trabzon’da çalıştı. 1977’de İstanbul’a gelerek TSİP yayın organlarını hazırlayan yayın kuruluna katıldı. 1978 Aralık ayında yapılan Partinin İkinci Kongre’sinde Genel Yönetim Kuruluna seçildi. 12 Eylül sonrasında da yeni düzenleme çerçevesinde Merkez Komitesi üyesi olarak devam etti. 12 Eylül darbesinin ardından 1984’e kadar partinin İstanbul’daki kapalı faaliyetlerine katıldı. 1984 sonunda parti kararıyla Almanya’ya gitti. Partinin yurtdışındaki yayın faaliyetlerinde, diğer siyasi partiler ve kardeş partilerle sürdürülen ilişkilerde önemli bir rol oynadı. TSİP’i temsil eden heyetle birlikte Moskova’da 1988 Ekim ayında düzenlenen TSİP-TBKP ortak toplantısına katıldı.
- Ayrıntılar
- Oya Baydar
- Belge
Biliyorduk, kötü habere hazırlıklıydık, bekliyorduk. Acılara, yitimlere, yıkımlara kanıksamış olduğumuzu, metanet zırhını kuşandığımızı sanıyorduk. Sabah telefon çaldığında, bir ses “Ahmet’i kaybettik” dediğinde neden katıla katıla ağladık peki?
Yıllardır −belki de yirmi yıldır− görüşmemiştik, çok seyrek telefon konuşmaları; birkaç cümlecik, sonra dipsiz suskunluklar… Sadece mekânda, yaşamda değil dünyaya, insana bakışımızda da mesafeler girmişti aramıza; uzaklaşmıştık.
- Ayrıntılar
- Orhan Silier
- Belge
Ahmet Kaçmaz en eski arkadaşlarımdan biri; onu yaklaşık 55 sene önce Türkiye İşçi Partisi’nde tanıdım. O partinin Ankara Altındağ, ben Çankaya ilçesinin üyesi olsak da ortak tanıdıklar ve ilgiler dolayısıyla kısa zamanda dost olduk. TİP’in zor, krizler içinde bocaladığı 1968 sonrası yıllarda benzer aranışlar içindeki yoldaş gruplarında sık sık yan yana geldik. İlk eşi Semay sevdiğim, beğendiğim kadın arkadaşlarımdan biriydi. Ahmet Kaçmaz, çalışkan, aktif bir partili olmasının ötesinde meslek alanında, inşaat mühendisliğinde, özellikle statik hesaplarda çok aranan bir eleman olarak, politik tutum ve eylemi dolayısıyla bir işten atılınca, hemen bir başka iş bulabilme yanıyla imrendiğimiz seçkin bir arkadaşımızdı. O yıllardan hatırımda kalan bir görüntü Ahmet’in bir gösteri sonrasında gözaltına alınıp, poliste saçları kazınınca kafasının ne kadar yamrı-yumru olduğunun açığa çıkması ve aramızda bunun birkaç hafta şaka konusu olmasıydı.
- Ayrıntılar
- İlker Demir
- Belge
1974’de kurulan Türkiye Sosyalist İşçi Partisi kurucu Genel Başkanı Ahmet Kaçmaz bugün, 26 Nisan 2021, hayata veda etti.
Mücadele süreci içinde başkanlığı dâhil yaşama her anlamda hakkını verdi ve bu anlamda prensiplerine hep titizlikle bağlı kaldı.
Feodal karakterli sol hareket içinde ender bir şehirli ve şehirliliği de doğallıkla taşıyan bir insandı.
Onun toplumsal birey/özne oluşu önce çok yadırgandı ama onunla mücadele içinde olanlar o duruşu zamanla kavradı.
- Ayrıntılar
- Çağatay Anadol
- Belge
“Kaçmaz, Ahmet (d. 1938, İstanbul), siyaset adamı. 1955’te Ankara Atatürk Lisesi’ni, 1960’ta İstanbul Teknik Üniversitesi’ni bitirdi. 1974’e değin Devlet Su İşleri ve Devlet Demiryolları genel müdürlüklerinde, özel sektöre bağlı şirketlerde mühendis olarak çalıştı. 1968’de Türkiye İşçi Partisi’ne (TİP) üye oldu. 1974’te, kurucuları arasında yer aldığı Türkiye Sosyalist İşçi Partisi’nin (TSİP) genel başkanlığına getirildi. 12 Eylül 1980 harekâtından sonra, kendisi ve partisi hakkındaki kovuşturmalar nedeniyle yurtdışına çıktı. Siyasal sığınmacı olarak Almanya’da yaşamını sürdürdü. 1990’da yurda döndü. Kaçmaz’ın İleri Demokrasi (1977), Yaşasın Sosyalizm (1978) ve 8. Kuruluş Yıldönümünde TSİP (1982) adlı kitapları vardır.”
(AnaBritannica Genel Kültür Ansiklopedisi, İstanbul 2002, c. 12, s. 381.)

T24 yazarı Oya Baydar’ın da kurucuları arasında yer aldığı Türkiye Sosyalist İşçi Partisi’nin kurulduğu 1974’den, kapandığı 1990’a kadar genel başkanlık görevini yürüten ve daha sonra yaşamını Bodrum’da sürdüren Ahmet Kaçmaz önceki gün fenalaşarak Bodrum Acıbadem Hastanesine kaldırıldı ve tedavi altına alındı.
TSİP’ten arkadaşları, yoğun bakımda tedavisi süren Ahmet Kaçmaz’ı, “Marksizmi kendi kaynağından okuyacak kadar yabancı dile hâkim ve en iyi bilenlerdendi. Çok iyi bir entelektüel, müziksever, şiir ve edebiyat okuru ve sporcuydu” sözleriyle anlattı.