- Ayrıntılar
- KIZILCIK
- Kültür-Anma
ÇEBİ’Yİ YOLCU EDERKEN
Hüseyin Hasançebi’yi sonsuzluğa yolcu ettik. Yolcu ettik dedimse aslında edemedik. Pandemi dolayısıyla onu sevgili Zekiye’nin yanına uğurlarken yanında ancak bir avuç insan vardı.
Yoldaşlarının deyimiyle Çebi aramızdan ayrıldı. Onun için söylenenler, yazılanlar, anlatılanlar içinden bir toparlama yaptığımızda öne çıkanlar; “özgün”, “iyi bir yazar”, “filozof”, “düşündüren”, “alçakgönüllü”, “güne ve geleceğe dair öngörüleri olan”, “birçok düşüncesine katılmasak da saygın”, “kararlı, ortodoks bir komünist” vb. nitelikler.
- Ayrıntılar
- Sefer Ali Demirci
- Kültür-Anma
Bir süredir zaten endişe içinde beklemekte olduğunuz, o “meş’um haber” geliyor... ağır ve keskin bir kılıç gibi iniyor sol yanınıza! Ve ömrünüzün seyir defterine, içinizi burkan bir acı daha düşüyor… En çok hazır olduğunuzu zannettiğiniz bir “son” bile iki kelimelik kısa bir cümleyle yüreğinizden bir parçayı koparıp “gerçekçi” ve “mantıklı” fikirlerinizin, “aklı seliminiz”in üzerini tümüyle kapatacak şekilde önünüze fırlatabiliyor işte..!
- Ayrıntılar
- KIZILCIK
- Kültür-Anma
ÇEBİ’YE
Yüreğini avucunda,
Çiçekleri koynunda taşırdı.
Toplamıştı tüm çiçekleri,
Ne varsa hep Kırmızıdan yana.
Dilinde değil,
Sadece saçlarındaydı aklar,
Geçmişten süzülmüş yüzündeki kıvrımlar.
Düşün;
Bir ömür köstebekler için,
Hep Mayıslardan yana.
- Ayrıntılar
- KIZILCIK
- Kültür-Anma
ÇEBİ’YE AĞIT
Ağabey, yoldaş gibi,
Kalbimizin sahibi.
Terk etti gitti bizi
Hüseyin Hasançebi.
Bir ırmak gibi aktın,
Yüreğimizi yaktın.
Sevgili Çebi bizi
Niçin öksüz bıraktın?
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Kültür-Anma
TSİP’in “Feylesofu” da gitti! Tektaş abinin bu yakıştırması çok yakışmıştı kendisine... Geride muazzam bir müktesebat bıraktı; ama hiç “ağırlık” bırakmadı. Zekiye’nin hasretine daha fazla dayanamadı işte! Çok belli... Onu yaşatmayan “fani dünya” değildi! “Kızılcık” şerbeti içtiğini zannediyorduk. Ölümü çoktan kabullenmiş bir iradenin kendinde şekil bulmuş haliymiş meğer. Hayatı sevmediği söylenemezdi elbette. Ama yeteri kadar alan sağlamaktan da kaçındı hayata... Acelesi vardı anlaşılan. İlkbaharın neler yaptığını görmek üzere kısa bir kiraz bahçesi gezintisini bile reddetti. “Dünyası” Zekiye idi; bilirdik. “Dünyası”nı tercih etti! Ama her tercih bir “ayrılık”tır da aynı zamanda... Bütün ömrünü adadığı ve her yaprak kımıldamasını ona atfettiği, büyük bir heyecanla ona yorduğu Devrimi ise “veda ettiği” yoldaşlarına ısmarladı..!
Şimdi artık bir kez daha, ne kadar eksildiğimizi düşünebilir... bencillik edip kendimize merhamet duyabilir, acıyabiliriz...
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Kültür-Anma
“Çağımızda bilim açısından kalkınma, üretici güçlerin gelişmesini önleyen veya yavaşlatan tüm engellerin kaldırılması; en ileri üretim tarzının yerleştirilerek, üretici güçlerin bilimde öngörülen biçimde gelişiminin sağlanmasıdır.”
“Bilimsel anlamda kalkınmanın gerçekleşmesi için, toplumun nitel sıçrama geçirmesi, üretim biçiminin nitelik değiştirmesi gereklidir. Üretici güçler ancak bu şekilde çağdaş ve bilimsel anlamda gelişebilir.”
- Ayrıntılar
- KIZILCIK
- Kültür-Anma
Yazarımız Yalçın Yusufoğlu’nun siyaset felsefesi, sosyolojisi, sanat, edebiyat, roman, sinema, kültür vb. konularda inceleme, araştırma, deneme yazılarını Kızılcık dergisinde topluyoruz. Kaynak olarak Düşün, Yeni Düşün, Görüş, Dünden Bugünden, Sesonline, Kızılcık dergilerini kullanıyoruz. Elinde bu konuda bilgi ve malzeme olanlar bunları kizilcik2004@yahoo.com adresine iletiyor.
İyi çalışmalar…
***
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Kültür-Anma
Her kavram, her kelime kültüre bir pencere açar…
“Şirazesi kaymış” bir zamanın içindeyiz yahut “askıda zaman”ın… Geçmişin bütün büyük kültür, sanat mirası ve birikimi dimdik ayakta duruyor ama içinde bulunduğumuz zaman yok; boş! zaman, özellikle son zamanlarda, “kurgulanan” hakikate uyarlanmış bir görünüme bürünmüş durumda. Bu kurgulamalar yüzünden gerçekle olan ilişkimiz eğildi, büküldü, yamuldu. Küreselleşme, internet ve dijital teknolojiler, gerçekle fiziksel ve ruhsal ilişkimizi dumura uğrattı. Maddi gerçek zihnimize “simülatif” (türedi gerçek) bir halde, elektronik-sanal ortam dolayımıyla yansıyor.
- Ayrıntılar
- Yusuf Ziya Can
- Kültür-Anma
Diyarbakır’da öğretmen bir ailenin çocuğu olarak doğdu, ilk ve ortaokuldan sonra lise öğrenimine İstanbul’da başladı, burslu olarak bir yılını ABD’de sürdürdü. Türkiye’nin sosyal ve kültürel çeşitliliğini kavrayan, sınıfsal ve etnik eşitsizlikleri gören ve karşısında duran bir genç olarak yetişti. İstanbul’da jeofizik okurken araştırmaya ve siyasete ilgisi onu Cağaloğlu’nun yayıncı çevresinde eski TKP’li komünistlerle buluşturmuş, 1964’te TİP üyesi olmuştu.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Kültür-Anma
Ölümünün ikinci yılında Yalçın Yusufoğlu’nu anıyoruz. Bana sen de yaz dediklerinde tedirgin oldum; ancak yazmalı idim, vazifemizdi.