- Ayrıntılar
- Ömer Bedri Canatan
- Kültür-Anma
Bu konuda yazmak, en son bana düşer. Biri kuyuya taş attı, kolektif çıkarılmalı.
“Sanat” dedi “çok katmanlı”dır. “Stalin sanatı baskıladı, öldürdü” dedi.
Jdanov’u suçladı. “Türk solu sanattan anlamaz” demeye getirdi.
Bu tür cümlelerin topunun hedefi “sosyalist gerçek”liktir. Sosyalist gerçekçiliğin yakın evreni “toplumsal gerçekçilik”tir. Bayat bir numaradır bu sanat eleştirisi. “Sanattan toplumsal ya da politik beklenti, sanatçının yaratma özgürlüğünü sınırlamaktır” demeye getirir.
- Ayrıntılar
- Bertolt Brecht
- Kültür-Anma
1939 yılı Polonya’da
Bir savaş koptu ki,
Kızılca kıyamet!
Issız viraneye döndü
Binlerce köyle kent…
Bacı kardeşinden habersiz,
Kadın yitirmiş kocasını.
Yıkıntılar, alevler arasında
Boşuna aramakta çocuk
Anasını babasını.
Bütün Polonya gömülmüş
Derin bir sessizliğe,
Ne gazete, ne bir mektup..
Derken doğuda bir garip hikâye
Gezindi dilden dile:
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Kültür-Anma
Akay Sayılır arkadaşımızı 25 Ağustos 2015’de kaybettik. Akay son 50 yıldır sosyalist mücadelenin içindeydi. Kendisini 1971 yılında Ankara’da, kurucusu ve sahibi olduğu Ekim yayınevinde tanımıştım. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam cezalarının durdurulması amacıyla yapılan imza kampanyasında Trabzon bölgesinde çalışmış, Ankara’ya gelişlerimde onun da aynı kampanyanın yürütücülerinden olduğunu öğrenmiştim. Hatta 3 Mayıs 1972’de, idamları önlemek amacıyla bir grup genç THY’nın “Boğaziçi” uçağını Sofya’ya kaçırmış, devlet ise bu eylemin arkasında gizli örgüt aramış ve bulmuştu! Örgüt idamlara karşı kampanya açanlardı. Akay Sayılır bu göstermelik örgüt davasından yargılandı. Davanın sanıkları arasında Altan Öymen, Emil Galip Sandalcı, Uğur Mumcu, Zülfü Livaneli, Erdal Öz de vardı.
- Ayrıntılar
- Kenan Somer
- Kültür-Anma
Küreselleşmenin neresindeyiz?, Sayı 1, Ocak 2000.
Kızılcık keyfi, Sayı 3, Mayıs 2000.
Milliyetçilik ve emperyalizm, Sayı 6, Şubat 2001.
İnadına bireşim, inadına katılım, Sayı 7, Nisan 2001.
'Ya sosyalizm, ya barbarlık’, Sayı 9, Ekim 2001.
Küreselleşme ve "İmparatorluk", Sanat-Kültür-Kitap, Sayı 10, Aralık 2001.
Aybar için, Sayı 15, Ocak/Şubat 2003.
Ulusalcı sol nelere kaadir, Sayı 24, Mayıs/Haziran 2005.
Felsefe ve edebiyat arasında Selahattin Hilav (1928-2005), Sayı 25, Ekim/Kasım 2005.
Hiç bir devrim kendi çağını aşamaz, Sayı 28, Kasım/Aralık 2006.
Küreselleşme üzerine, Sayı 36, Bahar 2009.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Kültür-Anma
Dergimiz yazarı Kenan Somer’i kaybettik.
Arkasından yazı yazan çok olmayacak.
Çünkü, bilimsel marksist polemiğin nasıl yapılması gerektiğini ondan öğrenmiş sosyalistler kuşağından hayatta kalanların sayısı az.
Nail Satlıgan, belki biraz da teorik kıymeti harbiyemizin ne kadar fakir olduğunu göze batırmak için sık sık; “Türkiye solundan Marksizme katkı sayılabilecek fikir, düşünce, tez veya herhangi bir çözümleme çıkmış mıdır?” diye sorardı.
Bu sorunun peşin cevabı da, “çıkmamıştır” olurdu.
Kenan Somer’i bunun istisnası olarak görmek ve göstermek doğru mudur bilmem ama yazdıklarıyla en azından “Marksizmin bulanık kavranışı”yla amansız mücadele ettiğini biliyoruz. Bir de “yavan” kavranışıyla.
- Ayrıntılar
- Yılmaz Hüroğlu
- Kültür-Anma
OSCAR KİME KAZANDIRIR ?
Gerçekte küresel çapta halkla ilişkiler ve pazarlama faaliyeti olan Oscar ödül dağıtım töreni, Amerikan sinema endüstrisi sahipliğinde kurulan Amerikan Sinema Akademisi tarafından yılda bir kez düzenlenir. Yılın bu zaman kesitinde, ABD kirli tarihinin, Hollywood tarafından yaldızlanıp parlatılarak öykülendiği filmler yarıştırılır. "Küresel dünyanın lideri" ABD'nin yeryüzüne "düzen", "barış" ve "demokrasi" getirme iddiası herkesin malumudur. Önceden birçok ülkede darbeler tezgâhlarken şimdilerde koalisyonlar oluşturup saldırılar gerçekleştirmesi, ülke işgal etmesi sıradanlaşmıştır. İşgal ve savaşlar; binlerce insan ölümlerinin ve oluşan kaosta halkların mülteci olmasının başta gelen sebebidir. Pentagon, CIA kurumlarının denetim ve yönlendiriciliğinde çekilen ve dünyaya servis edilen Hollywood filmleri ; aynı kurumlardan senaryoya müdahale karşılığında bila bedel teçhizat ve eleman katkısı alır. Yani ABD ordusunun topu, tüfeği, tankı ve askerleri Hollywood'un emrindedir. Ne karşılığında? Savaş ve işgallerde ABD'nin haklılığının, barış ve demokrasi havariliğinin filmlerde olumlanması karşılığında.
- Ayrıntılar
- Yılmaz Hüroğlu
- Kültür-Anma
1769'da buhar basıncı ile çalışan makineler endüstri devrimini tetiklerken kömür de en önemli enerji kaynağı olmuştu. Fabrikalar, demir-çelik üretimi, gemiler, lokomotifler buhara ve buhar da kömüre olan ihtiyacı artırdı. Dünyanın dört bir yanında kömür ocakları açıldı. Sömürgeci İngiltere ve Fransa sömürgelerinde kölelik koşullarında çalıştırdıkları işçilerle düşük maliyetli kömür elde edip sermaye birikimlerine kan, ter, gözyaşı ve iş cinayetlerini ortak ettiler. Düşük ücret ve uzun çalışma saatleri ile çocuk ve kadınlar da dahil maden ocaklarında ölüm riski yüksek ağır çalışma koşullarını emekçilere zorla dayattılar. Daha fazla sömürü, daha fazla baskı her şey sermaye birikimi ve kapitalist sınıfın büyümesi içindi. Kömürün nasıl değil, ne kadar çıkarıldığı önemliydi. Ölüme yoldaş olan maden işçileri, kapitalist merkezlerdeki büyük grevlerde hep ön saflarda yer alıp örgütlenmede de örnek ve öncü oldular.


