- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Son zamanın moda sözü: “Namusluların da en az namussuzlar kadar cesur olması lazım."
Niye?
Tayyip Erdoğan’a Kılıçdaroğlu “Amerikancı” demiş, Erdoğan da İsmet Paşa’nın Amerikan Bayrağı salladığı fotoğrafını çıkarıp milletin gözüne tutmuş… Al sana solu da kapsayan bitmez tükenmez bir “bağımsızlık” tartışması.
Tayyip Erdoğan’ın “Amerikancı” olduğunu saklamak olanaksız; bunu kendisi de zaten övünerek her zaman açık ediyor; sadece İsmet Paşa için kullandığı yöntem ilkel. Gerçeğe bakmak lazım.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
HDP milletvekilleri Erkan Baş ve Barış Atay’ın ayrılıp kendi partileri TİP’e geçmesi eleştirildi.
Eleştirinin biçimi ve dozu kapsayıcı olmayan bir HDP kimliğinin oluşma ihtimalini ima etti; “Kürt oyları ile seçildiniz, bu yaptığınız oldu mu?” gibisinden. Ersen Olgaç’ın eleştirisi ise çocukça; “Hapsolmaktan mı korktunuz?” Doğan Özgüden ise iki milletvekilinin HDP yönetimi tarafından TİP’e uğurlanışını yadırgamış. Bana göre bu da eksik bir değerlendirme. Bu arkadaşların, HDP’nin temsiline talip olduğu sosyal –ve sınıfsal– mücadele alanının dışında bir yere değil, aynı alanda yer alan kendi “kapsayıcı” partilerini örgütlemeye gittiklerini düşünmemiz daha isabetli bir bakış olur gibi geliyor.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Mali politikalar Erdoğan’ındır, para politikası TCMB’nin…
Erdoğan faiz düşük olsun ister, TCMB, TÜSİAD’ın gözünün içine bakar.
TÜSİAD ‘PARA’nın sahibidir; Parası’nın KÂR’ı FAİZ’dir; elbette en yükseğini isteyecektir.
Şimdi bugün, Erdoğan ile TÜSİAD arasına giren kara kediyi tartışmaktayız.
Bu tartışma ile sınırlı bir soru; Erdoğan’dan yana mıyız, yoksa TÜSİAD’dan mı?
- Ayrıntılar
- Ömer Bedri Canatan
- Siyaset
Siyasette, ekonomide, işte uğraşta Türkiye’nin durumu berbat. Kötü olan her şeye AKP Genel Başkanı R. Tayyip Erdoğan’ın inatla izlediği “popülist” politikaların yol açtığında birleşiyoruz. “Popülizm” sandığımız kadar kötü bir şey değil, unutuyoruz.
Hasan Cemal F-16 gürültüsü duymuş, “darbe mi oldu?” diye çok korkmuş. Oysa darbe hâlâ ve ancak yerde, öyle ise mutlak tank ile mümkündür; F-16 ile olsa olsa “suikast” yapılabilir, bunu da zaten deneylerimizden biliyoruz; ama artık yerli İHA’lardan sonra buna da gerek kalmadı. Ama biz, F-16 korkusunu ha bire açık etmenin “genç subaylar huzursuz” demekle eşdeğer olduğunu, 2. Cumhuriyet efradı özelinde bakarsak “darbe beklentisine” karşılık düştüğünü biliriz; bunu aynen bu şekilde, üstelik “Yeni Demokrasi (H)” naraları atılırken Kızılcık’da yazmışlığımız da vardır. Salgın bir “huy”dur bu, demokrasi onların beklediğini vermezse eğer, kanında “Kemalizm” taşıyanlarda görülür.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
İşçiler tahtakurusu içinde uyumakta imiş.
Şükretsinler, Kırım-Kongo kanamalı ateşli “kene” de olabilirdi.
Şaka değil, sorun daha büyük.
Mikro ölçekte doğal ayrıca.
“Sermaye saldırısı” diyoruz.
Peki “işçi-emekçi saldırısı” nerede?
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Ekonomi krizde.
Soldan sağdan herkes Erdoğan’ı suçluyor; “önle bu krizi!” diye bağırıyor.
Kendinize gelin efendiler.
İki yüz senedir, “kapitalizme ilişkin kriz teorilerini” okuyup ezberlemedik mi?
Başka ne bekliyordun?
Ekonomi Erdoğan’da değil ve yöneten de o değil.
Ama suçlu o, bu nasıl şey?
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
AKP’nin iktidardan düşürülmesi AKP için Beka (devam etmek, kesintiye uğramadan geleceğe doğru sürüp gitmek) sorunudur; bunda anlaşılmazlık yok. Ancak AKP bunun, “Türkiye’nin Bekası” olarak anlaşılmasını özellikle istedi; MHP’nin işine geldi, koştu katıldı. CHP önce karşı durdu, tehdit edildi, korkutuldu, sindirildi; şimdi artık o da AKP’nin iktidardan gidişini Türkiye’nin tarihten silinip gitmesi olarak anlıyor, bu politikayı izliyor. Ne ki nihayetinde “Fırka”dır CHP, AKP’nin tuzağına düşmekle kendini siyaset sahnesinden silip süpürecektir; bunu hiçbir CHP’linin havsalası almaz belki ama Murat Karayalçın gidişatın bu olduğunu söyledi bile.
Diğer yandan, keskin ulusalcı ve yumuşak solcu entelektüel taifesi de önce anlamadı, sonra fark etti ki Erdoğan beka sorunu diye “Kürtlerin Türkiye’den kopmasını” kastediyor; hemen yanına geçtiler (Cumhuriyet Gazetesi operasyonu).
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, eğitimin sorunları konusunda yaptığı bir konuşmada “Bir şeyler yapmak yetmez. Kıyameti koparmamız lâzım.” dedi. Daha önce söyledikleriyle yan yana getirdiğimizde yeni eğitim bakanının ne kadar “büyük” adam olduğunu anlamış olduk! Sağcısından solcusuna, takdir, övgü ve hayranlık gösterilerinin bini bir para. On altı yıldan beri eğitim bakanlığı yapanları şöyle bir anımsadığımızda yukarıdaki sözleri sarf eden bir bakana övgü dizmenin, hayran olmanın anlaşılır bir yanı var elbette.
“Kıyamet koparmak lazım!” Gerçekten de eğitimin devasa sorunlarından kurtulmanın başka yolu yok. İsrafil’in Sur’a üfleme zamanı geldi de geçti bile. Eğitime, okulların haline bakınca Mehdi’nin çoktan geldiği, Ecüc ve Mecüclerin dirildiğini görebiliyorsunuz. Öğretmenlerin, okul yöneticilerinin durumuna baktıkça İsa’nın yeryüzüne avdet ettiğine tanık oluyorsunuz. Öğrencilerin, üniversitelerin içler acısı durumu, güneşin artık doğudan değil batıdan doğduğunun ayan beyan ifadesi. Eğitimde, başka alanlarda olduğu gibi kıyamet alametleri görülmekte. Kıyamet koptu, kopacak. İsrafil’in Sur’a üflemesine ramak kaldı.
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Düşüncelerine önem verdiğim, öngörüleriyle politik ufkumu açtığına inandığım iflah olmaz bir radikal olan bir dostum, “AKP’den faşizm çıkmaz!” diye kestirip attığında ne demeye çalıştığı üzerine epeyce kafa patlatmıştım. Sonra ne demek istediğini anlamak için biraz zamana ihtiyacım olduğunu kabullenerek sessiz kalmayı yeğledim. Ne zaman ki AKP, yanına MHP-BBP gibi sicilli faşistleri aldı, “işte şimdi faşizmin ayak sesleri geliyor” diye düşünmeye başlamıştım ki dostum “Yetmez! Güçleri elvermez!” demez mi.
Sonra ne mi oldu?
Önce Doğu Perinçek “milli mutabakat” hükümetinden söz etmeye başladı. Seçimlerde Erdoğan’ı desteklemek gerektiğini söyledi. Perinçek’e göre Erdoğan’ın tek alternatifi vardı: Kendisi. Yani Erdoğan’ın alternatifi olmadığını, onun etrafında toplanılması gerektiğini söyler gibi yaptı. İşin doğrusu ciddiye almadım.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Belediye seçimlerine 6 ay kaldı.
AKP-MHP ittifakı sürecek, bu kesin.
Fakat alternatif bir ittifakın belirtisi bile yok.
Alternatif bir ittifak yerel yönetimlerde AKP’yi silip süpürebilir.
Ve arkası gelir…
AKP’yi silip süpürecek ittifak bellidir.