- Ayrıntılar
- Ömer Faruk Uslan
- Siyaset
Türkiye bir noktaya geldi.
Nedir o nokta?
Bakınca şöyle görünüyor:
OHAL sürecinde hızla ekonomik, siyasal ve sosyal bir krize doğru sürükleniyor.
Geri dönüş mümkün mü?
Yok görünüyor.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Kim kimi kandırıyor?
Erdoğan, sanki Türk tarihinin tamamının üzerine oturuyormuş gibi siyaset yapmayı ve buna başkalarını inandırmayı iyi beceriyor. İyi beceriyor olmalı ki, solun önemli bir kesimi ona “aydınlanma düşmanı” diye saldırıyor. Oysa bunda ne çıkarı var, ne de bunu başaracak gücü.
İslamcı değil ama Kemalist gelenek islami siyasete duyduğu tarihsel öfkeyi ona kusuyor. O da bundan, “kefeni giydim” diyerek güç devşiriyor.
Hükümet OHAL kapsamında grevleri yasakladı.
Bundan böyle genel sağlık ve milli güvenliği,
ekonomik veya finansal istikrarı bozucu nitelikte olan grev yapılamayacak.
Yani grev hiç yapılamayacak.
Çok mu önemli?
Bunca “demokrasi meselesi” varken grev yasağını “mesele” mi yapacağız?
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
C.Başkanı Erdoğan sık sık, “dünya 5’ten büyüktür” diyor.
NATO’ya akıl veriyor.
AB bürokrasisini azarlıyor.
Şanghay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) girmekten söz ediyor.
Putin ile ‘samimi’ ilişkiler geliştiriyor.
AB ile müzakere sürecini bitirmekten söz ediyor.
- Ayrıntılar
- Ömer Faruk Uslan
- Siyaset
Hep birlikte izliyoruz.
Kürt milletvekilleri, Kürt belediye başkanları,
HDP ve DBP’nin genelbaşkanları, il ve ilçe başkanları ve üyeleri…
Hapse atılan Kürt belediye başkanlarının yerlerine atanan Türk devlet memurları...
Yerle bir edilen Kürt illeri, ilçeleri.
Yüzbinlerce Kürdün tehciri…
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
C.Başkanı Erdoğan “Başkanlık sistemi” istiyor.
Ama ne istediği belli değil.
Böyle şey mi olur?
Olmaz elbette.
Ama ne istediği sanki belliymiş gibi,
“olmaz da olmaz” diyenlerden oluşan bir
direniş cephesi her geçen gün büyüyor.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Numan Kurtulmuş söylemişti:
“Biz OHAL’i halka karşı değil devlete, kendimize karşı ilan ettik.
… işimizi görürsek 3 aydan önce de kaldırabiliriz.”
İşlerini göremediler, 3 ay daha uzattılar.
İşlerini hiçbir zaman göremeyecekleri bir noktaya geldiler.
Söylenir söylenmez yazmıştık.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
HDP Parti Meclisi 17 Ekim’de bir bildiri yayınladı.
“Radikal demokrasi anlayışımızla yeni bir hamle başlatıyoruz” dedi.
“Ülkenin Batısı”nda seferberlik başlatacağını söyledi.
Bildirinin 6. Maddesi “Emeğin hakları ve doğanın hakları mücadelesi!”
Mantıklı.
Ama siyaseten hiç doğru değil.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Türkiye’de siyaseti belirleyecek veya etkileyecek ölçüde bilinçli ve örgütlü bir seçmen vasatı oluşmamıştır.
“Seçmen” dediğimiz 60 milyonluk halk kitlesi “gerçek seçmen” değildir. Politika sahnesini “politik seçmen” belirlemektedir. Türkiye’de bunların sayısı 1 milyon bile değildir.
Bunun niçin böyle olduğunu sormak bile abestir. 1876’da beri Türkiye’de seçim yapılır. Ama seçmen yoktur. Vardır da, bir elin parmak sayısı kadardır. Kentlerde valilerin, kaymakamların, nahiye müdürlerinin, kısaca askerî ve mülki erkânın güvenini kazanmış tüccardan ve eşraftan ibaretir.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
15 Temmuz Olayı’nın tek bir “faydası” oldu.
Türkiye’de siyaset alanı berraklaştı.
Siyasi alanın berraklaşmasına, Irak ve Suriye’deki gelişmeler de
katkı sağladı.
Bundan sonra artık “yanlış” ile “doğru”yu daha kolay
tesbit edebiliriz.