- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Erdoğan. her konuşmasında umutlu olmadığını ele veriyor ama; “ancak yine de şansımı deneyeceğim” havasında, 2019 C.Başkanlığı seçim kampanyasını başlattı. Siyasette bu noktaya gelebilmiş başka aktör yok.
Erdoğan ve AKP Türkiye’yi, sonu belirsiz kritik bir yola soktu. Bu gidişe dur demek, iktidarını bir dört yıl daha kurtarmasını önlemek lazım, ama nasıl?
CHP “adalet” ile, HDP “vicdan ve adalet” ile oyalanıyor. Tablo değişmez ise 2019’u Erdoğan kazanacak.
Tablo nasıl değiştirilir?
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Türkiye siyaseti aşırı hızlandırılmış gibi.
Politik manada dün doğru olan bugün yanlış gibi.
Ve politika sanal gerçeklik gibi.
Hükümetin toplumca bilinen yazılı bir programı yok.
C. Başkanı’nın sözüne bakıp yarın ne olacağını anlamaya çalışıyoruz;
tutturma oranımız yüzde bir bile değil.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Önce somut durumu göreceksin ki, sonra etkili politikalar üretebilesin.
Bu kural sahnede görünen bütün siyasetler için geçerlidir: İktidar için iktidar politikaları, muhalefet için muhalefet politikaları…
İktidarda AKP var. İktidarda görünüyor ama iktidar değil. Ortada hükümet yok, bürokrasi yok. Var da çalışamıyor. Durumu bu şekliyle görmediğimiz için her şey bizi şaşırtıyor. C. Başkanı Erdoğan “Teröristler ceket-pantolon giyecek, darbeciler tulum. Tulumun rengi bademiçinin koyusu bir renk olacak” diyor, şaşırıp kalıyoruz. Çünkü tutuklu ve mahkûmların ne giyeceklerini normalde bir genel müdürlükte ilgili bir dairenin başkan yardımcısının kararlaştırması ve açıklaması beklenir. Hemen atılıyor: “Tek adam her şeye karar veriyor” diyoruz. Oysa tek adamlık falan değildir bu. Bürokrasi parmağını oynatmıyor. C. Başkanı yapın diyor, kimse yapmıyor. Başka çare kalmadığı için kendi yapıyor.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Türkiye-Almanya siyasi ilişkileri gerildi.
“Kriz” diyen de var, demeyen de.
Anlaşmazlık Merkel-Erdoğan arasında değildir;
Büyük Koalisyonun Sosyaldemokrat kanadı ile Erdoğan ve AKP Hükümeti arasındadır.
Mesele Türkiye’deki Erdoğan-AKP rejiminin diktatoryal yöneliminden de kaynaklanmıyor.
Düpedüz “Kürt Meselesi”nden kaynaklanıyor.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Bizans mirası Türkiye siyasal kriz içindedir ve “devlet işleri” fazlasıyla artmıştır.
Durum anormaldir ama toplumsal vaziyet normaldir, çünkü toplum devleti değil,
devlet toplumu kendine benzetmiştir.
Dışarıda bütün dünya, içeride ise hemen herkes 15 Temmuz vakasına “kontrollü darbe girişimi” demektedir.
C. Başkanı Erdoğan ve AKP Hükümeti 15 Temmuz’a “kontrollü darbe girişimi” denmesinden aşırı derecede rahatsız olmaktadırlar.
Oysa “kontrollü darbe girişimi” denmesine, “Evet, kontrol edebildiğimiz için önledik zaten” demeyerek, bizzat Erdoğan ve AKP Hükümeti sebep olmaktadır.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
“Türkiye solunun eti budu ne?” diye sorduktan sonra, “küçümseme” gibi anlaşılmasın diye bu gücün bugün potansiyel anlamda “%13” olduğunu da ekliyorum.
Erdoğan’ın AKP’si ve Bahçeli’nin MHP’si siyaset yapıyorlar; bu konuda başarısız oldukları söylenemez, Kılıçdaroğlu CHP’sinin “FETÖCÜLÜK” yaptığını TBMM’nin 15 Temmuz Darbe Araştırma Komisyonu Raporu’na açıktan açığa eklediler. CHP’ye iftira atmış mı oldular?
Erdoğan AKP’si ve Bahçeli MHP’sinin (iktidar), Kılıçdaroğlu CHP’sini suçlarken onu sistem dışına atıp yok etme amacını güttüklerini sanmak son derece yanlış olur. İktidar bloku CHP’ye, “gel bize katıl” demektedir. CHP ise bu “katılmanın” kendi açısından getirisinin-götürüsünün ne olacağının hesabı içinde bocalamaktadir. HDP ise siyasi durumun karmaşıklığını sezdiği için kem-küm konuşmakta, bakınmaktadır.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
CHP “Adalet Yürüyüşü” dediği, 9 Temmuz 2017 günü İstanbul’un,
Maltepe Meydanı’nda büyük bir mitingle bağladığı başarılı bir politik eylem gerçekleştirdi.
Önce şu parantezi açalım:
“Maltepe Meydanı” yasa dışıdır, kent hukuku çiğnenerek yapılmıştır.
Miting için bu meydanı seçmekle CHP hukuk dışı bir rant hırsızlığını meşrulaştırmıştır.
“Yahu sorun bu mudur?” diye sorulacaktır.
Sorun, “bu kafa”dır.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
CHP yürüdü, güzel de, protesto yürüyüşü olmadı, “mağdurların yürüyüşü” oldu.
Kılıçdaroğlu böyle olmasını özellikle istedi. Haksız da sayılmaz. Halkımızın mağdura sahip çıkmak gibi bir “asaleti” vardır. AKP iktidar olduğu 15 yıl boyunca ve bugün hala “mağdur” pozunda değil mi, ve bundan daima kazançlı çıkmıyor mu?
CHP’nin “mağdur” yürüyüşüne sağdan ve soldan katılmalar oldu. Halkımızın da yüksek hasletlerindendir ya, “mağdur ile dayanışma”ya koşmuş oldular. Ancak dışarıdan bakan bizler onları da “mağdur” olarak algıladık ve sevdik. “Mağdur” sayılmaktan gerçi Türkiye solcuları pek hoşlanmazlar, kendilerine mağdur dedirtmezler ama bu seferlik böyle oldu, yapacak bir şey yok.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Türkiye 2019’a doğru sürükleniyor.
C. Başkanlığı seçiminde bir siyasal hesaplaşma yaşanacak.
Siyasetin kuvvetleri bu hesaplaşmaya hazırlanıyor.
Siyasal stratejiler geliştiriliyor.
Hesaplaşmanın özelliği karşıt iki siyasi kampın oluşturulmasını gerektiriyor.
Stratejiler buna odaklanıyor.
- Ayrıntılar
- Ömer Bedri Canatan
- Siyaset
Türkiye’yi artık iyice anlaşıldı ki “tek adam” yönetiyor.
“Tek adam” Türkiye’yi pek çok adam adına yönetiyor.
Seyirci durumundaki “bizi” de katarsak diyebiliriz ki;
“bir adam” Türkiye’yi hepimiz adına yönetiyor.
Güzel.
***