- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
CHP’den (Kılıçdaroğlu’ndan) kimsenin bir şey beklediği yok. Kendi müktesebatının %5’ini ve
bunu yaparak “siyasi namus”unu korusun yeter. Bu da TÜSİAD’ın Türkiye siyasetini belirlediğini bilmekten, ABD ile işbirliği yaparak Ecevit Hükümetini nasıl devirdiğini hatırlamaktan geçer.
Şunu dedi, AKP genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan: “CHP tezkereye oy verdi, Kılıçdaroğlu şimdi diyor ki; ‘İdlip’te tek bir Türk askeri ölürse sorumlusu Erdoğandır’. Bu ne tutarsızlıktır.”
Hemen ertesi günü TÜSİAD başkanı Erol Bilecik –ki dünkü çocuktur– şunu dedi: “CHP tezkereye oy verdi, Kılıçdaroğlu şimdi diyor ki; ‘İdlip’te tek bir Türk askeri ölürse sorumlusu Erdoğan’dır’. Bu ne tutarsızlıktır.”
Noktasına, virgülüne kadar aynı.
Kılıçdaroğlu’ndan ses yok.
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Çeşitli siyasi kişi ve gruplar özellikle uluslararası ilişkileri değerlendirmek amacıyla belli kalıplar kullanmayı tercih ediyorlar. Kullanılan bu kalıplar sayesinde çok fazla kafa yormadan olayları kolayca açıklayabilme imkânına kavuştuklarını sanıyorlar. Olayların kestirmeden, fazlaca derine dalmadan, kolayca açıklanması sıkça karşımıza çıkan yaygın bir durum.
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, TEOG yerine geçebilecek üç alternatif üzerinde çalışıldığını ve bu alternatiflerin Bakanlar Kuruluna sunulacağını söyledi. Üç alternatifi özetle şöyle sıraladı:
1) Her okulun kendi sınavını yapması,
2) Bakanlıkça hazırlanacak sorularla her okulda sınav yapılması,
3) Adrese dayalı yerleştirme.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Yerel seçimlere bir yıl kaldı. AKP harıl harıl çalışıyor. CHP de boş durmuyor.
HDP ortada yok. Olmalı, ama nasıl?
İstanbul yerel seçimleri çok önemli, AKP hegemonyasının kırılma noktası. HDP’nin 2014 yerel seçiminde yüzde 4.8 oyu var. Aday’ın yarattığı antipati olmasaydı daha yüksek; % 7-8 olabilecekti. Bu oy oranı İstanbul Belediye seçimlerini HDP’nin kazanmasına yetmez ama AKP veya CHP’ye kaybettirebilir olması nedeniyle büyük önem taşır. Bu bir siyasi güçtür. HDP bu gücünü Türkiye solu ile birleştirip kullanabilirse, hem AKP’ye, hem de CHP’ye, İstanbul Belediyesini kazandırma yahut kaybettirme pozisyonunu ele geçirir.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
ÖDP, Barzani’nin yaptığı referanduma, “Bağımsızlık referandumu Irak’tan başlayarak bölgesel düzleme taşınacak yeni bir iç savaşın tetikleyicisi olacaktır” diyerek karşı çıktı. Mahir Sayın bu açıklamayı, halkların kendi kaderini tayin hakkını tanımamak olarak değerlendirdi ve Kürt düşmanlığı olarak suçladı.
“Halkların kendi kaderini tayin hakkı”na, varsayılan bir “Leninist kavram seti”ni kullanarak yaklaşıyorsak, Mahir Sayın haklıdır.
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş Sınavı (TEOG) cumhurbaşkanının bir TV konuşması sonrasında kaldırılıyor (!). Cumhurbaşkanının beğenmediğini söylediği bu sınav, birdenbire gündemin ilk sırasına oturdu. Bir kesim TEOG sınavının öğrencileri nasıl hırpaladığını ve eğitimde fırsat eşitliği konusunda nasıl bir haksızlık yarattığını, diğer kesim TEOG’un günahının mevcut iktidara ait olduğunu anlatmakla meşgul bu sıra.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Şu sıra Türkiye solunda hepimiz; “ne yapmak lazım?” diye değil,
“nasıl yapmak lazım?” diye sormalıyız.
Henüz o noktaya gelemediğimiz için sözü bir türlü “kendimize” getiremedik.
“Merkez sağ” ya da “Merkez sol” diye, sermaye ideolojisinin uydurduğu bir balon vardır, hepimizin gözü-kulağı orada. Meral Akşener “Merkez Demokratik Parti “yi kuracak, %20 oy alacak ve Türkiye’de siyasal dengeler değişecek! Acaba?
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
“Seçim yoluyla AKP iktidardan düşürülemez, Tayyip Erdoğan gönderilemez,” "kanaati" giderek "bilimsel düşünce!" olmaya başladı. Hileli 16 Nisan Referandumundan sonra “kaybedeceğini gören Erdoğan seçim yaptırmaz” noktasına kadar geldik.
Türkiye’de seçim yaptırmamak veya seçimsiz iktidarda kalmayı düşünmek hiç mümkün değildir. Olsa olsa “seçime hile karıştırmak” sözkonusu olabilir ki, bunun da örnekleri çok görülmüştür.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
TİP’e 1965 seçiminde verilen “%3” oy bir atımlık barut değildi. %3’ü bir atımlık barut olmaktan yerinde, zamanında ve isabetli politikalar üretebilmesi kurtarmıştı. Aklı ile siyasi tarih çözümlemesi yapabilenler, “15-16 Haziran İşçi Sınıfı Kalkışması”nın TİP’e verilen bu %3 oydan neşet ettiğini görebilirler.
HDP’ye verilen “%13” oy acaba “bir atımlık barut” mudur; 7 Haziran 2015 seçiminde işini görmüş ve bitirmiş midir? Bu sorunun doğru cevabı Türkiye’nin yakın siyasi geleceği içinde verilecektir. Verilecek cevabın ne olacağı, HDP’nin bu yakın siyasi gelecekte izleyeceği politikalara bağlı olacaktır.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Tayyip Erdoğan, “Bu sol zihniyet, bu komünistler, bunlar hiçbir zaman vatansever değildir, milliyetperver değildir” dedi. Doğru kelam eylemiştir; gerçekten de gerçek komünist hiçbir zaman “vatansever” olmamıştır.
Ama tuhaf, kendine “komünist” denildiğinde onur duyacağını kesin bildiğimiz solcular, Tayyip Erdoğan’a laf yetiştirme yarışına girdiler. Asıl yurtseverlerin kendileri olduğunu demeye getirdiler. Şimdi bugün Türkiye’de masum gibi gördüğümüz bu yanılgı, bir çok nedenden dolayı masum değildir ve uzak durmak gerekir. Masum olmadığını, “her türlü milliyetçiliği ayak altına aldık” dedikten 3-5 yıl sonra herkeslerden daha çok milliyetçi, vatansever olduğunu kanıtlamaya çalışan “iki Erdoğan” arasında yapılacak basit bir kıyaslama bile gösterecektir.