- Ayrıntılar
- Cem Yılmazer
- Siyaset
Türk ordusu Afrin’e girdi; PKK’ya karşı bir askerî harekât yapıyor. C. Başkanı Erdoğan ve AKP sözcüleri ve yandaşları da “Savaş” demiyor, “operasyon” diyorlar. Ben de bu görüşteyim.
Ancak siyasi rejim, bir “savaş rejimi” biçimine dönüştüğü için olaylar ve gelişmeler “savaş” üzerinden cereyan ediyor; Hükümet ve yargı, “Savaş var, kes sesini!” diyor.
Bir askerî operasyonun savaşmış gibi algılanması ve konuşulması aslında AKP başkanı Erdoğan’ın ve partisinin işine geliyor, çünkü Erdoğan’a ve hükümetine “tarih yazan” bir profil kazandırıyor. Bu algı bir ölçüde solu da etkiliyor.
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
CHP İstanbul il başkanlığına Canan Kaftancıoğlu’nun seçilmesi birçok tepkiye neden oldu.
Bu tepkileri anlamak zor değil. Konunun, ana muhalefet partisinin İstanbul il başkanlığı olması, tepkileri anlamaya yeter de artar bile. Ayrıca bu önemli mevkiye bir kadının, hele hele eğitimi, siyasi duruşu, geçmişte söyledikleri ve yaptıkları, kişiliği ve içinden geldiği aile vb. dikkat çekici özelliklere sahip birisinin getirilmiş olması da çabası.
Özellikle iktidar kanadından ilk dakikadan itibaren başlatılan saldırıların nedenleri üzerinde durmaya bile değmez. AKP genel başkanından tutun da yandaş medyasına kadar topyekün bir itibarsızlaştırma ve iftira kampanyası açılmasını bu ülkede yaşayan ve politika ile şu veya bu derecede ilgisi olan herkes normal karşıladı. Yeni başkanın yukarıda sayılan özellikleri, iktidarın azgın saldırılarına yeterli gerekçe oluşturmakta. Bu anlamda bu saldırılar kimseyi şaşırtmıyor.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Kılıçdaroğlu gürledi; “Ecevit Kıbrıs’ı aldı, ben de 2019’da iktidar olacağım, Ege Denizindeki adaları alacağım” dedi.
Bakın hele!
Türkiye nelerle uğraşıyor, CHP’nin gündemi ne?
Milletvekillerini fezlekeden, hapislerden kurtaramayan Kılıçdaroğlu,
Yunanistan tarafından işgal edildiğini söylediğini adaları kurtaracak!
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Ekim Devrimi üzerine yazdıklarımız, konuştuklarımız…
Hepsi doğru olsa da Marksizm açısından bakıldığında bir eksik kalır.
O da, Marksist siyasal pratiğe göre çizilmiş somut tarih şablonunda Ekim Devrimi’nin nereye oturduğudur.
Açık olalım; Marksizm bize yetmediği zamanlarda “Devrimci Marksizm” diyerek kendimizi ayırdık; bu şu demektir: Marks-Engels’i alıp Lenin’e bağlamak…
Bu teorik devrimci çizgiyi kurarken dışladığımız önemli bir şey oldu; Avrupa.
Avrupa’nın Marks sonrası Marksizm tarihini atlamış olduk.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
CHP savruk.
Yakalamış iki “masum yolsuzluk”, üzerinde tepiniyor.
Kapitalizm odur zaten, sen de onun parçası.
Ama şu var: Siyasal demokrasi...
Elden gitti gidecek.
Siyasal demokrasiye bakışa yönelik iki siyasal kutuplaşma
kendiliğinden oluşmakta zaten.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Düz hesap: Türkiye AKP iktidarında 15 yılda dışarıya 600 milyar dolar borçlandı.
Gene düz hesap: Eder 2.5 trilyon TL.
Bu para nerede?
Yarısı TÜSİAD’ın cebinde; 300 milyar dolar.
Diğer yarısı AKP’nin cebinde; 300 milyar dolar.
Temiz para, (Çünkü iç rantı dahil etmedik.)
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Ekim Devrimi’ne “proleter devrimi” denilmiştir. Doğru anlaşılması kaydıyla,
bu tanıma itiraz gereksizdir. Çünkü doğrusu, “Halk Devrimi” olduğudur. “Proleter Devrimi” ile “Halk Devrimi” arasındaki fark, birincisine proletaryanın öncülük etmesinden ibarettir. Ama bu fark, büyük tartışmaların da konusu olmuştur.
Türkiye solunun tarihinde bu tartışma skolastik bir şekle bürünmüş olarak vardır;
“Şehirlerden mi kırları kuşatacağız, yoksa kırlardan mı şehirleri?” diye sorulmuştur.
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Cumhurbaşkanı istedi, TEOG kaldırıldı. 45 gün sonra MEB tarafından yeni sistem açıklandı: Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahallî Yerleştirme Sistemi. AKP iktidarının eğitime bakış açısını ve sorunlara yaklaşım tarzını yakından bilenler açısından yapılan açıklamada şaşırtıcı hiçbir şey yok. Sınav kaldırılmıyor, İmam Hatip Liselerine akademik düzeyi yüksek öğrenci kazandırmak amacıyla yapılmış bir yerleştirme düzeneği oluşturuluyor. En önemlisi de on binlerce öğrenci özel liselere ve açık öğretim liselerine gitmek zorunda bırakılarak eğitim harcamaları yükünden devleti kurtarılmaya çalışılıyor...
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Ekim Devrimi’nin 100. Yılı bağlamında, dünyada ve Türkiye’de, dar alanda,
fakat ciddi Marksist tartışmalar oluyor; geçmişi anlamak için değil,
önümüzü görebilmek için dikkatle izliyoruz.
Ekim Devrimi ve kurduğu “Sovyet Sosyalizmi” hakkında her söylediğimizin, yarının genç Marksist kuşaklarına doğru aktarılması açısından hassas davranmalıyız. Bizden öncekiler yenildiler, biz de yenildik, onlar yenilmesinler.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
1980’den önceki ve sonraki dünya;
Öncesi üretken sermaye egemenliği, sonrası mali sermaye egemenliği.
1990 öncesi ve sonrası,
Öncesi Demirperde’nin sökülmesi, sonrası Doğu’ya kaydırılması.
Ve bugün: Demirperde’nin yeniden… (Çekoslovakya’nın Batı sınırına kadar),
Batı’ya kaydırılması kaçınılmaz sayılmaktadır.