Mustafa Suphi cr10 Eylül 1920 Bakû Kongresiyle kurulan TKP’nin kurucu liderleri Mustafa Suphi, Ethem Nejat ve yoldaşları (“Onbeşler”) Ankara’nın bir tertibiyle 28/29 Ocak 1921’de Trabzon açıklarında katledildiler.

Kökenini bu kuruluş tarihine (hatta bir gün evveline, 9 Eylül'e −çeşitli çağrışımlara, atıflara neden olsun diye herhalde!) dayandıranlar “kuruluş yıldönümleri”ni kutlamışlar.

TKP Genel Sekreterinin “yıldönümü toplantısı”nda söyledikleri;

“Biz ülkemizin tarihine baktığımız zaman Osmanlı İmparatorluğu’nu görmüyoruz, Cumhuriyeti görüyoruz. Kuşkusuz bütün imparatorluklar gibi, Osmanlı İmparatorluğu’nun da dünyaya, insanlığa, değer kattığı dönemler vardı ama onlar çok geride kaldı. 20. yüzyıla geldiğimizde, bütün imparatorluklar gibi Osmanlı da çürüyordu ve insanlığın üzerine bir karanlık gibi çökmüştü.

Bakmayın siz Abdülhamit’i güzelleyenlere, Vahdettin’den Kurtuluş Savaşı’nın asıl mimarı olduğu destanını yaratmak isteyenlere, bunlara kulak asmayın. Din adına, bir hanedan adına bu ülkeyi, tek başına yönetmeye kalkanların yerine halkın iradesi, halkın iktidarıdır Cumhuriyet. 1923 yılında bu fikir Türkiye’ye yerleşti. Biz bundan aşağısına fit değiliz. Cumhuriyet fikrini yeni bir içerikle geleceğe taşıyacağız ama 1923’ü var eden o mücadelenin kahramanlarına, yoksul işçi ve köylü kitlelere, ilerici aydınlara ve Türkiye’de Milli Kurtuluş Mücadelesi’nin önderi Mustafa Kemal’e şükran duyacağız!”

* Hangi Mustafa?