Anarşistti, feministti, insanlık için, kendisi için âsiydi

1869'da doğdu, Rusya'ya bağlı Litvanya’da bir Yahudi gettosundaki yoksul bir aileye mensuptu. 1882'de başkent St. Petersburg’a taşındılar, aynı sene okulu bırakarak bir fabrikada işe girdi. 15 yaşında babasının onu evlendirmek istemesini reddetti, fabrikada devrimci işçilerle tanıştı. Çerniçevski’nin ünlü “Nasıl Yapılmalı”sını okudu. 17 yaşındayken ABD'de evli ablasının yanına gönderildi. New York Eyaletinde Rochester'da bir tekstil fabrikasına girdi.

anarchists-chicago-scHayatını etkileyen Haymarket olayı öncesinde sendikalar konfederasyonu 1 Mayıs 1886'yı grev ve eylem günü ilan etmiş, grev ve gösterilere yarım milyon işçi katılmıştı. Kentucky Luzville’de 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi, birlikte yürümüştü. O dönemde kentteki parklar, siyahlara kapalıydı. İşçiler, sokaklarda yürüdükten sonra hep birlikte Milli Park’a girmişlerdi, pek çok eyalette ve kentte, siyah ve beyaz işçilerin birlikte yaptığı gösteriler, sınıf kardeşliğinin ırk ayırımını nasıl yıktığını göstermişti.

3 Mayıs'ta Chicago'da polis 4 işçiyi öldürmüş, 4 Mayıs'ta samanpazarı meydanında (Haymarket Square) protesto gösterisi yapılırken atılan bir bombayla 8 polis hayatını kaybetmiş, bu olay üzerine 5 idam kararı verilmiş, işçilerden biri intihar etmiş, dördü 11 Kasım 1887'da asılmıştı. Asılan işçiler idam sehpasına −1789 Devriminin marşı olan, ama zamanla uluslararası devrimci hareketin marşına dönüşen− Marseillaise'i söyleyerek gitmişlerdi.

Bombayı atan hiçbir zaman bulunamadı, ama olayla ilgisi olmayan insanlar idam edildi. 40 yıl sonra 1927'de Sacco ve Vanzetti adlı İtalyan kökenli iki anarşist işçinin idam edilmeleri gibi, bu olay da ABD adliye tarihinin bir yüzkarasıdır. Sonraları Chicago Forest Park'ta onlar için anıt dikilecektir.

Emma daha sonra New York Kentine gider, orada fabrikada çalışırken önde gelen anarşistlerden Alexander Berkman ile tanışır. Berkman daha sonra grevci işçileri silahlı adamlarla ezen Henry Clay Frick’e suikast teşebbüsünden yargılanır. 22 yıl hüküm giyer, Emma Goldman onu savunan konferanslar verdiği için istenmeyen kimse haline gelir, 1893'te aç ve işsizleri kışkırttığı gerekçesiyle tutuklanır. Tutuklanma nedeni olan “İş isteyin, vermezlerse, ekmek isteyin, ekmek vermezlerse, alın” cümlesi ünlü bir söz haline gelir.

1901'de bir anarşist Başkan McKinley'i vurdu. Emma olayla ilgisi olmadığı halde alındıysa da, 15 gün sonra serbest bırakıldı. 1910'da makalelerini derlediği kitabı (Anarşizm ve Diğer Makaleler) yayınlandı.

EmmaGoldman-scEmma aynı zamanda bir kadın hakları savunucusuydu. Somut olarak, doğum kontrolünün ve kürtajın serbest bırakılması için kampanya yürütüyordu. Bu konuda dağıttığı broşürden dolayı 1916'da tutuklandı. 1917'de ABD I. Dünya Savaşı'na girerken Berkman ve Goldman, "Zorunlu Askerliğe Hayır" adlı bir örgüt kurduklarından ve ABD'nin savaşa katılmasına karşı kampanya yürüttüklerinden dolayı tutuklandılar. 2 yıl hapiste kaldılar, tahliye edildikten sonra ABD vatandaşlıkları iptal edildi ve ülkeden çıkarıldılar.

Rusya'ya gittiler. Bolşevikleri desteklediler. Fakat bürokratik, politik baskılar nedeniyle muhalif oldular. 1921'de Kronstadt denizcilerinin ve askerlerinin isyanı Troçki emrindeki Kızıl Ordu tarafından bastırılınca Rusya'dan ayrıldılar. Goldman eleştirilerini "Rusya'daki Düş Kırıklığım" kitabında topladı, aynı konuda ikinci bir kitap daha yazdı.

1921'de Britanya'ya yerleşti, sınır dışı edileceğini öğrenince bir işçiyle evlenerek vatandaşlık aldı. 1928'de Akdeniz'deki St. Tropez'e taşındı. Orada oto-biyografisini yazdı. 1936'da İspanya İç Savaşı başlayınca 67 yaşında İspanya'ya gitti, ama anarşistlerin (CNT-FAI) koalisyon hükümetine katılmalarından hoşlanmadı ve ayrıldı. Sonra Kanada'ya geçti. 1940 Mayıs'ında öldü.

Türkçe'de iki kitabı yayınlanmıştır. İlki 1996'da Metis Yayınları ile Kaos Yayınları'nın müştereken yayınladıkları otobiyografik "Hayatımı Yaşarken", diğeri ise Agora Yayınevi'nin Goldman yazılarından seçtiği bir derleme kitabı. Yapıta adını veren yazı "Dans edemeyeceksem bu benim devrimim değildir".

Emma Goldman'ın hayattaki duruşu çok önemlidir: Kadın bir cinsellik metaı değildir, bedeni hiç kimsenindir, sadece kendisine aittir, istemediği sürece çocuk doğurmaz, Tanrı'nın, devletin, toplumun, kocanın, ailenin emrine girmez, hayatı yaşamak bakımından basitleştirir, anlam olarak derinleştirip, zenginleştirir, hayatın manasını ve maddesini bütün karmaşıklığıyla öğrenmeye çalışır, kamuoyunun baskılarına ve suçlamalarına aldırmaz, kadınların oy pusulasıyla değil, anarşist devrimle kurtulacağına, kadınlarla erkeklerin özgür ve eşit olarak yaratacakları bir dünyanın ancak bu şekilde kurulacağına inanır.

Kızılcık, Sayı 44 (Eylül-Ekim 2011).