Afrika'nın bağımsızlık sembolüydü
Patrice Hemery Lumumba, sömürgeci dönemde Belçika Kongosu olarak bilinen topraklarda Batetela kabilesinde doğdu.
Bu ısmarlama devlet, 1885’te Belçika Kralı II. Leopold tarafından bir grup sömürgeci şirket ve kişinin özel mülkü niteliğinde kurulmuştu. Daha önce Stanley adlı bir başka sömürgeci, Kongo nehri boyunca ticaret merkezleri oluşturmuş ve 450 kabile reisiyle anlaşmış, Berlin’de çeşitli Avrupa devletlerinin katıldığı Batı Afrika Konferansı II. Leopold’u bu devletin hükümdarı olarak tanımıştı. Leopold halk üzerinde acımasız bir sömürge politikası izledi, yerlilere bila ücret ve cebren kauçuk, fildişi ve palmiye yağı toplattı, bu maddelerden yeterince getirmeyenleri kırbaçla cezalandırdı, suçluları sakatlamak gibi insanlık dışı cezalandırma usullerini kullandı, benzer yöntemleri maden ve plantasyonlarda çalışanlara da uyguladı. Bölgenin nüfusu 20 yıl içinde 20 milyondan 8 milyona indi. 1904’te Belçika hükümeti yönetimi Leopold’dan alarak, devletin adını Belçika Kongosu ilan etti.
Bu bölgenin batısındaki Kongo ise Fransız sömürgesiydi. 1482’den itibaren Portekiz sömürgecilerinin ve köle tacirlerinin kontrolüne girmiş olan yöre 19. yy sonlarında Fransa’ya geçmişti. Brazzaville Kongosu veya Fransız Kongosu diye biliniyordu, daha sonra Orta Kongo adım aldı, 1960’ta Kongo Cumhuriyeti ismiyle bağımsızlık ilan edildi.
Belçika Kongosu’nun ve Belçika’nın yurttaşı Lumumba, bir protestan misyoner okulunda eğitim gördükten sonra büyük kente göçtü, Batı eğitimli aydınların oluşturduğu bir klübe girdi, gazete ve dergilerde yazı ve şiirler yayınladı, posta idaresinde çalışırken, memur sendikalarında çalıştı, bölge başkanlığına seçildi.
1958’de Kongo Ulusal Hareketi (MNC) adıyla ülke çapında bir parti kurdu, ertesi yıl Accra’da (Gana) toplanan Afrika Halkları Kongresi’ne katıldı ve daimi komiteye seçildi. 1959’da yapılan yerel seçimlerde MNC Stanleyville’de (şimdiki adıyla Kisangani) oyların yüzde 90’ını aldığında, Lumumba bir ayaklanma olayından dolayı tutukluydu. Belçika hükümeti değişik partileri Brüksel’de toplantıya çağırdığında, MNC Lumumba’nın gelmemesi halinde konferansa katılmayacağını bildirince, Lumumba serbest bırakıldı ve uçakla Belçika’ya gelmesi sağlandı.
1960 Mayıs’ında yapılan genel seçimleri de MNC kazandı, Lumumba, C.Başkanı Kasavubu tarafından başbakanlığa atandı. 30 Haziran’da Kongo Demokratik Cumhuriyeti adıyla bağımsızlığın ilanından hemen sonra, zengin maden bölgesi −şimdiki adı Shaba olan− Katanga’da Moiz Çombe yönetiminde Belçika yanlısı bir yönetim kuruldu ve merkezi hükümete savaş açıldı. Belçika, yurttaşlarının güvenliği gerekçesiyle Katanga’ya asker göndererek Çombe’yi güçlendirdi. Hükümet Birleşmiş Milletler’den yardım istediyse de, gelen BM birlikleri çözüm değil, sorun getirdiler. Bunun üzerine, başbakan Sovyetler Birliği’nden uçak, bağımsız Afrika devletlerinden ise destek isteyince, Batı bu gelişmelerden tedirgin oldu. Kasavubu Batı’nın telkiniyle Eylül başında Lumumba’yı görevden aldı, ama hükümetin çoğunluk kanadını oluşturan MNC bu kararı tanımadı, başkentte iki başlı yönetim oluştu. Ertesi hafta genelkurmay başkanı Mobutu darbe yaparak, Kasavubu ile anlaştı ve −BM denetimindeki Leopoldville’den (bugün Kinşasa) MNC’nin denetimindeki Stanleyville’e (bugün Kisangani) geçmek isteyen− Lumumba’yı tutuklayarak, Katanga’ya teslim etti (2 Aralık 1960). Çombe’nin canileri onu ağır işkencelerden sonra öldürdüler. (Lumumba, 17 Ocak 1961’de can verdiğinde 36 yaşındaydı.) [Başbakanın katlinde kilit rolü oynayan aynı Mobutu, kendi gibilere özgü bir riyakârlıkla 1966’da Lumumba’yı milli kahraman ilan etti.]
Lumumba birleşik bir Kongo’nun kurulmasını, ülkedeki çeşitli etnik grupların, kabilelerin ülkeyi el birliğiyle, çağdaş temeller üzerinde inşa etmelerini savunuyordu. Ayrıca yerel kültür değerlerinin korunmasını savunuyor, Batı ve Doğu blokları arasında, kendi deyimiyle bir çeşit “pozitif tarafsızlık” politikasını öngörüyordu.
Lumumba’nın ülkesi Zaire adını aldı, dünyanın en yoksul ülkelerinden ve rezil rejimlerinden birisi olarak tarihe geçti. Mobutu’ya darbe yaptıran asıl güç ABD idi. Kendisi başlangıçta orduda bir çavuşken, Lumumba tarafından genelkurmay başkanlığına kadar yükseltilmişti. 37 yıllık diktatörlüğünden sonra 1997’de devrilip ülkeyi terk ettiğinde, dış bankalarda tam 22 milyar doları vardı.
Mobutu, ABD’nin 3. Dünya’daki sadık dostlarının aşağılık tıynetlerini gösteren sayısız örneklerden birisidir. Latin Amerika’nın, Güneydoğu Asya’nın diktatörleri, Orta Doğu’nun hükümdarları ve Saddam Hüseyin dâhil çeşitli diktatörleri hepsi Amerikan imalatıdırlar. Dünyayı bu kadar kirli yöntemlerle yöneten bir başka devlet daha çıkmamıştır.
Kızılcık, sayı 19 (Ocak/Şubat 2004).

Siyaset
Ekonomi
Dünya
Kültür-Anma