Evrim görüşünün evrimi: Heraklitos, Aristoteles, Buffon, Lamarck, Darwin
Bilimde devrim niteliğindeki saptamalara ulaşmış Charles Darwin'in 200. doğum yılı ve ünlü kitabı "Türlerin Kökeni”ni yayınlamasının 150. yıldönümü olan 2009, UNESCO tarafından Charles Darwin Yılı ilan edilmişti.
Darwin 12 Şubat 1809'da doğdu, orta öğrenimden sonra İskoçya'ya giderek Edinburg Üniversitesi'nde tıp öğrenimine başladıysa da, onu sevmeyerek okulu bıraktı ve ilahiyat okuyup rahip olmak için Cambridge'e geçti. İlginçtir ki, orada tanıdığı rahip ve botanik profesörü Hanslow'dan etkilenerek ileride bir doğa tarihçisi olacaktı.
22 yaşındayken Hanslow'un önerisi üzerine bir Kraliyet araştırma gemisiyle uzun bir bilim gezisine katıldı. Yeşil Burun Adaları'nda ilk yanardağı, Brezilya'da tropik ormanları, Arjantin'de at soyunun ilk fosilini, Tierra del Fuego'da yerlileri gördü, Şili'de depreme tanık oldu. Galapagos Adaları'nda kaplumbağa ve kuş türleri üzerine yaptığı incelemeler ilerideki çalışmaları için önemli bir kilometre taşını oluşturacaktı.
Tahiti, Yeni Zelanda, Avustralya, Cocos Adaları, Mauritius, Güney Afrika, St. Helena, Ascension Adası'ndan sonra Brezilya'ya uğrayıp Britanya'ya döndüklerinde aradan beş yıl geçmiş, 1836 sonbaharına varılmıştı. Çalışma yaptığı yerlerden aldığı numuneleri incelemeye koyulan Darwin çalışmalarını yayınladı, önce jeolojiye ağırlık verdi, kayaçları inceleyen bilim dalı Petrografiye, tortul tabakalaşmayı inceleyen Stratigrafiye, fosil bilim Paleontolojiye eğildi. Magmadan geldiği için Magmatik denilen kayaçları, Plütonit de denilen volkanikleri, sedimanter (tortul) kayaçları, onlar içindeki fosilleri inceledi. Paleontolojiden yavaş yavaş zoolojiye geçti. Geziye çıkarken türlerin değişmezliğine inanıyordu, ama bulguları onu bu kanısından vazgeçirdi. Giderek doğa tarihi çalışmaları ön plana çıkmaya başladı.
Çeşitli yayınlardan sonra 1859`da Türlerin Kökeni'nin ilk baskısını yaptı.
Kitabın adı çok uzundu: "Doğal Seleksiyon ya da Hayatta Kalma Mücadelesinde Güçlü Irkların Devamlılığı Sayesinde Türlerin Kökeni Üzerine." Kitap bilim tarihine kısaca "Türlerin Kökeni Üzerine" ismiyle geçti.
Darwin'in temel görüşü, dünyanın yaratılmadığı ve bir anda meydana gelmediği üzerine kuruluydu. Böylece yeryüzündeki canlılar da evrim sonucu gelişiyor, değişiyor, doğa koşullarına uyabilenler türünü devam ettiriyor veya evrime uğruyor, mutasyona uğruyor, evrim geçirerek başka bir türü ortaya çıkarıyordu. Var oluşlarını sürdüremeyenler ise doğal seleksiyona uğruyor (ayıklanıyor), yok oluyordu. Yok olmuş türleri ancak fosillerinden tanıyabiliyorduk.
"Türlerin Kökeni”nden sonra da çalışmalarına devam etti, “İnsanın Türeyişi ve Cinsiyete Bağlı Ayıklanma” ve “İnsan ve Hayvanlarda Duyguların İfadesi” adlı eserlerini yayınladı. İnsan türünün de hayvanların uzun bir evrim geçirmesi sonucu gelişe gelişe ortaya çıktığını belirtti.
Kuşkusuz ki, Darwin öğretisi kendiliğinden doğmadı. Antik Yunan'da sırasıyla Anaximander (MÖ 610-546), Heraklitos (MÖ 500’ler), Empedokles (MÖ 492-432), zoolojinin kurucusu kabul edilen Aristoteles (MÖ 384-322), Botaniğin kurucusu sayılan Theophrastus (MÖ 380-287), Romalı Plinius (MS 23-79) evrim fikrinin ilk bilimci ve düşünürleri sayılırlar. Batı'da Orta Çağ denilen taassup döneminden sonra Sarton modem zooloji ve biyoloji sahasındaki çalışmaların bilhassa 17. yy. sonlarından itibaren Müslümanların tesiriyle başladığını belirtir. 17 ve 18. yy. bilimcilerinden J. Ray (1627-1705), Buffon (1707-1788), E. Darwin (1731-1802) [Charles'ın dedesi], Cabanis ve Linnaeus (1707- 1778) bulgu ve katkılarından sonra Lamarck gelir. Charles Darwin saptamalarını kitaplaştırmaya hazırlanırken doğa bilimci Wallace'ın da Malaya Takımadaları'nda benzer bulgulara ulaştığını öğrenince kitabı yayınlar.
Tabii, büyük gürültü koyar. Bir yandan Kilise ve gericilik ideolojik nedenlerle, öte yandan geride kalmış eski bilimciler saldırıya geçerler. Özellikle Kilise'nin saldırısı büyüktür. Çünkü söylenenler Birinci Ahit'in Tekvin Kitabındaki yaradılış'ı yerle bir etmektedir.
Evrim bir öğretidir; kimilerinin kullandığı Evrim Kuramı terimi ağız alışkanlığıdır. Çünkü o artık kuram (teori) değildir. Bilimsel kesinliktir. Nitekim bilim düşmanı din ve bilumum karşı-devrimci çevrelerin bütün direnişleri gelinen noktada kırılmıştır.
Eylül 2008'de İngiltere Kilisesi, Darwin'in 200. yaşının bir fırsat olduğunu söyleyerek, "Seni yanlış anladığımız, sana karşı gösterdiğimiz ilk tepkide hatalı oluşumuz ve bu sebeple başkalarının da seni yanlış anlamasına yol açtığımız için özür dileriz," açıklamasını yapmıştır.
Daha da önemlisi, Katolikliğin merkezi Vatikan'da geçtiğimiz Mart'ta "Evrim Teorisi" hakkında bir konferans düzenlenmiştir.
Darwin 18 Nisan 1882'de 73 yaşında öldüğünde evrim öğretisi bilimsel çevrelerde geniş biçimde kabul edilmişti: bilim bir buçuk asır sonra da olsa Kilise'nin burnunu sürttü. TÜBİTAK'ın gericileri Kilise'nin de gerisine düşmenin utancıyla kalsınlar!
Kızılcık, Sayı 36 (2009 Bahar).

Siyaset
Ekonomi
Dünya
Kültür-Anma