Cumhuriyet Halk Partisi’nin, TBMM’nin onayına sunulan tezkereye “hayır” diyeceğini açıklaması, yıllardan beri izlemiş olduğu “tezkeresever” tavrını tekrarlayacağını düşünen kesimlerce hayretle karşılandı.
İktidar kanadından CHP’nin bu tavrına gösterilen “HDP ortaklığı” ve “millî olmayan duruş” değerlendirmeleri çok anlaşılır. CHP tabanında yuvalanmış “ulusalcı” kesimin de bu karara mesafeli durması normal.
Şaşırtıcı olan kendileri de savaş ve tezkere karşıtı olan bazılarının, CHP’nin bu tutumunu −geçmişteki yaşananları gerekçe göstererek− “şaibeli” bulmaları. Neredeyse tezkereye “hayır” dediği için CHP’ye öfkelenmiş görünmeleri.
Bu ülkede siyaset iki duygunun ağır bastığı bir zeminde yapılageliyor: Aşk ve nefret.
Erdoğan âşıkları ve Erdoğan’dan nefret edenler.
Atatürk âşıkları (CHP/Kemalizm) ve Atatürk’ten (CHP/Kemalizm) nefret edenler.
CHP’nin tezkereye “hayır” oyu vermesine gösterilen tepkiler de CHP’yle ilgili aşk/nefret duygularının dışavurumunun en güzel örneklerinden.
Aydın Engin’in, T24’deki “25 Ekim’i 26 Ekim’e Bağlayan Gecede CHP” adlı köşe yazısında iki cümle şöyle:
“1967’dan bu yana ‘devlet partisi’nden sosyal demokrat bir partiye dönüşme sancıları çeken ve bir türlü sahici bir sosyal demokrat partiye dönüşemeyen CHP'den söz ediyorum.
(…)
CHP’nin bu çizgiyi inatla izlemesinin temel nedeni onun bir ‘devlet partisi’ olmaktan kurtulamaması, devlet tapıncını aşamamasıdır. Bir sosyal demokrat partiye dönüşememesinin somut kanıtıdır…
(…)
…sonucu CHP’nin kendini kuşatan, donduran, sosyal demokratlığına köstek olan ‘devlet partisi’ saplantısından kurtuluşuna giden bir adım olarak değerlendirdim.
Küçük ama büyük bir adım.”
CHP, “devlet” partisi olduğu için ve de “sahici sosyal demokrat” bir parti olamadığı için savaş tezkerelerine bugüne kadar “evet” diyormuş. Bu “hayır” kararı çok inandırıcı olmasa da hayra alamet sayılmalıymış.
Neresini düzeltelim?
Dünyadaki hangi “sahici sosyal demokrat parti”, “devlet partisi” değildir? Sosyal demokrat partilerin komünist partilerden ayrılma nedeni tam da savaş konusunda işçi sınıf enternasyonalizmine karşı çıkarak kendi ülkelerinin burjuvazisinin yanında yer almaları değil midir? II. Enternasyonalde yapılan tartışmaları ne çabuk unuttuk. Marksizm’in en önemli ideologlarından birisi olan Kautsky niçin “dönek” ilan edilmiştir?
Dünyadaki sosyal demokrat partilerden hangileri savaş politikalarına karşı tavır almıştır, almaktadır? Alman Sosyal Demokrat Partisi mi, İngiliz İşçi Partisi mi, ABD’deki Demokrat Parti mi? ya da başkaları mı?
CHP, “devlet partisi” olduğu için “millî” politikalara destek veriyor, doğru. Eğer “sahici sosyal demokrat parti” de olsa verecektir, vermesi gerekir. Dayandığı sınıfın çıkarları gereği, savunduğu “devlet”in bekası” için bunu yapar, yapacaktır.
CHP’nin savaş tezkeresine “hayır” diyebilmesi çok önemli. İktidarın geçmiş tezkerelerde olduğu gibi Meclis’te CHP’nin oyundan çok “desteğine” ihtiyacı vardı. Bu desteğin verilmemesi AKP iktidarını oldukça zora sokacağı için bu karar önemli. Bazılarının dile getirdiği gibi kaç CHP milletvekilinin “hayır” oyu verdiğini hesaplamanın önemi yoktur. Önemli olan kamuoyuna yapılan açıklamadır.
Tezkereye “hayır” oyu vermesi, CHP’yi ne “sosyal demokrat” yapar ne de “devlet partisi” olmaktan çıkarır. Sadece iktidar mücadelesinde doğru bir hamledir. İktidarın Suriye ve Irak’ta göze alabileceği bazı çılgınlıkları frenlemeye yarayacaktır. Ayrıca savaştan zarar gören halkların sempatisini kazanmasına yardımcı olacaktır. Özellikle Kürtlerin CHP konusundaki dirençlerini biraz daha yumuşatacaktır.
CHP’nin “tezkeresever” tutumunun tersine, kendi açısından risk alarak aldığı bu kararın sonuçlarını hep birlikte yaşayıp göreceğiz.
27 Ekim 2021.