1975 yılında seçim çalışmaları kapsamında MHP lideri Alparslan Türkeş Diyarbakır’da miting yapacaktı. 3-5 gün öncesinden bir demecinde, “2. Moskova’yı fethetmeye gidiyorum.” dedi. Bu nedenle Diyarbakır halkı ve demokratik kitle örgütleri, sendikalar ve gençlik örgütleri bir araya gelerek ortak bir çalışma yaptılar. Protesto bildirisi hazırlandı ve korsan olarak dağıtıldı. TÖB-DER yönetimi olarak biz de tüm çalışmaların içerisindeydik. Hatta bu eylemlere öncülük ettik.
O gün şehrin değişik semtlerinde toplanan kalabalık kitleler, Dağkapı Meydanında bir araya geldi. Atılan sloganlara karşı çevre illerden gelen az sayıdaki MHP’lileri koruyan asker ve polisle karşılıklı çatışmalar yaşandı. O gün Türkeş Diyarbakır Havaalanından çıkamadı ve Ankara’ya geri döndü. Yani Diyarbakır’da miting yapmayı başaramadı. Gerginliğin artması üzerine polis ateş açarak onlarca kişiyi yaraladı ve (Diyarbakır’daki Kitle bürosuna sık sık gelen sempatizanımız) Mehmet Aytekin’i katletti. Ertesi gün on binlerin katıldığı bir gösteriyle cenazesi kaldırıldı. Olayla ilgili Türkeş doğrudan TÖB-DER’i hedef gösterince yöneticilerden üçü gözaltına alındı.
Diyarbakırlı olmadığım için saklanıp gizlenecek bir yerim yoktu. O sırada PTT müdürü olan Osman Uslan amca beni Bismil’in bir köyüne götürerek saklanmamı sağladı. Bu köyde 27 gün kaldım. Diğer yöneticiler mahkemede serbest kalınca ben de Diyarbakır’a döndüm. Anlattığım olayda bana sahip çıkan Osman amca, daha sonra tanışacağım Ümit Uslan yoldaşımızın babasıymış!
Ümit Uslan, 1952 Siverek doğumlu olup 2 kız, 1 erkek çocuk babasıdır. 1974 yılında üniversiteyi bitirdi ve muhasebe öğretmeni olarak Diyarbakır Ticaret Lisesinde göreve başladı. 1975 yılında TÖB-DER’e üye olunca kendisiyle tanıştık. 1975 yılında Kitle bürosunu açtık ve çok sayıda arkadaşımızla birlikte eğitim çalışmaları yaptık. Ümit arkadaşımız da bu çalışmalara etkin olarak katıldı. Birlikte Kitle, İlke ve Gerçek dağıtımı yaptık.
1976’da il örgütü kuruldu. Resmî görev almamakla beraber her türlü çalışmada birlikte çok etkili çalışmalar yaptık.
Resmî ideoloji ve Kürt sorunu konusunda bölgenin hassasiyeti, çeşitli Kürt gençlik örgütlerinin kurulmasıyla birlikte özellikle Diyarbakır’da siyasetin ana konusu “Kürt sorunu” olarak öne çıktı. TSİP’in yayın organlarında Kürt sorununa geniş kapsamlı yer verildiği için gençlik hareketleri ve siyasi partilerde bizim çalışmalarımız sempatiyle karşılanıyordu. Özellikle TÖB-DER’de “Özgürlük Yolu” ile, daha sonra seçimlerde “DDKD” ile yapılan iş birlikleri TSİP’in ilgi ve sempati görmesine katkı sağladı. Ümit Uslan tüm bu çalışmalarımıza etkin olarak katılıyordu.
12 Eylül’den sonra partimizin sürdürdüğü gizli çalışmalarda da Ümit yoldaşımız yer aldı, fedakârca çalıştı.
Ümit’in hemşerisi Yalçın Yusufoğlu ile kişisel ilişkisinin ne kadar derin olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim.
24 Haziran 2014’te Ümit yoldaşımızı sonsuzluğa uğurladık. O, aramızda anılarıyla yaşıyor. Sosyalizm mücadelesinin ve Kürt özgürlük hareketinin yılmaz savunucusu yoldaşımızı saygı ve özlemle anıyorum.