Hasan Arican 50.yilEmekçi bir ailenin oğluydu. Küçük yaşlarda taşındıkları İstanbul’da sol düşünceyle tanıştı. 1975’te TSİP’de yerini aldı. Sonrasında gençlik örgütlenmesi SGB’de faal olarak yer tuttu. 12 Eylül faşist darbesi koşullarında da mücadelenin içindeydi.

1980’lerin ortalarında girdiği PTT’de kamu emekçilerinin sendika mücadelesinin yine ön saflarındaydı. KESK’e giden yolun kilometre taşı sendikalarından olan Tüm Haber-Sen’in kurucuları arasındaydı. Sendika kurucu ve yöneticilerine çıkartılan sürgünlere karşı bir hafta süren Gayrettepe Grevi’nin örgütleyicilerindendi.

Tüm Haber-Sen’den Haber Sen’e giden tüm süreçlerde sendikanın üyesi ve yöneticilerindendi.

Bir “görev” olduğunda “ben buradayım” demedi, orada görev başında olduğu bilinirdi. O, “en önde” olma telaşına düşmeden önderlik yapabilen bir sıra neferiydi...

Kızılcık ağacı, sonbaharda yaprak döker... Bu defa düşen yaprağımız Hasan Arıcan yoldaşımız oldu...

Anısı ve mücadelesi yolumuzu aydınlatsın...

Özellikle de genç filizlerimizin...

Erdoğan Ülüş.

***

Hasan Arıcan emeğin ne olduğunu çok ufak yaşta tecrübe etmiş, hayatı ideolojisine yön vermiş, kimliği oluşmaya başlamıştı. Öyle ki bu onun ailevi ve sosyal ilişkilerine de yansımıştı; evliliği ve aile ilişkilerinde başarılı olamadı. Çünkü o doğru bildiği yoldan sapmadan insanların ondan arzu ettiği hayatın değil de inandığı mücadelenin içine attı kendisini. İyi bir aile ferdi olmak onun için çok da mühim değildi, etrafta belki de gözle görülen milyonlarcası var idi. Hasan Arıcan için bunun gerçeklik payı düşük olacak ki biraz kendine bencillik edip gerçek sükûnet ve toplumsal mutluluk için kendini feda etmiş bir fedai sosyalist olabilir. Toplumun mutluluğu ve refahı için mücadelenin en başında yumruğunu kaldırmış kortejlerde baş çekmiştir.

Kavgacı yapısını kalemiyle tolere etmiş, savaşını yazarak vermiş, kalemle nasıl kavga edilir sualinin timsali olmuş, haksızlıklara başkaldırmış bir devrimci. Çocukken babama sorduğum, “Baba, aslanı dövebilir misin?” sorusuna her zaman “Evet oğlum” diyerek cevap vermesi, verdiği mücadeleyi o yaşta bana anlatma çabasıydı. Ben çocuk halimle kahraman yaratmaya çalışırken o güce karşı tavrımı sorgulayıp tebessüm ederdi. Güce karşı boynumu eğmememi örgütlüyordu âdeta. Fikrini empoze etmeye çalışan bir baba değil, anlaşılmayı bekleyip oğluyla zaman zaman tartışan, siyaset yapıp fikir paylaşımları yapan bir baba olmayı tercih etti. Her baba-oğul arasında yaşanan gerginlikler bizde de yaşanıyor, bu gerginlikler beni her ne kadar yıpratsa da farkında olmadan mücadeleye hazırlıyordu. Bana dolaylı yoldan, “Yaptıklarının arkasındaysan ve inanıyorsan hakkını ara, kendini savun!” diyordu. Babamı bu acı tatlı anılar ile yâd eder huzur ile uyumasını niyaz ederim.

Umut Can Arıcan.

***

Hasan Arıcan’la 45 yıl önce Seyrantepe’de birer gecekonduda oturuyorduk. İkimizin de ailesi Ordulu olduğu için aynı zamanda hemşeriydik. Hasan’ın bizden 7-8 yaş büyük ağabeyi Hayrullah bize felsefe anlatırdı. Birlikte eğitim çalışmaları yapardık. Daha sonra ağabeyim, mühendis olan amcamın oğlu ve semt arkadaşlarımızla TSİP ve SGB çalışmaları yaptık. Birlikte Seyrantepe Tüketim Kooperatifini kurduk. Grevdeki işçileri desteklemek amacıyla komiteler oluşturarak kapı kapı dolaşıp kuru yiyecek topladık. Gecekonduları dolaşarak “Gerçek” gazetesi dağıtımı yaptık. Hasan’la birlikte sayısız eyleme katıldık.

Bize felsefe ve diyalektik materyalizm dersi veren ağabeyi yıllar sonra tarikatçı oldu. Bize anlattıklarının tam tersi düşünceleri vaaz etmeye başladı.

Hasan Arıcanların evinin hemen bitişiğinde yaşamakta olan Kasap yoldaşın evinde zaman zaman Ahmet Kaçmaz, Gültekin Gazioğlu gibi parti yöneticilerinin katıldığı sohbet toplantılarına katılırdık. Bu toplantılar ilçe yönetim kurulu gibi işlev görürdü.

12 Eylül faşist darbesinden sonra ailece büyük baskılara maruz kaldık. Hasan ve diğer yoldaşlara (gizlilik kuralları gereği) yolda selam bile vermez olduk. İkimiz de mücadelemize başka bir boyutta devam ettik.

Hasan 1980 sonrası Şişli Halkevi üyesi oldu. Ben de şube yöneticisiydim.

Sonra Hasan PTT’de çalışmaya başladı. Onu sık sık kamu emekçilerinin sendikal mücadelesinin en ön saflarında görür olduk.

Yapmış olduğu akraba evliliğinde çok huzur bulamadı, boşandı. Sağlıksız ortamlarda yaşamını sürdürmeye çalıştı. Böyle olunca sağlık sorunları ortaya çıktı ve onu kaybettik.

Sevgili Hasan Arıcan’ı saygı ve özlemle anıyorum. Toprağı bol olsun.

Recai Kuşlu.

Hasan Arican ilan
19 Eylül 2024 tarihli Yeni Yaşam gazetesinde çıkan ilan.