GuillermoTellier crŞili Komünist Partisi Başkanı Guillermo Teillier, “‘Onuru Onaylıyorum’ (Apruebo Dignidad) ittifakının en büyük partisiyiz, pek güzel, ama burada tek bir şey görüyoruz, o da büyük bir sorumluluğumuz olduğu.” dedi. Gabriel Boric’in gelecekteki kabinesinde komünistlerin rolüyle ilgili olarak, “politika kurulunda* olup olmayacakları” kararının seçilen başkana ait olduğunu söyledi. Ayrıca, “Boric’in hükümetin her iki ayağıyla sokakta, yani toplumsal hareketle yakın ilişkide olacağı yönünde dediklerine tamamen katılıyoruz.” dedi.

Hugo Guzman (Gazeteci, El Siglo**, Santiago.): Gabriel Boric’in, José Antonio Kast’a karşı, hem de 10 puanlık bir farkla kazandığı zaferi neye bağlıyorsunuz?

Birkaç unsur var. Birincisi, diğer siyasi güçlerden grupları Boric’e oy vermeye çağırmak mümkün oldu, “Onuru Onaylıyorum”dan olmayan birçok partinin tabanı Boric’e oy verdi. Çok önemli bir şey de, “Onaylıyorum”a (Apruebo; yeni Anayasa’ya) oy veren ancak ilk turda oy kullanmayan ve ikinci tura demokrasiyi, yeni bir Anayasayı savunmak ve halkın isyanıyla Ekim 2019’dan bu yana öne sürülen toplumsal taleplere yanıt vermek gerektiğini ifade ederek katılan gençlere hitap edebilmekti. Antofagasta gibi yerlerde kaybedilen zeminin geri kazanılması, (Franco) Parisi’nin*** oylarının Kast’a değil Boric’e döndüğünü gösteriyor. Ayrıca Metropolitan Bölge’deki oylar da oldukça yüksek ve olağanüstüydü. Yerel düzeyde (comunas) çok iyi oy geldi, örneğin Boric’in %72’ye sahip olduğu Lo Espejo, Pedro Aguirre Cerda gibi yüksek oy gelenler, El Bosque, Puente Alto ve Valparaiso Bölgesi gibi kendi paylarına Boric’e yüksek oy verenler. Kast’ın ilk turda kazandığı birçok komünde kayıplar telafi edildi. Gabriel Boric’in yürüteceği programın kilit noktalarını çok iyi belirlemesi de etkili oldu. Diğer bir etken ise, alanlarda, sosyal ağlarda ve seçim çevrelerinde çok fazla hareket olması ve projenin çok iyi sunulmasıydı. Unutulmamalı ki, ikinci turda kampanyası yeniden yapılandırıldı, genişletildi, her partiden, bağımsızlardan çok önemli rol oynayan isimler vardı, bu nitelikte bir seçim kampanyasının gerektirdiği tüm çalışmalar güçlendirildi.

Aynı zamanda bunun Kast’ın istismarcı, tekrarlayan anti-komünizminin tamamen yanlış olması ve özellikle bunun komünist bir program olmamasına, bir kolektifin, çeşitli partilerin, birçok meslekten insanın katkısıyla oluşturulmasına rağmen, görevinin komünizmi yenmek olduğu konusundaki hatasıyla da alakası var. Kast’ın yenilgisinde bu da bir faktördü. İnsanlar, kampanyasının kendi grubunun politikalarını ve haksızlıklarını gerekçelendirme planının parçası olduğunu fark etti.

Ama pes etmiyorlar. Çünkü şimdi de Komünist Parti’nin Boric hükümetine yük olacağından, katı ve aşırı olduğundan bahsediyorlar. Kampanyayı tekrarlıyorlar.

Anti-komünizm Şili halkı tarafından yenildi. Kazanan Şili halkı oldu. Bizler bu zafere katıldık, ancak demokrasiyi ve kurucu süreci savunan halktır.

Ancak biz komünistler söyledik, açık olmalı ki, Boric hükümetinde hegemonik bir rol oynamayacağız. “Onuru Onaylıyorum” (Apruebo Dignidad) ittifakının en büyük partisiyiz, pek güzel, ama burada tek bir şey görüyoruz, o da büyük bir sorumluluğumuz olduğu. İnsanlar bize bir sorumluluk verdi, daha fazla oy, daha fazla parlamenter verdi, Senato’da dışlanmayı kırmamıza, daha fazla bölgesel meclis üyesine sahip olmamıza izin verdiler, ama bu hegemonik güç olacağımız anlamına gelmiyor. Diğer güçlerle eşit şartlarda hareket etmek istiyoruz. (Bakanlık) kabinesine katılırsak, herkes gibi yapmak istiyoruz, ayrıcalıklara sahip olmak istemiyoruz, ama orantısız olmak da istemiyoruz. Başka bir deyişle, aynı haklara sahibiz ve aynı fırsatlara sahip olmak istiyoruz.

Bu anlamda, KP’nin La Moneda’nın [Başkanlık Sarayı, ç.n.] politika kurulunda olması gerektiği konusunda ne söylersiniz?

Buna seçilen başkan karar verecektir. 25 Ocak’tan önce kabineyi oluşturacağını söyledi. Görmek lazım, karar vermesi gerekecek. Boriç, partilerle −partilerin seçilen başkana iradelerini dayatmadan− görüşme halinde olacağını söyledi, bir konuşma jesti olunca tekliflerimizi yapma zamanı gelecek. Kabinede ne istediğimizi tartışmadık. Bizi ilgilendiren, programın ve yurttaşların taleplerinin yerine getirilmesine en iyi şekilde katkıda bulunabileceğimiz konumda olmaktır. Dolayısıyla, politika kurulunda olup olmayacağımız veya hangi hükümet görevlerinde bulunacağımız soruları müstakbel başkan tarafından yanıtlanabilir.

Bakalım, ona sorma olanağımız olacak mı? Diktatörlük sonrası dönemde, Komünist Parti başkanlık seçimlerini kazanan bir ittifakın içinde ikinci kez yer alıyor. KP için bunun önemi ne, nasıl bir öngörüsü var?

Köklü reformları teşvik etmede, demokrasi mücadelesinde, diktatörlük anayasasını geride bırakmada, işçilerin ve insanların haklarını geliştirmede hep sebat ettik. Bu nedenle Michelle Bachelet hükümetine girdik, sanıyorum bunlarla, bu hedeflerle tanınıyoruz, ki bazı reformlar tamamlandı, diğerleri eksik kaldı. Bachelet hükümetinden önce fazla deneyimimiz yoktu, çünkü (Salvador) Allende hükümetinde olanlar artık aramızda değildi ya da katılma koşulları yoktu, kadrolar, deneyim açısından şimdikinden daha düşük bir kapasiteye sahiptik, gücümüz, parlamenterimiz, oyumuz daha azdı. Şimdi resim değişti. Tüm başarıları ve hatalarıyla birlikte Michelle Bachelet hükümetinin deneyimi bizim için çok yararlı oldu ve bugün bize bu Boric’e daha fazla katkıda bulunmamız için daha büyük bir kapasite sağlıyor.

Şimdi bunu hep birçok faktörün bir araya geldiği, zamanla birçok olgunun birbirine bağlandığı, öğrenci mücadelelerinin, uzun emek mücadelelerinin, seçim süreçlerinin, toplumsal patlamanın olduğu ve demokrasiyi, katılımı mükemmelleştirmede giderek daha fazla ilerleme kaydedildiği bir sürecin parçası olarak görüyoruz. Umarız bu hükümet çeşitli yönlerde büyük bir ilerleme anlamına gelir, bunu içtenlikle umuyoruz. Önerilen başlıca önlemlerin, dört yılda, bu kısa sürede hayata geçirileceğini umuyoruz.

Tam olarak katılımı düşünürsek, KP görüşüne göre bu dört yıl içinde toplumsal hareket kendisini nasıl ifade edecek?

Gabriel Boric’in zafer gecesinde yaptığı konuşmada, hükümetin her iki ayağıyla sokakta, yani toplumsal hareketle yakın ilişkide olacağı, onunla konuşacağı yönünde dediklerine tamamen katılıyoruz. Buna ve sosyal dünyanın katkı ve desteğine kesinlikle katılıyoruz. Bu yaşamsal önemdedir.

Bugün eski Concertación’dan**** bahsetmek imkânsız. Hristiyan Demokratlar Boric’e karşı muhalefette gibi görünüyor, Sosyalist Parti işbirliği yapmak istiyor, bu partileri gelecekteki hükümete katma olasılığını nasıl görüyorsunuz?

Bakın, seçilmiş başkan bizleri, “Onuru Onaylıyorum” ittifakındaki siyasi partilerin ve Boric’in zaferine, Kast’ın yenilgisine katkıda bulunan diğer partilerin başkanlarını çağırdı.

Pazar [20 Aralık 2021] akşamı konuştunuz mu?

Evet, Pazar öğleden sonra. Gabriel Boric, “Onuru Onaylıyorum” partilerine ve diğer tüm partilere zaferine katkılarından dolayı teşekkür etti, programa ve önerilen önlemlere uymak için çalışmak isteyen herkesin katkısını, fikrini ve işbirliğini arayacağını açıkça belirtti. Net olarak bu hükümetin adresinin “Onuru Onaylıyorum” [ittifakı] olduğunu söyledi. Ama yine de buradan, değişiklikleri gerçekleştirmek için destek tabanını veya güç birikimini büyütmeye çalışabilirsiniz.

Diğer partileri ittifaka katmaktan söz etmedi, partilerle kurumsal olarak çalışmaya istekli olduğunu söyledi. “Ben parti militanıyım, partilere saygım var, gelişmelerini istiyorum,” dedi ve burada bağımsız kişilerle çalışmayı da önerdi. Bu yüzden, müstakbel başkanın kabineyi nasıl atayacağının henüz belirsiz olduğunu düşünüyorum.

“Onuru Onaylıyorum”da kampanyadan önce, kampanya sırasında ve belki de hükümet döneminde taraflar arasında farklılıklar vardı ve var olacak. Bu nasıl yönetilir?

Peki, bunları yönetmek...

Çünkü ortaya çıkacaklar.

Demek ki başka şansımız yok.

Bakın, böyle bir sistemde her zaman başkan ağır basacaktır. Kuşkusuz hükümete karşı bir saldırı ima etmeyen farklı görüşler de olacaktır. Tüm taraflar dikkatli olmalıdır. Sürekli bir diyalog gerekecektir. Programa uymakla ve hükümetin ve parlamentonun çalışmalarıyla o kadar meşgul olacağımızı düşünüyorum ki, bu kadar fazla farklılık olmayacak, ayrıca bu da normaldir.

Parlamento düzeyinde çok fazla beceri ve görüşme gerektirecek.

Şüphesiz. Senato’da oylar eşit olduğu için, her ne kadar Temsilciler Meclisinde biraz zayıf kalacak bir çoğunluğumuz olmasına rağmen, beşte üçe bile ulaşabiliriz, ancak üçte iki olmazsa mümkün olamayacak anayasal reformlar var. Vergi reformu gibi basit, ama çok önemli yasalar var ve iyi görüşmeler olursa geçmeleri ihtimal dâhilinde. Orada, toplumsal örgütlerin, sendikaların, değişiklikleri gerçekleştirmek isteyen herkesin desteğine ihtiyaç duyulacaktır.

Anlaşmalara varmaktan, köprüler kurmaktan söz ediliyor. Ama geçiş döneminde uygulanan ve sağ kanadı da içeren “uzlaşma politikası” heyulası beliriyor birden.

Uzlaşmanın ne için olduğuna bağlı. Çünkü mesele bir şeyleri “olabildiğince” yapmaksa, sanmıyorum. Ama, “mutfakta” yapmak anlamına gelmeden, bir reform yapmak için uzlaşma varsa, sorun olmaz. Uzlaşma sözcüğü kendi başına kötü değildir. Uzlaşma deyince, Komünist Parti içinde bir uzlaşmaya varabilirim, bunda bir kötülük yok, ilerlemek için uzlaşılır. Ama bu değişiklikleri durdurmak için oluyorsa, olumlu olmaz. Bunlar her şeyin aşağı yukarı aynı kaldığı sağcılarla varılan uzlaşmalar değildir.

Boric hükümeti sırasında sağcı güçlerin ve aşırı sağcı kesimlerin neler yapabileceği konusunda dikkatli ve tetikte olacak mısınız?

Sağda zaten çatlaklar olduğunu görebilirsiniz. Örneğin, Kast’ın “Haydi Şili”nin (Chile Vamos) bir parçası olmasını istemeyen birçokları olduğunu, sağda liderliği de ele geçiremeyeceğini görüyorum. Senatör (Manuel José) Ossandón gibi, müstakbel hükümetin bazı yasa tasarılarına onaylama imkânı vermek için yasama öncesi süreçlere katılmaya istekli olduğunu söyleyen insanlar var. Bazı yasalar öncesinde, az sayıda aşırı sağ oyu hesap etmek mümkün. Sanıyorum ki aşırı sağın bu kesimi, Rojo Edwards gibilerinin ilk açıklamalarına bakılırsa anti-komünizmlerine devam edecekler, anti-komünizmi en kötü şekilde kullanmaya devam edecekler. Ancak o meşum anti-komünizm yenilecek ve halkın umut ve beklentileri galip gelecektir.

* Politika Kurulu (comité politico): Şili’deki güçlü başkanlık sisteminde Başkan, Maliye, İçişleri, Toplumsal Kalkınma bakanları, başkana danışmanlık yapan Başkanlık Genel Sekreterliği (SEGPRES) ve hükümet sözcülüğünü üstlenen Kabine Genel Sekreterliği (SEGEGOB) devlet bakanlarından oluşan bu kurul her hafta toplanarak siyasi koordinasyonu sağlar.

** El Siglo (Yüzyıl, Çağ), Şili Komünist Partisi Merkez Komitesinin yayın organı olan ve 1940’da kurulan haftalık bir gazetedir.

*** Franco Parisi: Kendisini “sosyal liberal” olarak tanımlayan Şilili iktisatçı; Kasım 2021’deki ilk turda ABD’deki ikametgâhından katıldığı başkanlık seçimlerinde %13 kadar oy alarak üçüncü oldu, ikinci tura kalamadı.

**** Concertación de Partidos por la Democracia (Demokrasi için Partiler Koalisyonu): Şili’de Pinochet diktatörlüğünden çıkış döneminde, 1988’de kurulan Hristiyan Demokrat, Demokrat, Sosyalist, Radikal Parti gibi siyasi partilerin başı çektiği merkez sol bir ittifaktır.

Kaynak: “No vamos a jugar un papel hegemónico en el Gobierno de Boric”, El Siglo, 21 Aralık 2021.
Çeviri ve notlar: Kızılcık.