Avrupa halklarının devrimci tarihinden bir sayfa

paris1871-barikat-sc18 Mart, Paris Komünü’nün ilan edildiği gün. Kapitalizmi tarihin sonu, ikiyüzlü demokrasisini ise ideal sistem olarak görmeyenler için bu olay, üzerinden 130 yıl geçtikten sonra da önemini koruyor. Yalnızca sosyalizm açısından değil, bugünkü sistemin sınırlarını çatlatmak, halkın büyük çoğunluğunca hiç sevilmeyen, içtensiz, çıkarcı bulunan, dudak bükülen −ama seçimden seçime yine de çarnaçar oy verilen− politika esnafının av alanını daraltmak, çalışan halkın kendi özerk örgütlenmesinin kapsamını ve etkisini genişletmek, yığınların kendilerine, yani hayata ve dünyaya değin her konuda söz sahibi olmalarını sağlayacak mekanizmaları −katılımcı bir sistemi− geliştirmek, doğrudan demokrasi, yurtdaş girişimi, ademimerkeziyetçi (özerk) yönetimler gibi sistem ve yöntemlere yönelebilmek için önemli.

Kısa bir anma yazısında bunları tartışmak olanaksız. Burada, çoğumuzca iyi bilinen Paris Komünü yerine, aynı dönemde Fransa’nın birçok kentinde yaşanmış olan ve az bilinen diğer Komün hareketlerine değinmek istiyoruz.

Louis Bonaparte’ın aşağılık rejiminin (İkinci İmparatorluk) can çekiştiği dönemde Fransa’nın pek çok kenti ayaklanmalar, çalkantılar yaşıyordu. Temmuz 1870’te Prusya ile başlayan savaşta üst üste yenilgiler alınınca, 4 Eylül’de bir kısım burjuvalar ve halk Saray’a girdi, Bonaparte muhaliflerinden Gambetta Cumhuriyetin kurulduğunu ilan etti, bir de Cumhuriyet hükümeti kuruldu. (Aynı Gambetta, sekiz ay sonra Komün’ü ezmek için, savaş halinde olduğu Prusya ordusunu Paris’e çağıracak olan İçişleri Bakanıydı ve o Prusya ordusu 4 Eylül’e rağmen Paris’e yürüyerek Gambetta’lı Fransız hükümetinin başkentini kuşatan orduydu.)

LYON− 4 Eylül’den bir gün sonra Lyon Komünü ilan edildi. Kızıl bayrak çekildi, işçi ve esnaf-zanaatkârlardan oluşan Halk Selamet Komitesi kuruldu. On gün sonra yapılan seçimle bu komite yetkilerini özgür belediye ile Jakoben bir vali ve sertliğiyle tanınmış bir generalden oluşan burjuva ağırlıklı, üç başlı Komün Konseyi’ne devretti. Derken Bakunin geldi Lyon’a. Bir devrim komitesi kurup, “Her şey alaşağı edilsin!” deyince, 28 Eylül’de on bin kişilik bir gösteri düzenlendi; ama hava kararınca kalabalık dağılmaya başladı, kalanlar tereddüde düştüler. Halktan destek görmeyen girişim havada kaldı, serüvenci kalkışma burjuvaları güçlendirerek işçilerin konumunu zayıflattı.

18 Mart 1871’de Paris halkı ayaklanıp Komün’ü ilan edince, 22 Mart’ta Lyon’lular yine Belediye’ye girerek yeni Komün’ü kurdular, yönetimi bir “Geçici Komite”ye verdiler. Ama Belfort’dan gelen bir general “Prusya tehdidi var,” diyerek Komiteyi ikna edince, 30 Nisan’da seçim yapılması sözü alınarak eyleme son verildi. Eski belediye konseyi yeniden görevi devraldı.

ST. ETİENNE− 4 Eylül’de (1870) işçiler ve liberal burjuvalar bir Cumhuriyetçi İttifak kurarak Komün ilan edilmesinde anlaşmışlardı. 23 Mart 1871’de ayaklanan St. Etienne halkı Komün’ü ilan etti, Vali ile görüşüldü, ama bir gösterici işçinin öldürülmesine karşılık dengesiz biri de valiyi −görüşmeler sürerken− öldürünce tereddütler başladı, valilik 29 Mayıs’ta seçim sözü verdi. O arada Versailles birlikleri çıkageldi ve 28 Mart’ta Belediye Binasını geri aldı. (Paris’te Komün ilan edilince, iş başındaki geçici burjuva hükümet başkenti terk edip yakındaki Versailles kasabasına yerleşmişti.)

NARBONNE− 24 Mart’ta Stanislas Digeon liderliğinde ayaklanan halk Belediye’yi işgal ve Komün’ü ilan etti. (Digeon, 31 Ocak’ta kurulan Carcassonne Komünü’nde başkan yardımcısıydı. Beziers, Cette, Perpignan, Montpellier’deki hareketlerde etkili rol oynamıştı.) Narbonne Komünü sekiz gün sürdü. 1 Nisan'da Digeon tutuklandı, Versailles duruma hâkim oldu.

MARSİLYA− Bu kentin devrimcileri, 4 Eylül’den sonra bölgede kurulan Midi (Güney) Ligası içinde aktif yer almışlardı. 23 Mart’ta halk valiliği işgal etti. Versailles’a karşı çok geniş bir birlik oluşmuş, ademimerkeziyetçilik ve komünün (kentin) özerkliği talepleriyle yola çıkılmıştı. Ama anlaşmada yer alan, 5 Nisan’da seçim yapılması vaadini Komite yerine getirmeyince, düzen kuvvetleri hareketi kanla bastırdılar. “Yaşasın İsa!” naralarıyla çok sayıda komüncüyü öldürdüler.

Paris Komünü’ne paralel olarak Nimes, Limoges, Toulouse, Tarbes, Auch, Mazamet gibi kent ve kasabalarda da kısa süreli ayaklanmalar, bir veya birkaç günlük Belediye işgalleri yaşandı. Çoğunda, olaylar seçim vaadiyle ya da “düşmana karşı birlik beraberlik” öğütleriyle yatıştırıldı, bastırıldı.

Kızılcık, Sayı 7 (Nisan 2001).