Anarşist, feminist, şair ve hayvansever bir devrimci
Boyun eğmeyen kişilikleriyle ve olağanüstü özverileriyle devrim tarihine geçmiş kadınlardan olan Louise Michel 1830’da Kuzeydoğu Fransa’daki Yukarı Marne’da doğdu. Annesi Marianne Michel varlıklı bir ailenin yanında hizmetçiydi, ailenin oğlu olan babası onun doğumundan bir süre sonra ortadan kayboldu. Çocuğu annesi ve babaannesiyle büyükbabası büyüttü. İlk eğitimini aldığı büyükbabası Voltaire hayranı bir liberaldi, Louise anılarında onların özgürlükçü insanlar olduklarını, annesine ve kendisine sevgi verdiklerini yazacaktı.
Louise küçük yaşından beri yardımseverdi, paylaşımcıydı, dedesinin verdiği harçlıkları muhtaç insanlara verirdi. İnsansever olduğu kadar, hayvanlara da büyük ilgisi vardı. Özellikle kendisi de, dedesi de sakat sokak hayvanlarını eve alır, bakarlardı. Sonraki yıllarda Paris'teki apartman dairesi kedilerle doluydu.
1853’te ilkokul öğretmenliği sınavlarını kazandı, ama kamu okullarında öğretmenlik yapmak için İmparator III. Napoleon’a bağlılık yemini etmeği reddettiği için göreve başlamadı, buna karşılık bazı küçük özel okullarda öğretmenlik yaptı. Şiirler, makaleler yazıyor, yerel gazetelerde yayınlıyordu.
1855’te Paris’e geldi, orada yardımseverlik çalışmalarına ve politik mücadeleye katıldı. Zihinsel engelli çocukların eğitimi için bir dernek kurdu. Çok sayıda işçi tanıdı, onlarla yaşamı paylaştı.
Diğer önemli etkinliği kadın hakları içindi. Maria Deraismes ve André Léo gibi kadın hakları savunucularının bulunduğu “Kadın Hakları Grubu”na katıldı, grup kadınlar için erkeklerle eğitimde fırsat eşitliğini savunuyordu, Michel ayrıca “Demokratik Ahlaklılık Derneği”nde sekreterlik yapıyordu. Dernek eşit işe eşit ücreti savunuyor, kadınların cinselliğini satmalarına karşı mücadele ediyor, onlara başka bir yaşam için olanaklar bulmaya çalışıyordu.
Kentin kuzeyindeki Montmartre semtinde bir okulda öğretmenlik buldu.
Temmuz 1870’de III. Napolyon Prusya'ya karşı savaş ilan etti, ama Fransa ordusu kısa zamanda yenildi, Fransa İmparatoru Eylül başında teslim oldu. Kurulan hükümet teslim antlaşmasını imzaladı.
Hükümetin teslim olduğu koşullarda Ekim 1870’te Parisliler Paris'e ilerleyen Alman ordularına karşı kenti korumak için ulusal işçi muhafız birlikleri kurmuşlardı, ama Fransız idaresi onları bastırıyor ve yasaklıyordu.
Adolphe Thiers adlı bir politikacı ortaya çıktı ve 17 Şubat 1871’de geçici hükümetin başkanlığına seçildi. 18 Mart 1871’de Paris halkı ayaklanıp Paris Komününü ilan edince Thiers işgalci Prusya ordusuyla işbirliği yaparak Paris halkını kanla ezdi.
Parisliler Komün’ü kurduğunda Louise Michel 61. Tabur'da hastabakıcı olarak çalışmaya ve barikatlarda yaralı tedavi etmeye koşmuştu. Komün yenilirken komünarların son savunma noktası olan Montmarte mezarlığında Louise Michel elde silah çarpışıyordu. Clignancourt Kapısı’nda vuruldu, yaralı ele geçti, tutuklandı.
Komünarlardan yakın arkadaşlarının idamlarına tanık oldu. Sevdiği erkek Théophile Ferré’nin idamı için yazdığı “Kızıl Karanfil” şiiri hâlâ da devrimci etkinliklerde okunur.
Kendisi idam edilmedi Yeni Kaledonya’da sürgüne gönderildi.
Adaya gider gitmez Kanaklar’la yakın bağlar kurdu, çocuklarını eğitti, sorunlarına yardımcı oldu, Kanak dilini, kültürünü, folklorunu, şarkılarını, efsanelerini öğrendi, bahçesinde yöreye ait sebzeler yetiştirdi, bu bildiklerini bir kitapta topladı. Sömürgecilere karşı 1878 ayaklanmasını destekledi.
1880’de af yasası çıkınca Fransa'ya döndü. Britanya, Hollanda, Belçika’da etkinliklere katıldı, işçi hareketine girdi, 1883’de işsizliğe karşı bir mitingden dolayı 6 yıl hüküm giydi. Mahkemede “Kendimi tabii ki savunmayacağım, çünkü ne dersem diyeyim sizin kararınız bellidir. Ben burjuva devletinden adalet beklemem, onun adaleti sınıf adaletidir, ona karşı ancak mücadele edilir” dedi. 1886’da tahliye edildi, başka bir eylemden tekrar tutuklandı. Belli ki onu rahat bırakmayacaklardı.
1890-1895 arasında Londra’da yaşadı. Fransa’ya dönüşünde ilerlemiş yaşına rağmen sürekli dolaştı, konferanslar verdi, işçi eylemlerine, kitle etkinliklerine koştu, o gezilerinden birisi sırasında 1905’te Marsilya’da öldü. Cenaze töreni olağanüstü bir kitle etkinliği oldu.
1946 1 Mayıs’ında Paris’teki bir metro istasyonuna Louise Michel adı verildi, 1975’de Montmarte'daki Sacré-Coeur kilisesinin avlusu onun adıyla onurlandırıldı ve avlu kapısına “Komünün Kadın Kahramanı” yazıldı.
Bugün Fransa'da pek çok ilk ve ortaokul onun adını taşımaktadır.
21'i sağlığında, 7'si ölümünden sonra yayınlanmış 28 kitabı vardır.
Kızılcık, sayı 47 (Mart-Nisan 2012).