Irk, cinsiyet, sınıf egemenliğine ve savaşa karşı özgürlük ve sosyalizm için

Angela Davis 20. yy. ikinci yarısında ABD’de Yurttaş Hakları, Kadın Özgürlüğü (women's liberation) hareketlerinde, Komünist Partisi'nin ve Kara Panterlerin siyasi mücadelesinde öne çıkan isimlerden birisidir, tutuklu ve mahkûmların haklarını savunan, hapishane koşullarını teşhir ederek düzeltilmesine çalışan ve "hapishane-sanayi kompleksi"nin kaldırılmasını isteyen "Critical Resistance" örgütünü kuran bir aktivist, yazar ve üniversite öğretim üyesidir.

AngelaDavis-sc1944'te Alabama eyaletinde doğdu. Babası tarih öğretmeni, annesi ABD Komünist Partisi yanlısı Güney Zenci Kongresi (Southern Negro Congress) adlı yurttaş kuruluşunun yöneticilerindendi.

Lisedeyken Güneyli siyah öğrencileri Kuzey’deki karma okullara yerleştiren bir programla New York Kenti’ne geldi, burada sosyalist, komünist düşünce ve ideallerle tanıştı, komünist gençlik gruplarına katıldı. Massachussets'te kazandığı üniversite bursuyla yüksek öğrenime başladı. Albert Camus, J. P. Sartre gibi edebiyatçı ve düşünürlerden etkilendi, yabancı öğrencilerle dostluklar kurdu. 1963'te Finlandiya'da yapılan Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali'ne katıldığı için dönüşünde FBI tarafından sorgulandı. Fransızcaya yoğunlaşması nedeniyle, kazandığı bir bursla Fransa'ya gitti, önce Biarritz’de,  sonra Sorbonne’da okudu. Asıl akademik ilgisinin Felsefe olduğunu anlayınca o dala yöneldi.1965'te lisansüstü çalışması için Frankfurt'a geldi. İki yıl sonra ülkesine dönerken Londra'da katıldığı "Kurtuluşun Diyalektiği" isimli konferansta arkadaşlarının "siyah milliyetçiliği" güttüklerini, Marksizmi, komünizmi "beyaz adama ait" diyerek reddettiklerini gördü. Kendisi ise her türlü milliyetçiliğin emekçiler ve ezilen ırklar üzerindeki kapitalist egemenliğin kırılması karşısında engel olduğu kanısındaydı.

Kaliforniya'da yüksek lisans derecesi aldıktan sonra, Doğu Berlin Humboldt Üniversitesi'nde felsefe doktorası yaptı. 1969'da Los Angeles Kaliforniya Üniversitesi'ne (UCLA) felsefe doçenti olarak girdi. Öğretim üyeliğinin yanı sıra radikal bir feministti, siyah hareketinin militanıydı ve aynı yıl Komünist Partisi'ne üye olmuş, Vietnam Savaşı'na karşı sürdürülen kampanyada aktif rol almıştı.

Kötü Western filmlerinin beceriksiz oyuncusu (ve McCarthy döneminin faşisti) Kaliforniya Eyalet Valisi Ronald Reagan Komünist Parti üyesi olduğu için Üniversite Mütevelli Heyeti'nden Davis'in işine son verilmesini isteyince kontratı feshedildi. Fakat Davis'in başvurduğu mahkeme hâkimi Parry Pacht “komünist olduğu için bir öğretim üyesinin işine son verilmeyeceğine” hükmetti. Ne var ki, bir yıl kadar sonra Mütevelli Heyeti dört konuşmada kışkırtıcı bir dil kullandığı, polislere hakaret ettiği gerekçesiyle işine son verdi.

O yıl Ağustos'ta Jackson adlı zenci bir lise öğrencisi bir hâkimi, savcıyı, üç jüri üyesini silah zoruyla rehin alarak kaçmıştı, polisin araca açtığı ateş sonucunda hâkim, savcı, bir jüri üyesi ölmüştü. Jackson'ın elindeki silahın Davis adına kayıtlı çıkması nedeniyle mahkeme hakkında tutuklama kararı çıkardı. McCarthy döneminin ve Soğuk Savaş'ın dehşetengiz FBI Başkanı Edgar Hoover Davis'i “en çok aranan 10 sanık” listesine koydu, Angela bir süre sonra yakalanınca gene McCarthizmin isimlerinden Başkan Nixon “azılı teröristi yakaladıkları” için FBl’a teşekkür mesajı yayınladı.

Angela Davis 1972'de mahkemede aleyhindeki her üç suçlamadan da beraat edecek, ama aynı yıl Nixon rakip Demokrat Parti'nin merkezine dinleyici cihaz yerleştirmeye kalkıştığı için makamından istifa etmek zorunda kalarak, tarihe bir yüz karası olarak geçecekti.

16 ay kaldığı hapishanelerdeki gayrı insani koşulları gördüğü için ABD’deki ceza ve infaz sisteminin kölelik koşulları olduğunu söyleyerek kampanya açtı.

1980 ve 1984 Başkanlık Seçimlerinde Komünist Partisinden Başkan Adayı Gus Hall’un yanında Başkan Vekili adayı oldu. 1991'de Sovyetler Birliği'ndeki Ağustos Darbesinden sonra partiden ayrıldı.

Vietnam Savaşı yıllarında halkların baş düşmanının “hem bizi burada, hem de başkalarını dünyada öldüren Yankee Emperyalizmi” olduğu yolundaki görüşlerini daima korudu. Pek çok üniversitede dersler, konferanslar verdi, idam cezasına karşı kampanyalara, cezaevi reformları, adli ceza sistemindeki çarpıklıkların düzeltilmesi için eylemlere katıldı, eşcinsellere yapılan ayırımcılığa karşı çıktı.

Kendilerine Siyah Feministler diyen bir grup kadınla “Afrikalı-Amerikalı Gündemi 2000” adlı teşkilatı kurdu. 11 Eylül 2001 olayından sonra ABD’de “terörizme karşı savaş” adı altında Müslümanlara karşı başlatılan sürek avına insan hakları ihlaline, diskriminasyona ve işkencelere karşı aktif mücadele yürüttü, 2005'te Katrina Kasırgası’nın New Orleans'ta yol açtığı büyük felaketin “asıl suçlusu ülkemiz liderlerinin sürdürdükleri ırkçı, kapitalist ve emperyalist yapılardır” sözleriyle betimledi.

Angela Davis halen New York Eyaletindeki Syracusa Üniversitesi'nde Kadın ve Cins Etütleri Bölümü konuk profesörüdür.

Kızılcık, Sayı 43 (Temmuz-Ağustos 2011).