Avrupa işçi hareketinin ve feminizmin tarihsel öncülerinden

Flora Tristan, Fransız. 7 Nisan 18O3’te Paris’te doğdu, 14 Kasım 1844’te, yani 1848 Devriminden dört yıl önce yine Fran­sa’nın Bordeaux şehrin­de öldü.

FloraTristan-scYaşarken daha çok gezi anıları, bir roman ve çeşit­li toplumsal sorunlar üze­rine makaleler yazmış biri olarak tanınırdı. Oysa sa­vunduğu radikal sol fikir­ler ve işçilerin sosyal ada­let için yürüttükleri mücadelelerde aktif yer alması, 1840’larda Orleansçı kral­lık rejimine karşı gelişen sol toplumsal muhalefet üzerinde etkili oldu. Marx ve Engels, Kutsal Aile'de­ki polemiklerinde ona sa­hip çıkarlar. Bugün de, ütopik sosyalizmi bilimsel sosyalizme bağlayan düşünürle­rin önde gelenleri arasında sayılıyor.

Flora Tristan ütopik sosyaliz­min babalarından bir hayli etki­lenmekle birlikte, işçilerle serma­ye sahipleri arasında sınıf çelişki­sinin uzlaşmaz karakterini vurgu­lamış, aydınlanmacı bir orta sını­fın himmetiyle toplumda sınıflar arası uyum sağlanabileceği dü­şüncesine ısrarla karşı çıkmıştı. İşçilerin çıkarlarını en iyi kendi­lerinin temsil edebileceğini savu­nuyordu.

Çağdaş feminist teorinin belir­lenmesine de öncü katkısı oldu. Feminist görüşleriyle sosyalizmi benimsemesi arasında derin bağlar vardı. Kadınların ezilmesini işçi sı­nıfı üzerindeki ekonomik ve ideolojik baskıyla doğrudan bağlantı­lı görüyordu. Bu yanıyla, zamanı­nın cinsler arası eşitsizliği toplum­sal koşullardan soyutlayan ilk Fransız feministlerinden ayrılıyor­du.

1843’te Paris’teki evini terkedip L’Union Ouvrière (İşçilerin Birliği) adlı kitabındaki düşünce­leri yaymak için Fransa içinde büyük bir geziye çıktı. Gittiği her yerde işçi aktivistlerle toplantılar düzenledi, örgütlenmeleri gereği­ni vurguladı, ulusal öl­çekte bir “İşçi Birliği” oluşturulmasıyla ilgi­lenmelerini sağlamaya çalıştı. Onları, çalışan­lar arasına ayrılıklar sokan mesleki, bölge­sel ve dini barikatları yıkarak, kadın-erkek demeden, ulusal ve uluslararası işçi daya­nışmasında güç dev­şirmeye çağırdı.

1844’te erken ölü­mü 1848 Devrimine varan sosyal reform hareketinde yer alma­sını engelledi ama eserleri ve taşra emek­çileriyle kurduğu ya­kın kişisel bağlar Devrim öncesi gelişmelerde ve olay­larda etkili oldu. Devrime giden yolda bir köşe taşı olan 1845 Toulon Tersane Grevinin örgütlen­mesine onun takipçileri öncülük ettiler. 1848 Ekim ayında binler­ce Parisli işçi mezarı başına çoşkuyla yürüyerek onu unutmadık­larını gösterdiler.

***
Daha fazla bilgi için: Socialist Women: European Socialist Feminism in the Nineteenth and Early Twentieth Centuries, Marilyn J. Boxer ve Jean H. Quataert, New York: Elsevier, 1978.

Kızılcık, Sayı 2 (Nisan 2000).