Hayat Ağacı

Asya yüzyılı
Zeki Yavuz

Arka kapak

John Reed
Kızılcık, Sayı 5 (Aralık 2000)

HDP sorgulanmalı

hdp-secimde-bwÖcalan’ın İstanbul seçiminin ikinci tur oylamasına 3 gün kala devlet aracılığıyla HDP’ye “tarafsız kal” mektubu göndermesi şaşkınlık yarattı.

“Tarafsız” kalmasını istemekle Öcalan somutta HDP’den, AKP adayı Yıldırım’a destek istemiş oluyordu. Etkisi olmadı; HDP İmamoğlu’na desteğini devam ettirdi ve kazanmasında büyük rol oynadı.

HDP-Öcalan ilişkilerinde buna benzer ters düşmelere daha önce de (4 defa) rastlandığını Selahattin Demirtaş’ın mahkemede verdiği savunma tutanaklarından öğrenmiş bulunuyoruz.

Abdullah Öcalan HDP’den, oluşan iki siyasi bloklaşmanın (Cumhur ve Millet) dışında durmasını ve bir üçüncü seçenek olarak konumlanmasını istemiştir ki, bu, doğru olduğu tartışma götürmez bir siyasi tutumdur ve HDP’nin ezici çoğunluğu tarafından da benimsenmiştir; bunu eleştiren de yoktur.

Eleştirilen şudur: HDP Cumhur ittifakına karşı CHP’nin kurduğu Millet İttifakını desteklemiş; tıpkı “seni başkan yaptırmayacağız!”da olduğu gibi, “otoriter bir siyasal rejim kurmana izin vermeyeceğiz” demiştir. Ahmet Türk mevcut SİYASİ bloklar dışı olan bu seçim tavrını, “CHP’yi değil demokrasi için verilen mücadeleyi destekleyeceğiz” diyerek netleştirmiştir. Böyle olduğu içindir ki, beş ay süren seçim kampanyası boyunca İstanbul’da onbinlerce HDP’li gece-gündüz demeden “kendi bağımsız seçim siyasetini” kitlelere ulaştırmak için çalışmış, İmamoğlu’na oy vermiştir.

Öcalan’ın HDP’yi –üstelik AKP eliyle– doğru olan bir siyasi tutumu (tarafsızlık) seçime üç gün kala terk etmeye çağırması AKP’ye destektir. Devlet Bahçeli’nin HDP’ye karşı kurulan bu tezgâhı savunması, olayın (operasyonun) yoruma açık olmadığını göstermektedir.

Gelelim işin püf noktasına. Öcalan elbette devletle, iktidardaki veya muhalefetteki tüm partilerle ilişki kurmak ve onlara görüşlerini iletmek hak ve özgürlüğüne sahiptir. Fakat burada söz konusu olan HDP’dir, HDP’ye ve ona destek veren kitlelere değer verilmeyişidir. Bu noktada sorgulanması gereken HDP’nin kendisi, gerçek anlamda bir siyasi parti olup olmadığıdır.

Not: İkinci bölümde bu konuyu işleyeceğim.