Hayat Ağacı

Asya yüzyılı
Zeki Yavuz

Arka kapak

John Reed
Kızılcık, Sayı 5 (Aralık 2000)

24 Nisan

almanaskerigorevliler191324 Nisan Ermeni diasporası tarafından “soykırımın başlangıç günü” olarak sembolleştirilmiştir ama Türkiye’de bilinmez. Son yıllarda bilinir oldu ve hararetle anılıyor. Soykırım kolektif bir suç olduğu için utanıyoruz, yerin dibine batıyoruz, nerde bir Ermeni görsek ellerine sarılıp “affet bizi” diyesimiz geliyor.

O hale gelindi ki, “Türk kimdir?” sorusuna “canavar bir yaratıktır” demediğimiz kaldı.

Bu saçma durumu Türkiye solu yarattı. ”İnkârcı“ olmamak için Ermeni milliyetçiliğinin çizgisine savruldu. Perinçek’in AİHM’de almayı başardığı sonucu bile fark etmedi. Bu karar, “Yetkili bir mahkeme kararı yoksa ‘soykırım’ denilemez” diyordu. Ancak, “Soykırımdır” diyen devletlerin veya parlamentoların hiçbiri, böyle bir mahkemenin kurulmasına yönelik bir çaba göstermiyordu.

Ben de eğer böyle bir mahkeme kurulursa, olaya muhtemelen soykırım diyecektir görüşündeyim. Ama asıl sorun ondan sonra gelecek. Tahminen Türkiye bütçesinin 3 katı kadar bir tazminat sorunu çıkacak. Ganimeti 82 milyon “Türk” ve “Kürt”, birlikte yedik. Ulusal bir bağış kampanyası açarak borcumuzu ödememiz gerekecek. O zaman göreceğiz, “soykırım” diyenlerin kaçı ortalıkta gözükecek?

Şuna var mısınız? “Soykırım Diyen Türkler-Kürtler Fonu” kuralım. Bu fonu bağışlarımızla büyütelim; Ermenistan’ın yoksul çocuklarına gönderelim.

Soykırım ise bu olay 24 Nisan’da başlamadı. Alman imparatoru Türklere “Avrupa’dan çıkın, Anadolu’da ‘Müslüman Türk Kalesi’ bir devlet kurun demeye 1890’larda başladı. 1894-18962‘da ilk girişim yaşandı. Proje Rumları da kapsıyordu ve Rum tehciri 1915’den önce başladı. Ermeni ve Rum tehcirleri iç içe geçti. 1918’e gelindiğinde Selanik ve Atina sokaklarını aç kalmış binlerce Ermeni çocuk ve genç tutmuş durumdaydı. Sonra bunlar 1919’da Yunan Ordusu ile asker olup İzmir’e çıkacaklardı…

Bu hikâye karmaşıktır, derindir, çok yönlüdür. Soykırım bir yetkili mahkeme kararı olarak başımıza yıkıldığında Avrupalı müsebbiplerinin bir teki bile beş fenik yardımda bulunmayacaktır.

Konuya inkârcılığa düşmeden ama sorumlulukla bakmalıyız,

Ermeni Olayı yaşanırken Türkiye’deki bir Alman sorumlu, “Bunun parasal maliyetini bize ödettirecekler” demişti.

Hadi, versin bakalım torunları 5 fenik!