Faiz lobisi, Yahudi diyasporası, vesaire...

Tayyip Erdoğan Gezi Parkı eylemlerini “dış güçler”e bağladı. Türkiye'de bu alışkanlıktır, politikacı hoşlanmadığı olayları hemen dış güçlere bağlar. Soğuk Savaş yıllarında bu dış güçler –diplomatik nedenlerle SSCB diyemedikleri için– “Uluslararası Komünizm” idi.

Şimdi belirsiz bir dış güçler var. Kimdir o dış güçler? Rejimin göbeğinden bağlı olduğu ABD ve AB'den başkası değil.

Türk toplumunda zaten bariz bir paranoya vardır. Dış güçler Türkiye'yi çekemezler. Daima kuyumuzu kazarlar. Türkiye'nin gelişip güçlenmesini zinhar istemezler. Zaten Türkün Türkten başka dostu yoktur. Eskiden sadece “Dost ve kardeş Pakistan” vardı. [Fakat o da KKTC denilen korsan devleti tanımadı.]

Devamını oku...

Direnişte kadınlar

Gezi Hareketinin en somut olgularından birisi kadınların katılımının yüksek olmasıydı.

Nasıl ki, yaşadığımız Direniş günleri Cumhuriyet tarihinin en yaygın, en güçlü eylemleri ise ve insanların ortaya koydukları mücadele adeta kitaplardan öğrendiğimiz “dipten gelen dalga ise”, o ilk'in bir başka ilk'i kadınların varlığıydı.

Hem Gezi Parkının içinde yaşanılan komünal yaşam günlerinde, hem de sokaklardaki eylemlerde kadınlar en öndeydiler. Ne gazdan yıldılar, ne Tomanın ilaçlı-ilaçsız basınç suyundan korktular, ne de polis copundan çekindiler. Örneğin aradan 1,4 ay geçtikten, eylemler azaldıktan sonra bile, 6 Temmuz Taksim eyleminde polisler bir müzik grubu üyesi genç kızı yaka paça götürürlerken, annesi kızını kurtarmak için çığlık atarken, o başı dimdik ısrarla “Her Yer Taksim-Her Yer Direniş” diye haykırıyordu.

Devamını oku...

Gezi sürecinde Tayyip Erdoğan medyası

Gezi Parkı direnişi Tayyip Erdoğangilin kontrol atiği medyanın ne olduğunu çarpıcı şekilde ortaya koydu.

İstisnasız hepsi tıpkı Başbakanları gibi afalladılar. Aralarında güya demokrasiyi ve insan haklarını savunanlar maskelerini bir yana bırakarak, Direniş düşmanı kesildiler.

En keskin Gezi düşmanı son zamanlarda Tayyip Erdoğancıların en önünde gideni, medyadaki koçbaşı Yiğit Bulut'tu. Başbakanın tetikçilerinden “Kanal 24”ün Genel Yayın Yönetmeni Yiğit Bulut direnişçilere en fazla söven adam oldu. Mesela “Polis Parka girer, eylemcilerin kafasını kırar” dedi. 15 Haziran Cumartesi akşamı Tayyip Erdoğan da öyle yaptı. Sadece parka girmedi, yaralıların tedavi edildiği Divan Oteline de girdi, kapalı alanda da gaz sıktı, gönüllü sağlık elemanlarına saldırdı, doktor, hemşire dövdü.

Devamını oku...

Neşe kavganın musikisidir

Nazım Hikmet'in bu dizesini ilk öğrendiğimizden beri çok sevmiştik, ama o musikiyi bu güne kadar pek az dinlemiştik. İlk kez Gezi Parkı'nda doya doya dinledik.

O musikinin ilk melodisi “Çapulcu” kelimesinin bu kadar sevimli hâle gelmesiyle oldu. Tayyip Erdoğan bizlere “Çapulcu” demişti ya, biz de hepimiz Çapulcu olduk. O kadar olduk ki, Noam Chomsky bile “I am also a Capulcu” diye pankart yazıp fotoğraf çektirdi. Kelime ABD'deki Türkiyeliler tarafından İngilizce deyime dönüştürüldü, “Every day I’m chapulling” dövizi orada da, burada da asıldı.

Devamını oku...

“Hepimiz Yahudiyiz, Ermeniyiz, Rumuz”

Bir üniversite hocası Gezi Parkındakiler için: “Yahudi, Ermeni ve Rumsanız Gezi eylemlerinde aktif rol almanızı anlayışla karşılıyorum.

Üç-beş eylemci çapulcu değil, Yahudi, Ermeni, Rum, özünde ahmakların bileşeni bir grubun isyancıları ile dünden yarına kavgamız olacaktır.

Bu çapulcular 1908 Taksim eyleminde yer almış olsalardı, ABDÜLHAMİT İSTİFA diyeceklerdi. UYAN TÜRKİYEM!!!”

Bu sözler kelimesi kelimesine o şahsa ait. Ona yanıt vermeyi, hatta adını yazmayı zül addederiz. Ama o lafları asıl dikkate almaları gereken Tayyip Erdoğancı iki Ermeni gazetecidir. Zira hakiki Tayyip Erdoğancı olan burada adı söylenmeyen kişidir. Raffi Harmon tepki gösterdi, ama hükümet yanlısı Mahçupyan da, Eseyan da sustular. Çünkü her ikisi de Gezi Parkı eylemlerine ilk günden beri karşı çıkmışlar, direnişe katılanlara kendi üsluplarıyla çatmışlar, Tayyip Erdoğan'ın İleri Demokrasi'sinin savunuculuğunu üstlenmişlerdir. Örneğin Markar Eseyan bir yazısına “Ey Gezi Gençliği” diye başlayarak eylemcilerle Kemalist diye alay etmeye kalkıştı, Tayyip Erdoğan'ın büyük şans olduğunu söyleyerek gençlerin onu desteklemelerini istedi.

Devamını oku...