IŞİD yokedilemez

rakka-bw-crIşid’in savaşma biçimi kafa karıştırdı. Yaptığının terör olduğuna bakılarak Terör örgütü zannedildi. Devlet mi değil mi, hiç sorgulanmadı. İllegal devlet olmaz denildi, fakat her devletin yaptığı ve yapacağı işleri yaptığı gözden kaçırıldı. Milletsiz devlet mi olurmuş çok bilmişliği yeterli sayıldı, koskoca bir Sünni-Arap milletinin sentezi olduğu fark edilemedi.

Işid şehirleri, kasabaları, köyleri yönetiyor. Milyonlarca sayıda bir milleti yönetiyor. Modern bir ordu düzeni içinde, yedi düvel ile savaşıyor. Cephe gerisine sızıp düşmanına yaptığı sabotajlardan çok daha fazla bir şey olduğu, kabul edilemiyor. Rafinerileri, fabrikaları çalıştırıyor. İthalatı var, ihracatı var ve ithalat ve ihracatınının çoğunu devletlerle yapıyor. Devletlerden silah alıyor, bir tek silah satmıyor.

Diyelim ki; Türk “kurtuluş savaşı”nı yöneten Ankara’daki siyasal güç merkezi henüz devlet olarak bilinmediği ve tanınmadığı dönemde de “bize göre” devletti; peki, sabotajcı İngiliz Kemal neyin nesi idi? Çerkes Ethem’in çeteleri, mahkemeleri, idamları, halkı soyup soğana çevirmeleri halkı çoluk-çocuk öldürüp yok etmeleri ve bütün bu yaptıklarının Ankara’daki devlet hesabına savaş ve zafer sayılmaları neyin nesi oluyordu?

Devamını oku...

“Yeneceğiz” ne demek?

sur-havadan-bw-crC. Başkanı Erdoğan “Terör’ü yeneceğiz, yok edeceğiz” diyor. “Bire 8-10 öldürüyoruz” diyerek, zaferinin yakın olduğuna inanmayanları inandırmaya çalışıyor. TSK tarafından verilen ölen-öldürülen rakamları da sayın Erdoğan’ı destekliyor. Son yarım yılda Kürt illerinde Türk Ordusu ve polisinin 500’e yakın şehit verdiği, buna karşılık 5000’den fazla PKK gerillasının öldürüldüğü resmen açıklanıyor. Bunlar siyasi değil, “askeri” sözler ve düşünceler.

Biz de “askeri düşünürsek” sözümüz ne mi olur? Şöyle olur: Sayın Erdoğan’ın sözleri ikna edici değil. Tahminse eğer, tahmini doğru değil. Kıbrıs çıkartmasının (1974) topu topu 26 savaş günü sürdüğü söylenir. Makarios’un modern ordusuna karşı savaşılmıştı. Sonuçta 635 şehit verildiği açıklanmış (Ecevit) ama buna karşılık Girne, Lefkoşa’nın yarısı ve Magosa gibi üç büyük vilayet ile 3.150 km2’lik bir Kıbrıs toprağı ele geçirilmişti. Askeri kayıplar yakın olduğu halde Kürt illerinde buna yakın bir “başarı!” elde edilememiş gözüküyor. Halbuki, kuruluşu Osmanlı dönemini de kapsayan TSK’nın muktesebatında Ermenilere karşı Bitlis vilayetinde ve Klikya’da yapılmış “kent savaşları” olduğu gibi, ABD ordusunun Vietnam tecrübesinden aktarılma benzer kontr-gerilla savaş bilgi ve tecrübeleri de vardı. Bu durumdan şu özet çıkıyor: PKK gerillaları, ilk kez giriştikleri şehir savaşlarında Türk ordusuna ve polis gücüne aylarca direnebildiler. Üstelik bu arada şehir savaşları konusunda tecrübe kazandılar, böylece henüz daha girilmemiş Kürt kent ve kasabalarını kolayca teslim etmeyecekleri ihtimalini de güçlendirdiler.

Devamını oku...

Buna “siyaset” denilemez

delilik-garcin-rszCHP milletvekillerinden biri mecliste dayanamadı, ağzından kaçırdı, C. Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “doktorluk” olduğunu söyledi. AKP’liler haklı olarak itiraz ettiler. Çünkü bu açıkça hakaretti, Erdoğan’ı aşağılamaktı.

“Erdoğan doktorluktur” demenin ne anlama geldiğini Türkiye’de hemen herkes biliyor. İma edilen doğru olsa bile bu bir “insani durum” olurdu, istismar edilmesi, siyasette kullanılması ise ahlaksızlıktan başka bir şey olmazdı.

C. Başkanı Erdoğan’a “doktorluk” diyen, demese de böyle olduğunu düşünen milyonlarca insan var. Bu insanlara Aziz Nesin aptal demişti, haksız değildi. Siyasi bir konuyu psikiyatri konusu olarak görmek siyasi ahmaklıktan başka bir şey değildir.

Devamını oku...

Aristo solu

ankara-patlama-bw-cropAnkara’da askeri servis araçlarına yapılan ve 28 asker-sivilin ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırının PKK-YPG tarafından gerçekleştirildiğini başbakan Ahmet Davutoğlu açıkladı.

Hemen ardından C. Başkanı Erdoğan da ABD’ye, “Sana PYD-YPG’nin terörist olduğunu söylüyorum, inanmıyorsun, şimdi inanırsın artık” diye seslendi. Siyaset böyle konuşunca şüpheler devlete yöneldi. “Eylemi derin devlet veya MİT, PYD ve YPG’nin terör örgütü olduğuna ABD’yi inandırmak için gerçekleştirmiş olabilir” diye düşünüp yazanlar oldu. Bunlar arasında ömrünü sol siyasete harcamış olanlar da vardı. Aristo mantığı ya da Mahir Kaynak yöntemi kullanılınca öyle çıkıyor.

Devamını oku...

Kürt siyasetinin püf noktaları

ypg-bw-cropTürkiye’nin Kürtleri ile Suriye’nin Kürtleri hem duygusal, hem de fiziki manada “birleşmiş”lerdir. Bu Kürt birleşmesi PKK tarafından yönetilmektedir. Türk devleti bugün Türkiye Kürdistanı’nda fizik manada kendi Kürtlerine saldırıyor gibidir ama saldırı gerçek manada “Kürt birliği”nedir.

Suriye ayrı devlet, Türkiye ayrı devlettir, fakat bu iki ayrı egemenlik alanında yaşayan Kürtler birleşmişlerdir; peki bu birleşme doğru mudur, Kürtlerin özgürlük mücadelesini güçlendirecek midir?

Devamını oku...

Vesayet

vesayet-bwVesayetsiz devlet olmaz.

Vesayetsizlik kaos demektir.

Yürütme, yargı, yasama,

asker veya sivil kim olursa olsun...

birinin tüm diğerleri üzerinde vesayet kurduğu

durumdur devlet ve istikrar.

Devamını oku...

Adı sonra konulur

sur-bwKürtlerinin 180 Günü.

“Terörle mücadele” değildi bu.

“Başka bir şey”di.

Koçgiri’de, Ağrı’da, Dersim’de dahi yapılmamıştı.

Kürtlere, tarihlerinin en ağır saldırısıydı.

Devamını oku...

Kürtlerin “sınıf”ları

hdp-kongre-bwHDP Kongre yaptı, keşke hiç yapmasaydı.

Madem yaptı, bari “çözüm” demeseydi.

Kürtlere saldırı, ırkçı bir saldırıydı.

“Büyük Kürt Felaketi!” demedi.

Fakat saldırı aynı zamanda Kürtlerin en yoksulunaydı.

Devamını oku...

Amed yok artık

amed-bwMoğol istilasını andırıyordu.

Abartmadığımı düşünüyorum.

“Büyük felaket” diyesim geldi. Değil miydi?

Düne kadar vardı, bugün yok.

Kürt ve proleter Diyarbakır haritadan silindi.

Devamını oku...

HDP kapatılacak

hdp-secim-bw-cropHDP 7 Haziran seçimlerinde sadece AKP iktidarını sarsmakla kalmadı, Türkiye’nin bazı varsayımlarını da yıktı. Bu nedenle Türk devleti HDP ‘yi ortadan kaldırmak için hazırladığı planı devreye soktu. Besbelli ki HDP’nin legalitesini sona erdirmek istiyorlar.

Hükümet HDP’yi kapattıracak yargı mekanizmasını harekete geçirmek için partiye abuk sabuk suçlamalar yöneltiyor. HDP “devlet terörü”ne karşı çıktığı için “teröre yandaş” ilan ediliyor. Canını kurtarmak için evinin bodrum katına saklanan Kürt çocuklarını “hendek savaşçıları” ilan ettikten sonra bu çocuklara bir damla su ikram edenleri “vatan hainliği” ile suçluyor.

Devamını oku...