Taksim’e cami

taksim-cami-bw-crC. Başkanı Erdoğan, Taksim’e cami, Gezi parkı’na Topçu Kışlası yapacağını, AKM’yi de yıkacağını söyledi. “Cesur olmalıyız, yoksa yapamayız” diye de ekledi.

Sol hemen gardını aldı. “Yaptırmayız!” babalanmaları birbirini izledi.

“Durumdan vazife çıkarma”da Türkiye solunun üstüne yoktur.

Oysa Erdoğan CHP’ye meydan okudu. Taksim’e cami ve Topçu Kışlası islamcılarla CHP arasında, eski bir ideolojik mücadele meselesidir. Sola ne, gitsin CHP yaptırmasın.

AKM’ye gelince, o bina orada güzel mi sizce. Yıkılsın gitsin!

CHP’nin işini yapmak sola mı kaldı?

Devamını oku...

Türk kimliği meselesi

turk-kimlik-bw-crTürkiye’de “Kürt meselesi” çözülmezse kavga-gürültü, savaş, asimilasyon çabaları sürer gider.

Türkiye’de “Kürt meselesi” çözülürse “Kimlik sorunu” doğar.

Uluslaşma uzun bir süreçtir, ama bu kadar da değil.

Türk kimliği 200 yılda bile tam olarak inşa edilemedi.

Deniz Baykal’a göre biraz daha sabretmemiz lazım.

Ne kadar; mesela bir 200 yıl daha mı?

Türkiye’nin bu kadar zamanı kalmadı.

Sıkıştı.

Sıkıştığı şurdan belli ki; 1930’ların kimlik tartışmasına geri döndü.

Devamını oku...

Terör ve IŞİD

isid-teroru-bwOrtadoğu Barışı’na “Işid Barışı” adını verdiğim ve HDP’ye, buna uygun politikalar geliştirmesini önerdiğim yazılarıma değişik tepkiler aldım. Tepkiler, “IŞİD terördür, terörle barış mı olur?” türünden ucuz değildi. “Daha açık yaz, anlaşılsın” türündendi. Ancak şu açıktı: IŞİD’le Barış(malı) yazılarıma C. Başkanı Erdoğan’ın “IŞİD’e destek olmak”la suçlanmasının gölgesi düşüyordu. Yoksa ben Erdoğan’ın IŞİD politikasını mı savunmaktaydım…

………ki tam bu sırada biri elime “IŞİD bir devrimdir” başlıklı bir çeviri yazı tutuşturdu. Yazıyı Scott Atran (antropolog) Le Nouvel Observateur’da yazmış. 2 Şubat 2016’da yayınlanan yazıyı Fransızca çevirisinden Türkçeye Haldun Bayrı aktarmış.

Yazı şu alıntı spotla süslenmiş:

“Erdemsiz terör uğursuzdur; terörsüz erdem güçsüzdür. Acil, katı, bükülmez adaletten başka bir şey değildir terör; dolayısıyla erdemde sâdır olur.” (Maximilien de Robespierre, Sur les principes de morale politique, “Siyasi Ahlakın İlkeleri Üzerine”, 1794.)

Devamını oku...

Millet işini bilir

ataturk-sebinkhisar-bw-crLafa bak; “Atatürk’ü silmek istiyorlar.” “Laikliği ortadan kaldıracaklar.” “Cumhuriyet’i yokedecekler.”

C. Başkanı Tayyip Erdoğan ve Partisi AKP’ye karşı muhalefet bundan ibaret. Bu kadar soyut, bu kadar yanlış, bu ölçüde tersinden tutulmuş bir muhalefet ile AKP kalesinden tek taş bile düşürülemez. “Entelektüel muhalefet!” Erdoğan’ı, milleti aptal yerine koymakla suçluyor ama milleti aptal yerine koyan asıl kendisi.

İsmet İnönü, “Bu millet Atatürk’ü sever, ondan vazgeçmez” demişti. Doğru söylemişti. Millet Atatürk’ü “kendi çıkarı için” sevmişti. Cumhuriyeti, laikliği, çıkarını onda gördüğü için benimsemişti.

Milletin Cumhuriyette ve laiklikte gördüğü çıkar öyle “bilim” ile, “fen” ile açıklanacak türden karmaşık değildi, basitti. Ermeniler geri gelecek, Türklere ve Kürtlere kaptırdıkları mal, mülk ve ticari birikimi geri alacaklar diye korkan millet, günahı kadar sevmediği Atatürk sayesinde bu badireyi atlattığını bilmeyecek kadar aptal değildi. İnönü bunu kastediyordu. Zaten şu veya bu siyaset “millete ne vereceği” açıkça belli olmadan tutulmaz, egemen olamazdı. Atatürk Türkiye’de mevcut malı, mülkü ve parayı ve ticareti ve maddi imtiyazları Türkleştirmiş ve Kürtleştirmiş ve sonra da laik cumhuriyet şapkasını başına geçirip muhkemleştirdiği için bu millet laikliği ve cumhuriyeti sevmişti. İnönü bunu iyi bildiği için milletin Atatürkten asla vazgeçmeyeceğini de bilirdi.

Millet işini bilir, herkes kendi işine baksın…

IŞİD yokedilemez

rakka-bw-crIşid’in savaşma biçimi kafa karıştırdı. Yaptığının terör olduğuna bakılarak Terör örgütü zannedildi. Devlet mi değil mi, hiç sorgulanmadı. İllegal devlet olmaz denildi, fakat her devletin yaptığı ve yapacağı işleri yaptığı gözden kaçırıldı. Milletsiz devlet mi olurmuş çok bilmişliği yeterli sayıldı, koskoca bir Sünni-Arap milletinin sentezi olduğu fark edilemedi.

Işid şehirleri, kasabaları, köyleri yönetiyor. Milyonlarca sayıda bir milleti yönetiyor. Modern bir ordu düzeni içinde, yedi düvel ile savaşıyor. Cephe gerisine sızıp düşmanına yaptığı sabotajlardan çok daha fazla bir şey olduğu, kabul edilemiyor. Rafinerileri, fabrikaları çalıştırıyor. İthalatı var, ihracatı var ve ithalat ve ihracatınının çoğunu devletlerle yapıyor. Devletlerden silah alıyor, bir tek silah satmıyor.

Diyelim ki; Türk “kurtuluş savaşı”nı yöneten Ankara’daki siyasal güç merkezi henüz devlet olarak bilinmediği ve tanınmadığı dönemde de “bize göre” devletti; peki, sabotajcı İngiliz Kemal neyin nesi idi? Çerkes Ethem’in çeteleri, mahkemeleri, idamları, halkı soyup soğana çevirmeleri halkı çoluk-çocuk öldürüp yok etmeleri ve bütün bu yaptıklarının Ankara’daki devlet hesabına savaş ve zafer sayılmaları neyin nesi oluyordu?

Devamını oku...

“Yeneceğiz” ne demek?

sur-havadan-bw-crC. Başkanı Erdoğan “Terör’ü yeneceğiz, yok edeceğiz” diyor. “Bire 8-10 öldürüyoruz” diyerek, zaferinin yakın olduğuna inanmayanları inandırmaya çalışıyor. TSK tarafından verilen ölen-öldürülen rakamları da sayın Erdoğan’ı destekliyor. Son yarım yılda Kürt illerinde Türk Ordusu ve polisinin 500’e yakın şehit verdiği, buna karşılık 5000’den fazla PKK gerillasının öldürüldüğü resmen açıklanıyor. Bunlar siyasi değil, “askeri” sözler ve düşünceler.

Biz de “askeri düşünürsek” sözümüz ne mi olur? Şöyle olur: Sayın Erdoğan’ın sözleri ikna edici değil. Tahminse eğer, tahmini doğru değil. Kıbrıs çıkartmasının (1974) topu topu 26 savaş günü sürdüğü söylenir. Makarios’un modern ordusuna karşı savaşılmıştı. Sonuçta 635 şehit verildiği açıklanmış (Ecevit) ama buna karşılık Girne, Lefkoşa’nın yarısı ve Magosa gibi üç büyük vilayet ile 3.150 km2’lik bir Kıbrıs toprağı ele geçirilmişti. Askeri kayıplar yakın olduğu halde Kürt illerinde buna yakın bir “başarı!” elde edilememiş gözüküyor. Halbuki, kuruluşu Osmanlı dönemini de kapsayan TSK’nın muktesebatında Ermenilere karşı Bitlis vilayetinde ve Klikya’da yapılmış “kent savaşları” olduğu gibi, ABD ordusunun Vietnam tecrübesinden aktarılma benzer kontr-gerilla savaş bilgi ve tecrübeleri de vardı. Bu durumdan şu özet çıkıyor: PKK gerillaları, ilk kez giriştikleri şehir savaşlarında Türk ordusuna ve polis gücüne aylarca direnebildiler. Üstelik bu arada şehir savaşları konusunda tecrübe kazandılar, böylece henüz daha girilmemiş Kürt kent ve kasabalarını kolayca teslim etmeyecekleri ihtimalini de güçlendirdiler.

Devamını oku...

Buna “siyaset” denilemez

delilik-garcin-rszCHP milletvekillerinden biri mecliste dayanamadı, ağzından kaçırdı, C. Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “doktorluk” olduğunu söyledi. AKP’liler haklı olarak itiraz ettiler. Çünkü bu açıkça hakaretti, Erdoğan’ı aşağılamaktı.

“Erdoğan doktorluktur” demenin ne anlama geldiğini Türkiye’de hemen herkes biliyor. İma edilen doğru olsa bile bu bir “insani durum” olurdu, istismar edilmesi, siyasette kullanılması ise ahlaksızlıktan başka bir şey olmazdı.

C. Başkanı Erdoğan’a “doktorluk” diyen, demese de böyle olduğunu düşünen milyonlarca insan var. Bu insanlara Aziz Nesin aptal demişti, haksız değildi. Siyasi bir konuyu psikiyatri konusu olarak görmek siyasi ahmaklıktan başka bir şey değildir.

Devamını oku...

Aristo solu

ankara-patlama-bw-cropAnkara’da askeri servis araçlarına yapılan ve 28 asker-sivilin ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırının PKK-YPG tarafından gerçekleştirildiğini başbakan Ahmet Davutoğlu açıkladı.

Hemen ardından C. Başkanı Erdoğan da ABD’ye, “Sana PYD-YPG’nin terörist olduğunu söylüyorum, inanmıyorsun, şimdi inanırsın artık” diye seslendi. Siyaset böyle konuşunca şüpheler devlete yöneldi. “Eylemi derin devlet veya MİT, PYD ve YPG’nin terör örgütü olduğuna ABD’yi inandırmak için gerçekleştirmiş olabilir” diye düşünüp yazanlar oldu. Bunlar arasında ömrünü sol siyasete harcamış olanlar da vardı. Aristo mantığı ya da Mahir Kaynak yöntemi kullanılınca öyle çıkıyor.

Devamını oku...

Kürt siyasetinin püf noktaları

ypg-bw-cropTürkiye’nin Kürtleri ile Suriye’nin Kürtleri hem duygusal, hem de fiziki manada “birleşmiş”lerdir. Bu Kürt birleşmesi PKK tarafından yönetilmektedir. Türk devleti bugün Türkiye Kürdistanı’nda fizik manada kendi Kürtlerine saldırıyor gibidir ama saldırı gerçek manada “Kürt birliği”nedir.

Suriye ayrı devlet, Türkiye ayrı devlettir, fakat bu iki ayrı egemenlik alanında yaşayan Kürtler birleşmişlerdir; peki bu birleşme doğru mudur, Kürtlerin özgürlük mücadelesini güçlendirecek midir?

Devamını oku...

Vesayet

vesayet-bwVesayetsiz devlet olmaz.

Vesayetsizlik kaos demektir.

Yürütme, yargı, yasama,

asker veya sivil kim olursa olsun...

birinin tüm diğerleri üzerinde vesayet kurduğu

durumdur devlet ve istikrar.

Devamını oku...