Kim var orada?

ali-babacan-bwSiyasette bir şeyler oluyor, olacak. HDP’nin pozisyonundan bakarak anlamaya ve politika üretmeye çalışırsak bizce durum şu merkezdedir: AKP-MHP bohçası dökülüyor; yeni bir siyasi koalisyona ihtiyaç var; bunu da ancak TÜSİAD başarabilir; çünkü IMF’den gelecek 80-100 milyar dolar onun ekonomisine girecek. Ali Babacan hikâyesi bu olmalı; hatta bu gelişmeye Erdoğan’ın da icazet verdiğini düşünebiliriz. CHP de buna oynuyor.

Bu vizyon demokratikleşmeye ve demokrasiye kapalıdır. HDP’nin bu vizyona iştiraki intiharı olur. Tamam, HDP sistem içine doğru yolculuğunu sürdürmeli ama bunu, kimliğini ve profilini yükselterek ve TÜSİAD’ın vizyonundan “bağımsız” olduğunu her fırsatta ortaya koyarak yapmalıdır.

11 Temmuz 2019.

Misafir

miting-1mayis-bw(Galiba) Roboski ziyareti dönüşü yolda karşılaştıkları PKK’ların “misafirimiz olun!” davetine HDP heyetinden Ertuğrul Kürkçü, “siz bize misafir olun!” cevabını vermişti. Bu hal HDP’nin içinde de mevcut; İzmirli Diyarbakır’da, Vanlı İstanbul’da MİSAFİR.

Türkiye solunun örgütlü siyasi mücadelesinin yakın elli yılının şahitleri bunun çözülmesi elzem önemli bir sorun olduğunu bilirler.

Biz burada (Batı’da) ekonomik ve sosyal mücadelelerin potansiyeliyiz; ‘Doğulular’ı misafir etmek isteriz; HDP izin veriyorsa…

11 Temmuz 2019.

‘Evet’ ama yetti!

kadikoy-yuruyus-crHDP’ye uyduk, CHP + İYİ Parti adayı Ekrem İmamoğlu’na oy verdik ve kazandırdık.

Önce TÜSİAD kutladı zaferimizi.

Seçimi kazanan sakin ve hesaplı iken biz ‘ustra devrimciler’ sokaklara dökülüp dans ettik.

Öcalan + Bahçeli ve C.Başkanımız sayın Erdoğan çok üzüldüler ama bağırlarına taş bastılar.

Bu, üstümüze gelen faşizmi önlediğimizin işaretidir.

Yalnız şu var: Kül yutmadık; oylarımızı İmamoğlu’na bilinçli verdik. Bu durumda bizler de “Yetmez, ama evet”çi olmuyor muyuz?

25 Haziran 2019.

Beka bütçesi

garo-paylan-butcekomisyonu-bwTBMM Bütçe Komisyonu üyesi HDP’li Garo Paylan açıkladı; güvenlik harcamaları 2015 yılında 50 milyar TL iken 2019 yılında 150 milyar TL’ye fırlamış. Bu durumu Sayın C.Başkanı Erdoğan da, patates-soğan muhalefeti yapan CHP’ye cevaben, “bir kurşunun fiyatını biliyor musunuz?” diyerek doğrulamıştı.

Elbette yuvarlamadır, gerçeği çok daha fazladır, ama bana 150 milyar TL de çok gibi geldi. Silah harcamalarına muhalefet niçin yok acaba?

11 Haziran 2019.

Demokrasi çetesi

topal-osman-crİmamoğlu’na “Rum” dediler; düzeltti, “Ben Topal Osman’ım” dedi. Arkasından Ayşe Hür mertebesinde tarih dedikoduları sökün etti: Rumları Trabzon vilayetinden söküp atan büyük kahraman!...

Çeteci imiş. O gün Türkiye’de çeteci olmayan mı var? Devlet egemenliği ancak çetelerin içine girerek var olabildiği için valiler, yerel düzeyde komutanlar, teşkilatı mahsusacılar vb. hepsi çetelerle iç içe geçmiş, genel vaziyet budur.

Devamını oku...

Sezar aramızda mı?

gramsci-crSiyasi alana çıplak gözle bakalım.

Ağız dalaşından başka bir şey yok.

Gerçek manada bir çatışma görünmüyor.

AKP-CHP, AKP-HDP, MHP-CHP…

Yarını –siyaseten– öngörmek olanaksız.

Kuramsal gözlükle bakılırsa bir şey görünür mü acaba?

Çatışmasız hayat mı olurmuş?

Devamını oku...

Fabrika ayarı

inonu-crC.Başkanı Erdoğan’ın, iktidarını sürdürmek bakımından bir dizi siyasi hamle yapmak zorunda kalacağı bir döneme girildi. Bu dönemi “faşizmin kurumsallaştırılması” veya “İslami faşizmin inşası” olarak öngörüp tanımlayanlar var.

Türk devlet biçimi değiştiriliyor, bu kesin, “parti devleti”ne dönüştürülmek isteniyor. İktidar gücünün merkezileştirilmesi ve oligarşik bir siyasi yapıda toplanmasına Maurice Duverger’de rastlarız.

Bizde de örneği var. 1938 yılından sonraki dönemde devlet otoritesi, devlet ve parti başkanında (CHP+İsmet İnönü) birleştirilmiştir. Buna faşizm demedik, lakin faşizmden farkını da doğru dürüst açıklayamadık. O dönemin İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Ali Fuat Başgil, oluşturulan devlet yapısı için “kuvvet oligarşisi” demişti. Kurulan “YİK”, büyük tufandan önce Nuh’un gemisine çağrılanlardır.

Devamını oku...

Mühür

camlica-camii-bwÇamlıca camii ne olacak? Orda mı kalacak, yoksa yıkılacak mı? Kim niye yıkacak?

Bu tartışmayı İslamcı siyasetçi Temel Karamollaoğlu, “Kimin aklına gelirdi 60 bin kişilik camiyi Çamlıca’nın tepesine dikmek” diyerek başlattığına göre bir bildiği vardır. Dahası ona en güzel cevap, “O cami değil ‘MÜHÜR’dür!” diyen sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan geldi.

Bizansa karşı İstanbul’da yeterince MÜHÜR bulunduğuna göre bu cami neyin mührüdür?

“Laik Kemalist Cumhuriyet’e karşı bir MÜHÜR’dür” yorumunu yapanlar da var. Bu yorumu akla-mantığa aykırı bulanlar İslamcı şair İsmet Özel’e sorabilirler.

Devamını oku...

Yapay(laşan) zekâmız

yapayzeka-robotlar-bwÇıkıp gelen ve geleceğimizi belirleyeceği varsayılan ‘Yapay Zekâ’ hayranlığı hepimizi kuşatacağa benziyor.

Teknoloji hayranlığı dersek hafif gelir, kapitalizm hayranlığına dönüşme istidadı var.

Sovyetler Birliği’nin yıkılış sürecinde tıpkı böyle olmuştu.

Bir de şu var: Acaba teknolojinin baş döndürücü gelişmesi insan zekâmızı yapaylaştırdığı için mi bizler “Teknolojik Zekâ”yı totemleştiriyoruz?

Stalin’in 66. ölüm yıldönümünde gele gele aklıma bu geldi.

‘Beka’ ekonomisi

tsk-f16-crSekiz aydır Türkiye’de ekonomik kriz var diye kıyamet kopuyor. Bibermiş, soğanmış, AKP iktidardan gidiyormuş.

Evet, enflasyon, faizler, kredi daralmaları vb. var da, niçin var? Bu konuda herkes yalancı veya tahrifatçı iken doğruyu söylemekten sadece sayın C. Başkanı Erdoğan korkmuyor; “Yok biber, yok soğan, sen bir tek kurşunun fiyatını biliyor musun?” diyerek, hepimize ekonomik gerçekliğimizi öğretiyor.

Azıcık düşünsek biz de göreceğiz, kaç dolardır mesela bir “F-16 Sortisi”, biliyor muyuz?