AKP’nin alternatifi yok mu? Ya da Haşhaşiyun meselesi

Geçen ay bir ara medyaya yansıyan “Doğu illerinde El Kaide Operasyonu” haberi hiç ilginizi çekmedi mi? Bir düşünün: hatırlatma, bilgilendirme, uyarı veya şantaj ve tehdit..? Ne diyecekseniz deyin, “zamanın ruhu” da olabilir. Burnunuzun dibinde yani. Bir kol boyu ötede: Irak, Suriye kanda boğuluyor!

Fetret (3)

Yani burası hiç değilse sözüm ona bir demokrasi ve hukuk devleti olsaydı, şu en son “7000 kişi”nin gizli dinlemeye (işin gizliliği kaldıysa eğer…) uğramış olması nedeniyle hükümetin şimdiye kadar çoktan istifa etmiş olması gerekmiyor muydu?

Demokrasinin %90’ı usule dairdir. Böyle durumlarda usuldendir, hükümetler istifa ederler. Çünkü demokraside ve hukuk devletinde herşeyden siyaseten hükümetler sorumludur. Siyaseten acze düşmüş bir hükümetin laf olsun diye bile iş başından ayrılmayı hiç aklına getirmemesi iktidar kavramıyla tenakuz ifade eder. Biliyorsunuz, cumhurbaşkanları ve bir de deliler yaptıklarından sorumlu tutulamazlar.

Başımızdaki hükümet işini görmekte acze düşmüştür. İstifa etmelidir ki, hiç değilse usul yerine gelsin.

Fetret (2)

“Genelkurmay Askeri Savcılığı Uludere-Roboski’de vur emrini G.Kurmay Başkanı Özel’in verdiğini belirtiyor. Şüpheli askerlerin, Meclis ve Bakanlar Kurulu tarafından kendilerine verilen görevi yerine getirmiş oldukları ekleniyor. Takipsizlik kararı dosyayı kapatıyor.” (Hürriyet, Şubat 2014.)

Fetret (1)

İktidarın bağrında patlayan bir yolsuzluk olayı hükümet edenlerin pervasızlığı nereye kadar taşıyabileceklerini gösterirken, bir de üstelik Anayasa dahil temel yasalar ve yerleşik kurallar usül kaydırmalarıyla göz göre göre hiçe sayılınca, siyasetin de, devletin de, aklın ve izanın da tanımı değişti.

Başta yurtdaş emeği olmak üzere ülke kaynakları üzerinde estirilen talanın en çiğ haliyle karşı karşıyayız.

İş hâlâ daha başa düşmediyse…

Soygun

Hep küçük soygunlarla uğraşıyoruz. Büyükleri hafsalamızı aşıyor. Biz küçüklerle uğraşırken soygunun büyüğü bir başka dünyada sanki başka boyutlarda yaşanıyor.

Maliye ile büyük ya da büyümekte olan şirketler arasında vergi uzlaşması sağlama çalışması sonuçlandı: Şirketlerin vergi borçlarının toplam %90’ı affedildi! (Radikal, 6 Ocak 2014.)

Başbakanın ve avenesinin böyüyen Türkiye’sinin nasıl böyüdüğünü, ne kadar daha böyüyeceğini birazcık olsun kestirmek istiyorsunuz, kimlerin büyüdüğünü hiç değilse adlarıyla sanlarıyla bir görün. Siz bir şey anlamasanız da önemi yok! Böyüyen böyüdüğüyle kalır.

En son MİT düzenlemesi

Teşkilat-ı Mahsusa değilse Gestapo!

Kişiye özel…

Zamanlama

Erdoğan'ın gedikli Ulaştırma Denizcilik Haberleşme bakanı Binali Yıldırım, yani en büyük yatırımların patronu bakan, baktığı bütün kurumların yolsuzluğa battığı, bu bakanlık bünyesinde ihalelere fesat karıştırıldığı açığa çıkıp kovuşturmalara konu ve bacanağı da işin içinde olunca sıkıştı: "Zamanlamaya dikkat!" dedi.

Ne zamanlaması yahuu...

Din'i kurtaracak

Diyanet şefi Mehmet Görmez, Hükümeti zor duruma düşüren yolsuzluklardan sonra ne yapacağını şaşırdı. Hükümeti temize çıkaracak fetva veremeyeceğine göre, dini hükümetten kurtaracak fetvalara yöneldi. "Dindarların yaptığı kötülüklere ve hırsızlıklara bakıp dinden küsmeyin" diyor.

Vay uyanık vay...

Ya görülmeyen davalar?...

Ergenekon, Balyoz ve bunların türevi olan davalarda "yeniden yargılama" yolu açılıyor. Niçin? Bu davalar yanlışlıkla açılmadı ki, yargılamalar yanlış yapılmış olsun.

Davaları "dava savcısı" olarak Tayyip Erdoğan açtı.

Ama bu davalarda "adil yargılama yapılmadığı" iddiasını ciddiye almak gerekir.

Çünkü bu davaların kotarıldığı "Dolmabahçe görüşmesi" Erdoğan ile Büyükanıt arasında sır olarak kaldı. Dava yargıçları zaman zaman "sizi ihbar eden asıl gizli tanığı ben de tanımıyorum" mealinden açıklamalarda bulundular.

O halde yapılacaksa eğer, "davaların yeniden görülmesi" değil.

"Genişletilerek yeniden görülmesi" uygun olacaktır.

Zekeriya Öz

Dubai'ye gitmiş. 77.000 TL masraf etmiş. "Kendi cebimden" dedi.

Yap-satçı işadamı Ali Ağaoğlu, "ben ağırladım, parası tarafımdan karşılanmıştır" diyerek savcıya sahip çıktı.

Kimin eli kimin cebinde...

Gül operasyonu

Erdoğan HSYK'ya saldırıyor, savcılara, özel yetkili mahkemelere saldırıyor.

Cemaate, Fetullah Gülen'e saldırıyor; beddular ediyor.

Saldırıları da insicamlı değil. Rastgele...

Kime niçin saldırdığını biz anladık. Biz anladık da, Abdullah Gül anlamadı mı?

Bal gibi anladı. Kafadarı Fehmi Koru'yu çağırdı. Git Hoca'dan, ortalığı yatıştıracak bir mektup al getir dedi. Koru mektubu aldı, geldi, Gül'e verdi.

Şimdi ne olacak?

Hiç. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine daha çok var.

Kim öel, kim kala.