Sol Kafe Sohbetleri: HDP dış politika oluşturmalı

kobani-sinir-bw-cropC. Başkanı Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin Kürt meselesi kalmamıştır” demişti.

Kürt meselesini yurtdışına atmak anlamındaysa, söz doğrudur.

Kürt sorununun siyasal taşıyıcısı PKK ise, PKK sorunu yurtdışına çıkarmıştır. Sorun artık Kandil’de ve Rojava’da cereyan etmektedir. Türk devleti açısından sorun “ihraç edilmiş”tir.

Kürt sorunu yurtdışına çıkmışsa, orada yaşanıyorsa, oradan yönetilmelidir.

HDP bunu görmüş ve kabullenmiş izlenimi vermektedir. O halde yeni bir durum doğmuştur ve yeni politikalar gereklidir. HDP yeni ve daha etkin politikalar oluşturmalıdır.

Nuray Mert, galiba Kürt meselesinde gelinen yeni duruma işaret etmek için, “HDP sürdürülebilir bir parti değildir” dedi. Bunu biz de doğru buluyoruz.

Elbette HDP ne yapacağını bizden daha iyi bilir. Ancak bizim de bu konuda bir görüşümüz var ve belki katkısı olur diye, paylaşmak isteriz.

Birincisi; HDP kendini “Kürt bağımsızlık –özgürlük değil– hareketi”nin temsilcisi olarak tanımlamalı. İkincisi; “Demokratik özerklik” talebini geri çekmeli, yerine “federasyon şartı”nı koymalı. Üçüncüsü, sorunu “demokratikleşme”yle çözülecekmiş gibi koymaktan vazgeçmeli, sorun çözülmüş gibi düşünüp birlik-ayrılık bağlamında konuşmalı. Türk parlamentosundaki yerini “temsilcilik” olarak değil, “elçilik” olarak algılamalıdır.

“AKP ile bu işler yürür” yanılgısı ve “yetmez ama evet” safsatası bittiği için Kürt sorununda en zor eşik geçilmiştir. Türk devleti ile Kürt meselesi ancak onun kabulleri çerçevesinde konuşulabilir anlayışının yanlışlığı da artık teslim edilmelidir. Özal’dan biliyoruz ki, Türk devleti federasyon gibi birleşme tekliflerini “demokratik özerklik” gibi ayrılıkçı dayatmalara göre daha kolay benimser.

Bütün mesele, bu noktaya gelinip gelinmediğini ölçebilmektir.

Bize göre gelinmiştir.