“Ya sosyalizm, ya barbarlık”

rosaRosa Luxemburg’un bu unutulmaz çığlığı, korkunç bir güncellik kazanıyor.

Bilim ve teknolojinin çağdaş gelişmesi, kapitalist zarf içinde, dünyayı “gereksiz insanlar” ile doldurmaya başlıyor.

İnsanların hergün büyüyen bir bölümü, gereksizleşiyor. İnsana gerekliliğini kazandırmak, kapitalizmin aşılmasını gerektiriyor.

Peki kapitalizmin aşılması, gereksizleşen insanlardan mı bekleniyor?

Gereksizleşen insanlardaki deha, yoksunlaşmaya karşı terörist tepkileri yetkinleştirmekten başka ne vaad edebiliyor?

Gereksizleşmeye yazgılı insanların, henüz gereksizleşmeden, yazgılarını kendi ellerine almalarından başka hangi çıkış yolu görünüyor?

Henüz gereksizleşmeden, buna yazgılı insanların, gereklilik haklarını yitirmemecesine kazanmaları gerekiyor.

Ve bu insanal utkuyu gerçekleştirmenin, toplumsal yaşamın bütün düzeylerinde etkin bir yönetime gerçekten katılabilmek amacıyla, küresel bir sınıf savaşımından başka bir yolu da görünmüyor.