“Hak verilmez, alınır!” unuttunuz mu?

sisecam-bw-rzsdPartiler seçim vaadlerini sayıp döktüler. Emekliye şu kadar, asgari ücretliye şu kadar. HDP’nin de bu “vasatı” aşamadığı görülüyor. Emekçi partisi böyle olunmaz. Harcıâlem laflarla siyaset yapılmaz.

Emekçilere hiç bir şey vadedilmemeli. “Ben veremem, sen alacaksın” denilmeli. Nasıl alacağı söylenmeli: Direnişle, grevle, mücadeleyle, örgütlenmeyle...

Durum şöyledir: AKP iktidarında emek verimliliği artışı % 70’e ulaşmış, reel ücretlerde ise % 12,5 düşme yaşanmıştır.(MMO, 18. Sanayi Kongresi) En alt gelir dilimindeki 7,3 milyon kişi milli gelirden % 2,1 pay alırken (kişi başına 2.100 dolar), en üstteki gelir grubunu oluşturan 7,3 milyon kişinin payı ise % 32,2 (kişi başına 32.420 dolar) olmaktadır. En düşük gelirli % 10 ile en üst gelirli % 10 arasında 16 misli bir basamak (gelir düzeyi) farkı bulunmaktadır. 22 milyon kişinin dahil olduğu ücretli işçi, memur, esnaf vs. ise milli gelirin % 20,8’ini almakta ve kişi başına ortalama yıllık geliri 6.990 dolar olmaktadır. Böylece Türkiye’de 44 milyon kişi (nüfusun % 60’ı) aylık ortalama 320 TL ile 1.240 TL sınırlarında bir gelir düzeyi ile yaşamaktadır.

Türkiye’de günde 220 iş kazası olmakta ve üç işçi ölmektedir. Ölümlü iş kazalarında Türkiye Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sıradadır. Bugünkü sanayi düzeninde hem reel ücretler düşmekte hem de uzun iş saatleri ve kısa izin süreleri ile çalışanlar yoğun bir sömürü ve ağır koşul altında çalışmaktadır. Çalışma süreleri en uzun olan ülkelerin başında Türkiye gelmektedir (mesaili 53.7 saat). İşyerleri güvensiz ve çalışanlar sağlıksızdır. Ayrıca işsizlik sanayi de % 15, genç nüfusta % 25’tir. Kadın istihdamı 1950’lerde % 50 iken bu gün % 20’nin altına inmiştir. Türkiye bu konuda dünyada en alttaki yedi ülke arasındadır.

Böyle bir ülkenin emekçilerine şu söylenmelidir:

“Sendikalaşmanın bütün engelleri ortadan kaldırılacaktır.

İşçi, memur, polis, yargıç, subay, emekli, herkesin grevli ve toplusözleşmeli sendikalaşma hakkı olacaktır.

Sendika seçme özgürlüğü işyeri referandumlarına bağlanacaktır.

Lokavt ve grev erteleme yasaklanacaktır.

İş garantisi mutlak seviyelere çıkarılacaktır.

Çalışma saatleri ilk 4 yılda % 25 düşürülecektir.

Sendikasız işletmeler kamunun destek ve teşviklerinden yararlandırılmayacaktır.

...vb.”

Emekçiden yana siyasi partiler emekçi’ye vermezler. Önünü açarlar. Kimden ne alacağını, ne kadar ve nasıl alacağını emekçi herkesten iyi bilir.

Siyasetse ciddiyet lütfen!

Not: 12 Eylül’den önce grev hakkı olan işçiler devlet memurlarından 5-7 kat daha fazla gelire sahipti. Örneğin memur 1200 TL aylık alırken Erdemir’de aylık işçi geliri 8000 TL idi. Genel müdürler, “şoforüm benden çok kazanıyor” diye yakınırlardı. Kenan Evren grevi niçin yasakladığını anlatırken; OLEYİS işçilerini kastederek, “Benden fazla alıyorlar” demişti.