24 Nisan 1915

april24victims-rszMiladi takvimle ifade edilen bu tarih –İstanbul’dan 250 kadar Ermeni’nin bir gecede toplanıp ertesi gün trenle Anadolu’daki iki sürgün kampına gönderilmesi– soykırımın başlangıcı kabul edilir.

Gerçi II. Abdülhamid istibdadında 1890’larda ve 1903’de (ikinci kez Sason’da) Kilise rakamlarına göre toplam 300.000, Türk kaynaklarına göre daha az sayıda Ermeni öldürülmüştü, Abdülhamid’e karşı II. Meşrutiyeti getiren İttihat ve Terakki de 1909’da aynı yola başvurmuştu.

Ne var ki, 1915’ten itibaren Ermenilere uygulanan planlı, sistemli bir toptan imha planıydı. Deportasyon’un amacı buydu. Yollarda öldürülecek ve ölecek olanların yanı sıra, Suriye çöllerine gönderilecekler de orada ölüme terk edileceklerdi.

Nitekim Balkan Harbi nedeniyle Ege’deki Rumların Deir El Zor’a gönderilmesi söz konusu edildiğinde, “Buraya gelirlerse ölürler” diye itiraz edenler olmuştu. Şimdi Ermeniler oraya götürülüyorlardı. Ölsünler diye.

Ermeni toplumuna mensup aydınların, sanatçıların, fikir insanlarının ve ruhani liderlerin tasfiyesiyle işe başlanması planın sistematik olduğunun ilk işaretiydi. Daha önce gayrı resmi olan, ama Ağustos 1914’te resmiyet kazandırılan Teşkilat-ı Mahsusa emrine cezaevlerinden çıkartılmış kriminallerin, Giresunlu Osman misali eşkıya çetelerinin verilmesi, ayrıca Kafkas ve Balkan göçmenlerinden çok sayıda çetenin oluşturulması soykırım hazırlıklarının 24 Nisan’dan önce başlamış olduğunu gösteriyordu.  Sözünü ettiğimiz silahlı gruplar Anadolu’nun çok sayıda şehir ve kasabalarından yola çıkartılan tehcir kafilelerin yanına verilince, onların tehcirdeki işlevleri anlaşılacaktı.

[Okuma- yazması bile olmayan, “ben cahil bir insanım” diyen Osman Ağa Balkan Harbinden döndükten sonra Rum ve Ermeni zenginlerini öldürüp bir hayli dünyalık yapmış, Teşkilat-ı Mahsusa’da sivrilmiş ve çetesiyle Karadeniz’de 1915 Ermeni soykırımında, daha sonra 1919’da 9000 Pontos’lu Rum’un katlinde faal olmuş, Kemal Paşa tarafından Çankaya’ya Muhafız Birliği kumandanı yapılmış, 1921’de 1200 adamıyla orduya yardım için gönderildiği Koçgiri’de bu kez Kürtlerin katili olmuştur. Askeri birliğin kumandanı Sakallı Nureddin Paşa ise Koçgiri’ye giderken “’zo’ları halletmiştik, şimdi sıra ‘lo’larda” diyen generaldir. 9 Eylül 1922’de –aldığı emir üzerine– İzmir’in Rum, Ermeni ve Levanten mahallelerini yakacak kişi de gene odur.]

Nitekim 24 Nisan 1915’ten 5 hafta sonra (27 Mayıs 1915’te) –resmi adı “Sevk ve İskân Kanunu” olan– Tehcir Kanunu (Kanun kuvvetinde kararname) çıkartılarak ve yürürlüğe konulunca, 24 Nisan’ın neyin habercisi olduğu daha iyi anlaşılacaktı.

BİR GECEDE TOPLAYIP GÖTÜRDÜLER

Tarihin kara sayfalarına ilişkin birkaç hatırlatmadan sonra 24 Nisan kurbanlarını anarak yazımıza devam edelim.

Haftanın 1. Gününe rastlayan 24 Nisan Cumartesi akşamı –bugünkü dille– polis operasyonu başladı. Önce Taşnaksutyun Fırkasının Beyoğlu Sakızağacı’ndaki (şimdi Atıf Yılmaz Cad.) merkezi ve partinin –31 Mart’ta yasaklanmış olan– gazetesi Azadamard (Özgürlük Mücadelesi) idarehanesiyle matbaası basıldı, oradakiler karakola götürüldü.

Evlerinden alınacak olanlar için ise gece çok geç olmayan saatler öngörülmüştü.

Bu şekilde çoğu Pangaltı’da olmak üzere karakollarda toplanan Ermeniler aynı gece itfaiyenin araçlarıyla Sultanahmet Camiin karşısındaki (bir bölümü Mehterhaneye ayrılmış) Hapishane-i Umumi’ye götürüldüler. [O sırada Sultanahmet’te tek hapishane vardı, sonradan “Sultanahmet Hapishanesi” diye ünlenecek olanı “Cinayet Tevkifhanesi” adıyla 1919’da açılacaktı.  Bugün Türk ve İslam Eserleri Müzesi olan tarihi İbrahim Paşa Sarayı, o yıllarda hapishane olarak kullanılmaktaydı. Siyasiler gelecek diye hapishane birkaç gün önceden boşaltılmış, temizlik yapılmıştı.]

Polise verilen listelerdeki isim benzerliğinden dolayı yanlışlıkla götürülenler de vardı. Mesela Şehir Emaneti (Belediye) için sokak hayvanlarını toplayan biri ya da kasap olan bir başkası yanlışlıkla götürülenlerdendi.

Alınacak olanların listesi üç ay önceden yapılmış, hepsi izlenmişti. O kadar çok insanı bir gecede toplamak epeyce hazırlık yapıldığını gösteriyordu.

Sultanahmet’e sevk edilenlere hiçbir açıklama yapılmamıştı. Oysa Devlet onları nereye sevk edeceğini biliyordu. Bir kısmı Ankara’nın Ayaş’ına, diğerleri ise Kastamonu’ya bağlı Çankırı’ya nakledilecekti.

25 Nisan akşamı bir kısmı otobüsle, diğerleri ise çok sayıda asker nezaretinde yaya olarak Sirkeci’ye, oradan bir Şirket-i Hayriye vapuruyla Haydarpaşa’ya götürüldüler, kendilerini bekleyen şimendifere bindirildiler. Tren Ankara’ya varırken, 71’i Sincan’da indirilip at arabalarıyla Ayaş’a, geri kalanı ise Ankara İstasyonundan iki gün süren araba yolculuğundan sonra Çankırı’ya götürüldüler. Sonraki günlerde getirilenler birlikte her iki toplama kampındakilerin sayısı 250’ye varacaktı.

Çankırı kampına götürülenler kamptan çıkıp şehirde dolaşabiliyorlar, ev tutabiliyorlardı, Ayaş’takilere ise kaçabilirler diye ağır mahkûm muamelesi yapılıyor, hapishanede tutuluyorlardı.

Saptanabildiği kadarıyla, 250 kişiden 174’ü yargısız, sorgusuz, sualsiz öldürülmüş, 76’sı ise sağ kalabilmiştir. Öldürülenlerin çoğunun kırsal alanlara götürülerek ateşli olmayan silahlarla, Yozgat’a, Diyarbekir’e mahkemeye veya Deir el Zor’a sevk ediliyor olanlar ise yolda bizzat sevk eden jandarmalar ya da Teşkilat-ı Mahsusa çeteleri tarafından öldürülmüşlerdir. [Ayrıntılar için bak:  “24 Nisan 1915, İstanbul, Çankırı, Ayaş” Nesim Ovadya İzrail, İletişim Yayınları, İstanbul, 2013.]

AYAŞ VE ÇANKIRI’YA “DEPORT EDİLENLER”DEN BAZILARI:

Ayaş ve Çankırı’ya –şimdiki C. Başkanı’nın kullandığı kelimeyle– “deport edilen” kimselerden bazıları şunlardı (adlarının yanına “kurtulduğuna” dair not düştüklerimiz dışında hepsi öldürülmüştür, bazılarından ise hiç haber alınamamıştır):

•    Dikran Kelekyan - Yazar, üniversite hocası ve Sabah gazetesi sahibi.
•    Vartkes Serengülyan - Ermenice dil öğretmeni, Meclis-i Mebusan’da Erzurum Mebusu.
•    Hovhannes Kılıçyan (Sarkis  Srent) – Eğitimci, çevirmen. Eşinin Ermeni Protestan rahibinin kızı olması nedeniyle Kılıçyan Deir el Zor’a gönderilmedi, ölmekten kurtuldu. 1922’de 200 yetim çocuğu Romanya’ya geçirdi, orada yetimhane müdürlüğü yaptı.
•    Taniel Varujan (Çubukaryan) - Şair, yazar, “Mehian" (Mabed) adlı modern edebiyat grubunun ve dergisinin kurucusuydu, yolda organları kesilerek işkenceyle öldürüldü.
•    Rupen Sevag (Çilingiryan) - Doktor, şair, yazar, Lozan’daki Tıp tahsilinden sonra döndüğünün ertesi yılında 30 yaşındayken öldürüldü.
•    Paşayan Karabet Efendi - Doktor, yazar, Osmanlı eski mebusu Ermeni Milli Meclisi üyesi.
•    Levon Larents (Kirişçiyan) - Yazar, çevirmen,“Tsayn Hayrenyats” (Vatanın Sesi) ve “Murc” (Çekiç) gazetesi yazarıydı, Kur’an’ı Ermeniceye çevirdi, Mesnevi’yi de çevirirken götürüldüğü Ayaş’ta öldürüldü.
•    Nazaret Dağavaryan - Doktor, yazar.
•    Keğam Parseğyan - Yazar, gazeteci, öğretmen.
•    Ardaşes Harutunyan - Yazar, gazeteci.
•    Mihran Agasiyan - Şair ve müzisyen.
•    Boğos Danyelyan - Avukat.
•    Dikran Çöğüryan - Yazar, ressam, öğretmen ve yayıncı. Vostan gazetesi editörü.
•    Gomidas Vartabed - Müzisyen, rahip. Halide Edib Hanım’ın çabasıyla kurtuldu.
•    Hagop Terziyan - Eczacı.
•    Haig Tiryakiyan - Ermeni Milli Meclisi üyesi.
•    Harutyun Şahrigyan - Siyasetçi, avukat.
•    Kapriel Serovpe Noradungyan - Hukukçu, siyasal bilimci, Sorbon profesörü.
•    Şavarş Krişyan - Yazar, Osmanlıda ilk spor dergisi olan “Marmnamarz”ın  (Beden Eğitimi)  kurucusu.
•    Aram Andonyan - Yazar, Çankırı’dan Ankara Hastanesine sevkedildi, oradan Resul Ayn’a, sonra Halep’e götürüldü, sağ kaldı, savaştan sonra Paris’e yerleşti, kitaplar yazdı, tehcir anılarını anlattı, Türk yetkililerin kabul etmedikleri Mehmed Talat’ın talimat telgraflarından 5’ini yayınladı.   
•    Hovannes Kimpetyan – Şair.
•    Yenovk Şahin - Shakespeare oynamış, zamanın ünlü bir tiyatro oyuncusuydu, Ayaş’ta işkeneyle öldürüldü.
•    Aram Yerçanik - Bahçekapı’da lokanta sahibiydi, Ermeni aydınlar lokantasında buluştukları için götürüldüğü Çankırı kampında öldü.
•    Levon, Mihran ve Kevork Kayıkçıyan kardeşler - iş adamı (Üçü de öldürüldü).
•    Kevork Hürmüz - İstanbul London Times muhabiri.
•    Harutyun Cangülyan - Siyasetçi, yazar.
•    Melkon Gürciyan (Hrant) - Yazar, profesör, gazeteci.
•    Harutyun Kalfayan - Makriköy (Bakırköy) Belediye Reisi.
•    Hampartsum Boyacıyan - Siyasetçi, doktor, 1908 sonrası Ermeni Milli Meclisi'nde Kumkapı delegesi, Osmanlı Meclis-i Mebusan’da Adana Mebusu.
•    Vramşabuh Samuelov - Tüccar, bankacı.
•    Armen Doryan - Sorbon mezunu, şair, gazeteci (öldürüldüğünde 23 yaşındaydı).
•    Mihrdat Haygazn - Eğitimci ve Ermeni Millet Meclisi üyesi.
•     Jak Sayabalyan (Paylag) - 1901-1905 arasında Konya’da Britanya Konsolosluğunda tercümandı, Konsolos Yardımcısı oldu,1909'dan sonra İstanbul’da gazetecilik yapıyordu.
•    Gigo (Krikor Torosyan) - Gazeteci, mizah yazarı.
•    Hampartsum Hampartsumyan – Yazar.
•    Simbad Pürad - Romancı, “Pünig” gazetesi, “Kağapar” (Fikir) dergisi yazarı, Ermeni Milli Meclisi üyesi.
•    K. Haçik (Karekin Çakalyan) – Yazar.
•    Rostom (Rüstem Rostomyants) - Tüccar
•    Husig A. Kahanay Kaçuni - Din adamıydı, Meskene’de hastalıktan öldü.
•    Kevork Ferid - Tasvir’i Efkâr gazetesi yazarı.
•    Abraham Hayrikyan - Türkolog, Ardi Koleji Müdürü, Ermeni Milli Meclisi üyesi.
•    Mıgırdıç Hovanesyan - Ôğretmen.
•    Aristakes Kasparyan - Avukat, işadamı, Ermeni Milli Meclisi üyesi.
•    Püzant Keçiyan - “Piuzantion” (Bizans) Gazetesi sahibi, tarihçi. (Aklını oynattığı için serbest bırakıldı.)
•    Haçig Bardizbanyan – Doktor.
•    Vramshabuh Samueloff - Banker, Rusya Ermenisi.
•    Sarkis Suin (Süngücüyan) - “İravunk”(Hak) gazetesi, yazarı. 1 Haziran 1915’de götürüldü, bir daha haber alınamadı.
•    Sarkis Parseğyan (Şamil) - “Aşkhadank” (Emek) gazetesi yazarı.
•    Onig Mağazacıyan - Kumkapı Progresif Cemiyeti Reisi.
•    Sarkis Minasyan  (Aram Aşot) - Taşnakyutsun’un gazetesi Droşak’ın (Bayrak) başyazarı, 1909 sonrasında öğretmen, yazar ve eylemci; Ermeni Milli Meclisi üyesi.
•    Haçik İdareciyan - Öğretmen.
•    Harutyun Konyalıyan - Terzi.
•    Artin Koço - Fırıncı.
•    Krikor Hürmüz - Yazar, gazeteci.
•    Zareh Mumciyan - Tercüman.
•    Nerses Zaharyan - Eğitimci, Ermeni Milli Meclisi üyesi.
•    Aris Israelyan - Öğretmen ve yazar.
•    Nerses Papazyan - Azadamard (Özgürlük Mücadelesi) gazetesi yayın yönetmeni, eğitimci ve din adamı.
•    Parseğ Şahbaz - Avukat, gazeteci, köşe yazarı.
•    Garabet Sarrafyan - Devlet memuru.
•    Mihran Tabakyan - Eğitimci, yazar.
•    Vahan Kehyan – Eğitimci, zanaatkâr.
•    Stepan ve Krikor Miskiciyan - Doktor ve Eczacı, iki kardeş Yozgat yolunda öldürüldü.
•    Teodoros Manzikyan - Tüccar.
•    Zareh Mumcuyan - Rusya Konsolosluğunda mütercim (Yanlışlıkla alınmıştı, ama Yozgat yolunda öldürüldü).
•    Garabed Paşayan Han - Doktor, Ermeni Milli Meclisi üyesi, eski Mebus,  işkenceyle öldürüldü.
•    Krikor Yesayan - Fransızca ve matematik öğretmeni, çevirmen.
•    Zabel Esayan - Romancı, şair, yazar, mütercim.
•    Siamanto - Azadamard yazarı, şair, siyasetçi, Ermeni Milli Meclisi üyesi, Osmanlı mebusu.
•    Krikor Zohrab - Alınanlar arasındaki en tanınmış olandı. Yazardı, ünlü bir avukattı, şairdi,  profesördü, üç kez  Mebus seçilmişti, Mehmed Talat’la doğrudan ilişkileri vardı, gözaltılar yapılırken kaçmadı, onları kurtarmak için Padişah’a başvurdu, Talat’la görüştü, ama ertesi gün o da alındı. Vartkes Serengülyan ile birlikte Halep üzerinden Diyarbekir’e götürülürken kaçma imkânı olduğu halde kaçmadı, Mahkemeye çıkacağını söylüyordu. Çerkez Ahmet, Mülazim Halil ve Mülazım Nazım tarafından ikisi de kafaları taşla ezilerek öldürüldüler.
•    Nişan - Kumkapıda dövmeci.
•    Yervant Odyan - Yazar, gönderildiği Hama’da Müslüman yapıldı, askeri dikimevinde çalıştırıldı, Deir el Zor’daki Alman kumandanına tercümanlık yaptı, bu sayede orada ölenlerin sayılarını ve polislerle diğer yetkililerin Ermeni kadınlara nasıl el koyduklarını anlattı.
•    Ardaşes Harutunyan - Ermeni edebiyatının önde gelen bir şairiydi, Temmuz 1915’te gözaltına götürüldü, oğlunu ziyarete gelen babası da alındı,  ve 26 Ermeniyle birlikte İzmit’e sevkedildi, babası da, kendisi de süngülenerek öldürüldü.
•    Tlgadintsi - Yazar, öğretmen.
•    Rupen Zartaryan - Yazar, şair, siyasetçi.
•    Yeruhan - Yazar, şair.
•    E. Agnuni (Haçadur Malumyan) - Gazete yöneticisi, 1908 devriminde önemli bir rol oynamış siyasi şahsiyet.
•    Rostom Rostomyants – Tüccar.
•    Parunak Ferukhan - Bakırköy Belediye Meclisi üyesi, viyolonist.

12 tutuklu Gomitas Vartabet, Piuzant Keçiyan, Dr. Vahram Torkomyan, Dr. Parseh Dinanyan, Haig Hocasaryan, Nişan Kalfayan, Yervant Tolayan, Aram Kalenderyan, Noyig Der-Stepanyan, Vrtanes Papazyan, Karnik Inciciyan ve Beyleryan  İstanbul’a dönerek kurtulanlar arasındaydılar.

Dört sürgün Konya’ya geri gönderilmişlerdir: Apig Miubaheciyan, Atamyan, Herbekyan ve Nosrigyan Ankara Valisi Mazhar Bey’in Dahiliye Nazırından gelen emirleri dinlememesi sayesinde kurtulmuşlardır. Fakat  Merkez, 1915 Temmuz‘unda Valiyi görevden almış, yerine Fırkanın Merkez-i Umumi âzası Atıf Bey’i atamıştır.

Ölümden kurtulanlar arasında bestekâr Gomidas Vartabet’in başına gelenler bir başka trajedidir. Şöhreti Avrupa’ya yayılmış olan bu müzikçi Ezanı da bestelediği için Müslümanların da gönlünü kazanmıştı, yazar Halide Edib (Adıvar) İttihatçı dostlarından rica ederek İstanbul’a gelmesini sağladı. Sanatçı pasaport alıp Fransa’ya gidene kadar ruh sağlığını tamamen yitirdi ve 1935’te ölene kadar Paris’te akıl hastanesinde kaldı. [24 Nisan ve Tekleştirme, 22. 04. 2011, Sesonline.net]

15 HAZİRAN 1915:
PARAMAZ VE ARKADAŞLARININ İDAMI

Sosyalist Ermeni Paramaz (Madteos Sarkisyan) ve 19 arkadaşının 15 Haziran 1915’te Beyazıt Meydanı’nda asılmaları da 24 Nisan 1915’te başlayan yok etme sürecinin bir parçasıydı, ayrıca ülkede yeni filizlenmiş sosyalist hareketi boğmak amacını taşımaktaydı.

Sosyal Demokrat Hınçak Partisinin 1913’te Köstence’de yapılan 7. Kongresinde Mehmed Talat’ın öldürülmesi yolunda karar alındığına dair Osmanlı makamlarına ihbar yapılması üzerine başlayan tevkifatta 120 kadar Ermeni Temmuz 1914’te göz altına alınır, Kongreye katılmamış, ama Merkez Komitesine seçilmiş olan Paramaz da aralarındadır.  İşkenceli uzun sorgulamalardan sonra bir kısmı tutuklanarak Sultanahmet’teki hapishaneye konulur, yarıdan fazlası serbest bırakılır.

Dr. Yeghig Ceredyan’ın arşivine göre 1898’de Van’da yargılanmış olan Paramaz’ın mahkemedeki şu sözleri o günün bir Ermeni devrimcisinin görüşlerini yansıtması bakımından bir belge kabul edilebilir, bugünkü Türkçeyle ifade edecek olursak:

"Bizim istediğimiz eşitliktir, biz katı milliyetçi değiliz, talebimiz Ermeni, Türk, Kürt, Alevi, Laz, Yezidi, Süryani, Arap ve Kıptilerle birlikte eşit koşullarda kardeşçe yaşamaktır. Bir devrimci olarak bu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum. Ama Osmanlı devletinin tutumu onu Türkçülüğe götürüyor. Yüzlerce yıl önce bu topraklara geldiğiniz noktaya, Türkçülüğe geri dönüyorsunuz."

Paramaz bu sözleri İttihat ve Terakki iktidara gelmeden on sene önce söylüyordu. Yani II. Abdülhamit devrindeki zihniyet Türkçülüktü, onu devirmiş olanlar da aynı politikaya devam etmişler ve Anadolu’yu Türkleştirmek için 1913’te Ege’de –İttihatçı Mahmud Celal’in (Bayar) rakamıyla– 200.000 Rum’u öldürmüşler veya kaçırtmışlardı. Şimdi de 24 Nisan 1915’ten itibaren Ermenileri Anadolu’dan siliyorlardı.

10 Mayıs 2015’te Divan-ı Harb denilen askeri mahkemeye çıkartılan siyasi tutuklulara 2’si gıyaben olmak üzere 22 idam cezası verilir. Cezalar Padişah tarafından tasdik edildikten sonra Harbiye Nazırı Enver Paşa infaz emrini verecek ve 20 Ermeni ihtilalci 15 Haziran sabahı Beyazıt Meydanında asılacaklardır.

İdam sehpasına ilk çıkarılan Paramaz “Siz, sadece bizim vücudumuzu yok edebilirsiniz, fakat inandığımız fikirleri asla... Yarın Ermenilik, Şarkta hür ve sosyalist Ermenistan'ı selamlayacaktır, yaşasın sosyalizm!" diyerek ölüme gider. Diğer arkadaşları da sehpada benzer sözler söylerler.

Atlı bir arabaya üst üste konularak Edirnekapı Ermeni mezarlığına götürülen 20’ler, Aram Açıkbaşyan'ın vasiyeti gereği toplu mezara gömülürler. [Ayrıntılar için bak: “Ermeni Devrimci Paramaz”, Kadir Akın, Dipnot Yayınları, 2015.]

İdam edilenlerin adları (ve takma adları):

Vahan Boyacıyan, Aram Açıkbaşyan, Bedros Torosyan (Dr. Benne), Armenak Hampartsunyan, Simbat Kılıçyan (Angudi-Parasız Bedros), Hagop Basmacıyan, Minas Keşişyan (Kapriyel Keşişyan veya Samsunlu Sarı Haçik), Mıgırdıç Yeretsyan, Hrant Yegevhan, Yeremya Manayan (Yeremiya Matosyan, Yeremya Manukyan), Karekin Boğosyan, Kegab Vanikyan (Küçük Vanlı), Kamig Boyacıyan, Hovhannes Der-Ğazaryan (Hovhannes Yeğiazaryan), Boğos Boğosyan, Murad Zaharyan (Hagop Ğazaryan), Tovmas Tomasyan, Abraham Muradyan, Yervant Topuzyan (Panvor) (anlamı işçi, 20 yaşındaydı).

İlk yayın: 25 Nisan 2015, sesonline.net.