Cahil olan kim?

insaat-bw-cropMerkez Bankası Başkanı ile C.Başkanı Recep Tayyip Erdoğan kavgasında hemen herkes MB’nin ve savunucusu Ali Babacan’ın arkasında saf tuttu. “Petrol fiyatları bu kadar düşmüşken faizleri niye düşürmüyorsunuz” diye soran Erdoğan, ulema iktisatçılar ve siyasetçiler tarafından; “sen ne anlarsın, karışma” denilerek cahillikle suçlandı. Oysa ortada ‘cahil’ falan yok, menfaat grupları var. Erdoğan inşaat tekellerini tutuyor. Başçı’yı, Babacan’ı ve Mehmet Şimşek’i destekleyenler ise AB ve ABD’nin finans tekellerini. Burada soru; “Sen kimin adamısın?” olmalı. Erdoğan da zaten bunu sormaktadır.

AKP ekonomi siyasetinin inşaat sektörü siyaseti olduğunu TÜİK verilerinden açıkça görürüz, buyurun:

                                GENEL GELİŞME HIZI    İNŞAAT SEKTÖRÜ GELİŞME HIZI

2004                                      % 9.4                                    % 14.1
2005                                      % 8.4                                    % 9.3
2006                                      % 6,9                                    % 18.5
2007                                      % 4,7                                    % 5,7
2008                                      % 0,7                                    % -8,1
2009                                      % -4,8                                   % -16,1
2010                                      % 9,2                                    % 18,3
2011                                      % 8,5                                    % 11,2
2012                                      % 2,1                                    % 0,6
2013                                      % 4,1                                    % 7,0
2013  1. Dönem                   % 3,1                                    % 5,8
2013  2. Dönem                   % 4,6                                    % 7,5
2013  3. Dönem                   % 4,2                                    % 8,5
2013  4. Dönem                   % 4,5                                    % 6,1
2014  1. Dönem                   % 4,7                                    % 5,1
2014  2. Dönem                   % 2,1                                    % 2,6
2014  Altı Aylık                     % 3,3                                    % 3,8

İnşaat tekelleri istiyor: Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’nın İnşaat Sektörü Raporu var. Diyor ki; “Hem arz hem de talep yönlü konut sektörüne bakıldığına faiz oranları ve risk öngörülebilirliği önemlidir. Konut kredileri faiz oranındaki değişim hane halkının konut satın alma talebini belirlemekte, dolayısıyla konut kredisi faiz oranında meydana gelen düşüş hane halkının konut satın alma talebini artırmaktadır.”

İnşaat sektörü bunu derken Erdoğan’ın susmasını istiyenler, onun bir inşaat sektörü siyasetçisi olduğunu unuttukları gibi, inşaat sektörünün attığı çığlıkları da duymamaktadırlar.

İnşaat sektörünün durumuna bakalım:

Aralık 2014:        134 bin 666 konut satıldı.
Ocak 2015:         86 bin 167’de konut satıldı.
Düşüş: % 36.

Erdoğan da zaten Ocak’ta konuşmaya başladı.                                                                                                               

Üretilen her 100 konuttan ancak 75’i satılabiliyor. Konut stokları şişiyor, iş bitirme yavaşlıyor: 2014 yılında 1 milyon 14 bin yapı ruhsatına karşılık oturma izin belgesi sayısı 766 bin 527’de kalıyor. İnşaat çalışılan saat endeksi de 2014 yılında, bir önceki yıla göre %14,5 azaldı. İnşaatçı konuşmayacak da, kim konuşacak?

Sektörün bu durumu; hem yeni projelerin realize edilebilmesi hem de stokların eritilebilmesi için rutin dışına çıkan destekleri gerektiriyor. Bu destekleri Davutoğlu bulup buluşturup veriyor. Konut için para biriktirene ve bankada 5 yıl tutana “peşinata katkı” teşviğini getirdi. Ama bu çerez bile değil. Önemli olan konut kredisine uygulanan faiz oranlarını düşürmek, bununla talebi desteklemek. Bir de; üreticiyi desteklemek var. Kredi alacak ki, konut üretsin. Biliniyor ki gayrimenkul sektörü ülkenin Doğusu’nda peşin, Batısı’nda krediyle çalışıyor.

2015 yılında konut kredilerinde aylık faizler 10 yıl vadede 0,89 ila 1,29 arasında seyrediyor. Bu oranlar 2013 yılı sonunda 0,90 altına inmiş, 2014’te ortalama 1,15 düzeyinde seyretmişti. Halen 0,90 sektörde uygulanan en düşük faiz oranı. Üst bantta oran 1,30’a kadar çıkıyor. Tüketicide faiz inecek beklentisi var.

C. Başkanı Erdoğan konuşunca dolar kuru yükseliyor diye itirazı olanlar var. Bundan da Erdoğan ve inşaat sektörü yararlanıyor. Faizler düşerse konut satıcısı müteahhitler sevinecek, kur yükselirse yabancı alıcılar için Türkiye’de konut alımı cazip hale geleceği için gene müteahhitler sevinecek.

İnşaatçıları Erdoğan savunmayacak da kim savunacak? AKP “havuz oluşturacağız, para verin” dediğinde , kaç finansçı para verdi? Dolarları tomar tomar getirenler inşaatçı tekeller değil miydi? Erdem Başçı’nın bağımsızlığını savunanlar kaç kuruş getirdiler! Her şeye rağmen siyaset biraz da “vefa” değil midir? Şöyle diyor kendi reklamında müteahhit Ahmet Ağaoğlu: “MB düşürmezse ben düşürürüm faizi!” Milyonlar hep bir ağızdan allah razı olsun demedi mi?

***

Erdoğan’ın MB başkanı Erdem Başçı’ya savaş açması, İngiliz ve ABD bankacılarının sevgilisi Ali Babacan’ı siyasetin dışına şutlaması ayrıca başka yararları da olduğu için desteklenmeli, en azından sempatiyle seyredilmelidir. Çünkü Gelişmekte Olan Ülkeler (GOÜ), başka silahları olmadığı için, küresel basınca kendi merkez bankaları politikaları ile yanıt verirler. Şili, Brezilya, Peru, Polonya, Tayland, Rusya, Meksika, Türkiye gibi ülkelerin merkez bankaları, fon oynaklığının yaratacağı sarsıntıları faiz politikalarıyla hafifletebilirler. Onların MB’leri yapıyor, Türkiye MB’si kılını kıpırdatmıyor. Üstelik petrol fiyatları ödemeler dengesini iyileştirdiği halde.

Ayrıca; sektör siyaseti yapan Erdoğan ülke ekonomisini de güçlendirmek istiyor. Unutulmamalı, inşaat sektörü yatırımlarının ekonomik büyümeye etkisi, sabit sermaye yatırımı gibidir.

Hâlâ aklınızda Erdoğan’a sorulacak sorular kaldıysa, boşverin sormayın. Yok efendim, ekonomi bilimi varmış, ekonomik gerçeklikler varmış, faizler enflasyonu değil, enflasyon faizleri yükseltirmiş… Bunların hepsi zırvadır. İktisadın aritmetiği siyasette doğru olamaz. Ekonomiye “battı balık yan gider” diye bakamıyorsanız, siyasete hiç bulaşmayın; bulaştıysanız eğer, katiyyen iktidara gelmeyin.

İsteyen Erdoğan’a karşı çıksın, TÜSİAD’ı savunsun; ben düşündüm taşındım, çıkarımı faizlerin sıfıra (%0) inmesinde gördüm. Bu nedenle ve sadece bu kavgada C.Başkanı Erdoğan’ı destekliyorum.