Solda imkan

bhh-alpertas-bw-cropHDP'nin %10 seçim barajını aşıp aşamayacağı 7 Haziran seçiminin ana konusu haline geldi. Çünkü CHP ve MHP'nin her hangi bir çıkış veya yükseliş gösteremeyecekleri açıkça görülüyor. HDP barajı aşarsa AKP'ye ilk "sandık çelmesi" takılmış olacak. Aksi halde ise AKP 330 sandalye eşiğini aşarak anayasayı değiştireceği bir siyasal güce erişecek. HDP'nin "kilit parti" haline gelmesinin nedeni bu.

HDP'nin seçim barajını aşabilmesi için yuvarlak hesap, konsolide olmuş 3 milyon oyunu 5 milyona çıkarmasına bağlı. Bunun için iki ihtimalin birlikte gerçekleşmesi şart görünüyor. Bunlardan biri, HDP'nin Kürt seçmen tabanının genişlemesi, diğeri de Türkiye solunun HDP ile geniş bir seçim işbirliğine girmesidir. Birinci olanak  var gözüküyor. Çünkü HDP'ye mesafeli belli bir Kürt seçmen kitlesi AKP'nin çözüm sürecinde samimi olmadığını görüyor ve güçlendirilmiş bir HDP ile hükümete "çözüm"ün dayatılabileceğini düşünüyor. Türk solunun ağırlıklı kesimi ise HDP ile seçim işbirliği yapmaktan şimdilik kaçınıyor.

Türk solunun HDP'ye bakışını Birleşik Haziran Hareketi adlı oluşumun politikasına bakarak ölçebiliriz. BHH'nin bileşenlerinden ÖDP'nin genelbaşkanı Alper Taş HDP ile seçim işbirliğine uzak olmalarını şöyle ifade ediyor: HDP Kürt sorunun çözümünü öne alıyor, toplumsal mücadelelerle yeterince ilgilenmiyor... Bu tesbit doğrudur. Fakat Alper Taş, CHP-HDP-BHH arasında yapılacak bir seçim işbirliğine sıcak bakıyor. Bu bakışa göre çözümleyici siyasal güç CHP oluyor. CHP olunca HDP ile işbirliği olabiliyor, CHP olmazsa olamıyor. Siyasi literatürde bu tür politikalara "kuyrukçuluk" denilir.

BHH içinde Kürt siyasi hareketine karşı tavrı İP-MHP çizgisine yakın milliyetçi-kemalist unsurlar da var. Örneğin Merdan Yanardağ gibiler. Bunlara "Kürt düşmanı" bile denilebilir. Ancak ÖDP ve halen iki kardeş parti gibi duran TKP'ler BHH içinde sosyalist-komünist ağırlığı teşkil ediyor. BHH ile polemik yapmak bu nedenle yararlıdır.

HDP, içinde Türk solundan bazı partiler olsa bile, mükerrer bir Kürt siyasi partisidir. Bu durumda, Türk sosyalistlerinden ve komünistlerinden oluşan BHH'nın HDP ile seçim işbirliğine girmesi yanlış mı olur, doğru mu? "Güncel siyaset" –reel politik– açısından bunu tartışıp ölçmek gerekir.

Diyelim ki “yanlış"tır. Engels'in "yanlış"-"doğru" tartışmasına ilişkin uyarıcı bir formülasyonu vardır, dünya tarihi bağlamında söylenmiştir, tekil siyasi problemlere de indirgenebilir, şöyledir: "Dünya tarihi açısından 'doğru' olan güncel siyasette 'yanlış' olabilir. Güncel siyasette 'doğru' olan dünya tarihi açısından 'yanlış' olabilir."

HDP'nin seçim barajını aşmasının doğuracağı siyasi sonuçlar Türk solunun genel toplumsal-sınıfsal mücadelesi açısından da önemli ise HDP ile seçim işbirliği "yanlış" olsa bile yapılmalıdır.