Hayat Ağacı (Haziran 2017)

CHP’nin bardağı
Hüseyin Hasançebi
Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

Ermeni meselesini unut gitsin!

kaiser-wilhelm-geliboludaTürkiye’de iki solcu ne zaman bir araya gelse lafa; “Ne çok Ermeni öldürdük, ne çok Rum kestik, ‘soykırım’ yaptık...” diye başlar oldu. Bu parantez artık kapatılmalı, çözüme odaklı ciddi yaklaşımlar sergilenmeli.

İşte yanlış örneklerden biri: “Hirant’ın arkadaşları”, Hirant davasını Ergenekon davasının içine sokmak istemişlerdi. AKP gözden kaçmıştı. Ermeni Meselesi’nin 100. Yılında şimdi, “Hirant’la yüzleş, Soykırımla yüzleş!” diyorlar. Bu da yanlış. Hirant Dink cinayetinin 1915 soykırımının devamı olduğunun söylenmesi, aynı nedenlere dayalı olduğunun söylenmesidir. Kafa karışıklığı yaratır. Hirant Olayı’nın “soykırım” ile ilgisi ne? AKP gene gözden kaçıyor. Bu yanlışların öncülüğünü üstelik, Türkiye’deki “liberal!” ve AKP yandaşlığıyla sicilli Ermeni aydınlar yapıyor, Türk liberal aydınlar da destek veriyor.

Ermeni meselesi 100. yılında Türkiye’de doğru ele alınmalı ki, çözümüne bir katkı olabilsin. Osmanlı Ermeni Olayı’nın “soykırım” ” (jenosid) olup olmadığını tartışmak artık abestir. Çünkü hukuki tartışma bitmiş, siyasal tartışmaya geçilmiştir.

Sorunun çözümüne doğru ilk kapıyı açacak olan; Türk devletinin 1915 Ermeni olayındaki sorumluluğunu kabul etmesi ve bu kabulün getireceği bütün sonuçlara razı olduğunu açıklamasıdır. Bu ise imkânsız denilecek kadar zordur. Bu kapı “işi tatlıya bağlama” pollitikalarıyla açılamaz.

Şu noktaya dikkat çekmek isterim: Olayın 100. Yılı başında Alman devleti, Türk devleti ile aynı olan tutumunu tazelemiş, 1915 Osmanlı Ermeni tehcir ve katliamlarını jenosid (soykırım) olarak görmediğini tekrarlamıştır. O da Türk devleti gibi inkârcıdır. Alman devleti 100 yıl boyunca bu konuda “Üstüme gelmeyin” demiştir. Oysa inatla Almanya’nın üstüne gidilmelidir. Çünkü; 1915 olayında ideoloji, politika, karar alma, uygulama, inkâr vb. gibi, her konuda tam bir Türk-Alman çıkar ortaklığı sözkonusudur. Fakat bazı özel nedenlerden dolayı Ermeni siyaseti Alman devletini hedef almaktan kaçınmaktadır.

Herkes 24 Nisan’da ABD’nin ne diyeceğini merak ediyor. Ermeniler de elbet merak ediyordur. Bilmeleri gereken şudur: ABD ne derse desin, bu konuyu çözüme götüremez. Alman ve Türk devletleri “birlikte” bir şey söyledikleri zaman çözüme giden kapı aralanabilecektir. O halde bugün; 1915 sorgulamasının ana konusu Türk-Alman ortaklığı olmalıdır. Şu nedenle: “Soykırım”, tek bir devletin altından kalkamayacağı kadar ağır bir yüktür. Ancak Türk Alman devletleri birlikte kabul ettikleri zaman yük en azından ikiye bölüneceği için biraz hafifler ve çözüme giden yol genişlemiş olur.

Ancak şunu da belirtilmeli: Türkiye’nin 1915 sorumluluğunu kabul etmesi “deprem” demektir. Türk devlet geleneği büyük depremleri “özel vergilerle” aşar. Ermeni depremi olursa eğer, bunun maddi bedelini Türkler ve Kürtler ödeyecektir.

Ben “jenosid vergisi” ödemem. Çünkü kendimi Ermenilere borçlu hissetmiyorum. Borçlu olmadığım için Ermenilerin yurtlarına (Anadolu) geri dönmelerinden de korkmuyorum. Gelsinler... Türk ve Alman devletlerinden alacaklarını tahsil etsinler.