Hayat Ağacı (Haziran 2017)

CHP’nin bardağı
Hüseyin Hasançebi
Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

İslam Devleti Kobane’den kovuldu

kobane-akp-bw-crop2Tayyip Erdoğan geçtiğimiz Kurban Bayramında 7 Ekim 2014 günü Gaziantep’te Suriyeli mültecilere yaptığı konuşmada “Kobane’nin düşmek üzere olduğunu” müjdelemişti.

Kobane‘nin düşmesi yani kentin Kürt sakinlerinden temizlenmesi, oraya İslam Devleti marifetiyle Selefilerin yerleştirilmesi Ankara’nın yürekten istediği bir durum olacaktı. Bu nedenle o kaynaklı haberler haftalarca “düştü, düşüyor, düşecek” diye zikredip durmuşlardı.

BATI KÜRDİSTAN’I DÜŞÜREMEDİNİZ

Neden? Çünkü kısaca Rojava (Batı) diye andığımız Batı Kürdistan’da Demokrat Birlik Partisi (Partiya Yekitiya Demokrat= PYD) ve yanında Asuri-Aram partisi olan Suriye Hıristiyan Birlik Partisi ile birlikte ve bazı küçük partilerin de desteğiyle bölgesel özerklik ilan etmişti. Bu olay Kürdistan coğrafyasında yeni bir durumdu ve Kuzey ağırlıklı PKK hareketine güç katmaktaydı. PYD’nin yenilmesi ve özellikle çoğulculuğa dayalı özerkliğin ortadan kaldırılması Ankara’nın çok işine gelmekteydi. Kısacası kirli politikanın amacı Kobane’nin, Afrin’in, Cezire’nin demografisini değiştirmekti. Bunun için Arap köktendincilerinden faydalanmak isteniyordu.

Türkiye’nin Rojava’yı “güvenlik bölgesi” adı altında işgal etmesi (Fransa hariç) Batı’da kabul görmeyince, AKP iktidarı eski adı IŞİD olan İslam Devleti adlı İslamcı katliam örgütünün başarı kazanmasını bekler olmuştu. Yani “Kobane düştü, düşüyor, düşecek” haykırışları gerçeklikten çok Ankara yönetiminin temennisini ifade ediyordu.

Nitekim Tayyip Erdoğan 19 Ekim’de Afganistan’dan dönerken:

“Son günlerde bir şeyler dolaşmaya başladı. Nedir o? PYD’ye silah desteği vermek ve PYD’ye verilecek silah desteğiyle IŞİD’e karşı burada bir cephe oluşturmak. Tamam da, PYD şu anda bizim için PKK ile eştir, o da bir terör örgütüdür. Bir terör örgütüne kalkıp da bize dost olan NATO’da beraber olduğumuz Amerika’nın böyle bir desteği, açıktan açığa söyleyerek bizden ‘evet’ ifadesini, yaklaşımını beklemesi çok çok yanlış olur, böyle bir şeyi bizden beklemesi mümkün değil, böyle bir şeye de biz ‘evet’ diyemeyiz" dedi.

Dedi, ama onu dinleyen olmadı? Tersine, “sınırlarını aç, yardımcı kuvvet olarak Güney Kürdistan’dan gelen peşmerge Batı Kürdistan’a geçsin” diye talimat verildi.

BİJİ BERXWEDANÊ KOBANÊ

Aynı zat 26 Ekim’de Estonya’dan dönerken “Kobane Arap şehridir, adı Ayn el Arap’dır, sonradan Kobane’ye dönüşmüştür” demişti. PYD Eşbaşkanı Asya Abdulla ertesi gün yaptığı Türk C. Başkanının sözlerine "Herkes haddini bilsin, Kobane'nin tarihten bu yana Kürt şehridir” diye yanıt vermiş ve “Pek yakında, kısa bir zaman diliminde sizlere Kobane'nin özgürleştiğinin müjdesini vereceğiz. Daha sonra hepinizi Kobane'ye bekliyoruz." Türkiye'nin başını çektiği bazı uluslararası ve bölgesel güçlerin Kobane'ye dönük kirli oyunlar ve hesaplar içinde olduğunu söyleyen Asya Abdulla, IŞİD çetelerini besleyen hiçbir oyun ve hesabın direniş karşısında tutmayacağını vurgulamıştı..

Dört ay sonra dedikleri gerçekleşti ve Kürtler “Biji Berxwedanê Kobanê” (Yaşasın Kobane Direnişimiz) sloganlarıyla şenlik yaptılar.

Bu hatırlatmaları niçin yaptık?

Kobane’den son gelen haberlerde İslam Devleti canilerinin kovulduğunu, kentin yüzde doksanın yeniden Kürtlerin kontrolüne geçtiğini daha dört ay önce “Kobane düşüyor” diyenlere ve yurdunu savunan PYD’yi terörist sayanlara inat hayatın onları ve laflarını nasıl reddettiğini göstermek için girişteki paragrafları yazdık.

İslam Devleti’nin Kobane’den sürülüp atılması, kentin katil, ırz düşmanı, fidyeci para düşkünü güruhtan son ferdine kadar temizlenmesine Tayyip Erdoğan’ın reaksiyonu ne oldu? 1150 odalı çAKma Saraya çağırdığı muhtarlara söylevinde şöyle dedi:

“Somali’de emniyet sağlamak için hiçbir ülkenin kılı bile kımıldamıyor. Kobani söz konusu olduğunda, küçük bir yerleşim yeri için dünya ayağa kalkıyor. Oradan ayrılanlar bize geliyor. Orada kimse yok burayı bombalıyorlar. Bugün bakıyoruz çiftetelli oynuyorlar. DEAŞ oradan çıkmış. O bombalanan yerleri yeniden kim onaracak? Oradan ayrılan 200 bin insan geri dönebilecek mi, dönerse nereye yerleşecek?”

Neresinden tutmalı? Birincisi, çiftetelli, kasap havası vesaire Kürtlere özgü değildir, Kürtlerin bildiği oyun halaydır, bayramlarda, şenliklerde, düğünlerde halay çekerler veya delilo oynarlar. Ben eğer onlar için “Kobane’de çiftetelli oynuyorlar” dersem İslam Devleti’nin Kobane’de silinip yok edilmesine karşı üzüntümü, rahatsızlığımı istihza üslubunun ardına gizlemiş olurum.

Bir zamanlar Tayyip Erdoğan’ın kadrosunda bulunan Dengir Mir Mehmet Fırat eski başbakanının bu sözlerine cevaben “Kobane düşseydi asıl kendileri dört kollu çiftetelli oynuyor olacaklardı” diye yanıt verdi.

KEMİKLEŞMİŞ YÜZDE KIRK VE MHP OYLARI

Bir politikacı bu kadar çok hata yaptığı, dedikleri siyasi pratik tarafından habire tekzip edildiği halde onun seçmeninin sanki hiçbir şey olmamış gibi davranmasının, onun bütün fiyaskolarını, foslamalarını yok saymasının bir izahı olmalıdır.

Yani bu şahıs ve partisi ne yaparsa yapsın %40 ya da ona yakın bir seçmen kitlesinin onu takip edeceği anlaşılmıştır. Ama konu şu anda oy oranında değil, partisinin sokacağı kelle sayısındadır.

Haziran 2011’deki Genel Seçimlerde %50 oy aldım diye gerinirken, Sesonline’daki değerlendirme yazısında “istediğini elde edemedi, çünkü amacı 330 milletvekilini bulup, Başkanlık Anayasasını referanduma götürmekti, bu rakama ulaşamadı” demiştik. Aradan geçen 4 yıl içinde allem etti, kalem etti, ama Başkanlık Anayasasını getiremedi.

Şimdi umutlarını 2015 Haziran seçimlerine bağlamış durumda. Peki, ama %50 oranla bile 330’u bulamayan, şimdi nasıl bulacak?

a) HDP parti olarak seçime girip de barajı aşamazsa, onun bütün oyları AKP hanesine yazılır, bu takdirde 330’dan fazlasını da yakalar. Sadece iki partinin barajı geçtiği Kasım 2002 Genel Seçimlerinde bu partinin %34 oranla 363 iskemle kazandığını hatırlayınız.

b) MHP kitlesinden oy alarak 330 rakamına ulaşmaya çalışacak. Bu amaçla da “güvenlik politikaları” adı altındaki yeni kanun ve uygulamalarla MHP seçmenine hoş görünmek için elinden geleni ardına koymayacak.

İlk yayın: sesonline.net, 28 Ocak 2015.