Hayat Ağacı (Haziran 2017)

CHP’nin bardağı
Hüseyin Hasançebi
Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

HDP'nin barajları

demirtas-ist-bw-cropHDP 2015 seçimine adıyla sanıyla girmeye karar verdi. Doğrusu da budur. Ama bu kararın arkasında durulup durulmayacağı henüz belli değildir. Çünkü; HDP seçim barajını aşarsa sorusundan daha çok, aşamazsa ne olur sorusu sorulmaktadır. Onlara şu cevap verilmelidir: HDP bugün grubuyla parlamentonun içindedir fakat Kürt sorunu dışındadır. Sorun “Kürt sorunu” ise HDP'nin parlamentoda olması ile olmaması farketmez.

Bugünden bakıldığında HDP'nin % 10'luk seçim barajını aşması güç görünmektedir. Çünkü Parti'nin gerçek oyu %6-6,5 civarındadır. Bu oy oranı defalarca test edilmiştir. Selahattin Demirtaş'ın C.Başkanlığı seçiminde aldığı %9,8 oy önümüzdeki genel seçim için bir ölçü değildir.

Ancak %10'luk seçim barajı hiç aşılamaz da değildir, uygun politikalarla aşılabilir. Ancak seçim barajını aşması için HDP'nin önceden aşması gereken bazı barajlar bulunmaktadır. Bunların en önemlisi, “GEZİ BARAJI”dır.

Demirtaş partisinin İstanbul il kongresinde seçimlere dönük ajitasyon yüklü bir konuşma yaptı fakat “Gezi Direnişi”nden hiç söz etmedi. Bu, pek anlaşılır bir politika değildir. Görüyoruz ki, HDP Gezi Direnişi'ne kendisinin dışında bir “olay”mış gibi bakıyor. Oysa, Türk solundan belli bir kesim HDP'nin içindedir veya destekçisidir ve bu kesimler Gezi Direnişi'nin içinde ve en savaşçı unsurları arasındaydı. Bunlar Gezi'nin “içinde”, fakat HDP “dışında”; o zaman HDP nedir?!

Besbelli ki HDP Gezi Direnişi'ne, ona rengini veren gençlik kitlesinin “Mustafa Kemal'in askerleriyiz” demesi nedeniyle mesafeli durmaktadır. Evet; Gezi'nin afacan gençliği bu sloganı kullanmıştır ama “kemalist” olduğu için değil, “cin”liğinden, AKP'yi küplere bindireceğini bildiğinden kullanmıştır. Buradaki “Kemalistlik!”; AKP'ye “bana karışma!” demek içindir. Gençlik Erdoğan'ın sinir sistemini altüst etmek için böyle demiştir. Bu gençleri biz tanıyoruz. Aralarında benim de iki çocuğum ve iki kız arkadaşı vardı. Gezi gençliğinin; bizim “Kemalizm” diyerek uzak durduğumuz ideolojiyle en küçük bir temas nokta bile yoktu. Hatta bu gençler, LİCELİ ÇOCUK'lar için binlerle yürüyüş bile yapmış, Kürtçe şarkılar söylemişlerdi.

Çocukların naif Kemalistliğini bir kenara koyalım, Birleşik Haziran Hareketi adıyla oluşmuş bir “oluşum” var, ona bakalım. BHH'nin bileşeni olan parti ve grupların içinde “ulusalcı”, “yurtsever” denilenleri var. Onlar kendilerine böyle demiyorlar, bu sıfatlar onlara dışarıdan yakıştırılıyor. Elbette nedensiz değil bu yakıştırma ama “sorun” bu ise eğer, doğru çözümlenmelidir. Bana göre BHH kendinin ne olduğunu ve olacağını henüz bilmiyor, ama biz onun Kürt kimliğine ve bu kimliğin özgürleşme hakkına sempatiyle baktığını biliyoruz. HDP bu kesime biraz daha yakından bakarsa, yanlış baktığını anlayacaktır.

HDP Türk sol, sosyalist ve demokratik siyasi güçleriyle samimi bir seçim işbirliği geliştirebilirse seçim barajını aşabilir. Burada önemli olan; Türk sol, sosyalist ve demokratik siyasi güçlerinin HDP'ye kazandıracağı “oy oranı” değildir. Bu oran, topla-çıkar, belki yüzde 1-2 civarındadır fakat siyaset “cebir”dir. HDP bunu Türk soluna bakarken, “salam politikası”nı reddetmelidir. “ÖDP olur ve fakat TKP olmaz” gibisinden yaklaşımlar kumsal voleybolüdür. BHH'nın bileşenlerinden şunu veya bunu yanına alma siyaseti, basit aritmetiktir. Türk sol, sosyalist ve demokratik siyasi güçlerinin tümüne birden seslenme kapasitesi ortaya konulmalıdır. Bu siyasetin ipuçlarını söylem düzeyinde de olsa, Demirtaş'ın konuşmalarında –ama sadece onun konuşmalarında– görüyoruz. Demek ki “olabilir” bir şeyden söz ediyoruz.