Hayat Ağacı (Haziran 2017)

CHP’nin bardağı
Hüseyin Hasançebi
Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

Karikatür(le) mücadele

prof-davutoglu-bw-cropBaşında İlhan Selçuk'un bulunduğu, bildiğimiz eski Cumhuriyet gazetesi olsaydı ve Charlie Hebdo dergisinin kapağını bassaydı, bir hikmeti vardır diyebilirdik. Kendi zaten ideolojik bir karikatür olan bugünkü Cumhuriyet islam peygamberinin karikatürünü bassa ne olur, basmasa ne?

Saldırıyı lanetlemek tamam da, ayrıca Charlie Hebdo dergisinin yaptığına “destek çıkmak!” ne oluyor. Karikatüre karşı savaşmak nasıl karikatür olmaksa, karikatürü silah olarak kullanmak da karikatürleşmektir.

Elbette özgür düşüncenin kutsalı olmaz. Ama islamla da bu şekilde savaşılamaz. İslam peygamberi (Muhammed) 1300 yıl önce somut, bugün ise soyuttur. Bugünkü islami hareketin binbir türüne bakmak ve her biri için ayrı bir tutum oluşturmak gerekir. Çünkü, dayandığı nedene ve kullanıldığı amaca göre dinin her biri için ayrı anlamı ve işlevi var. Lübnan Hizbullahı da islam dinini kullanıyor, IŞİD de. İkisi de aynı dini kullanıyor fakat amaç aynı değil.

Gelelim sadede. Cumhuriyet gazetesi şunu veya bunu yaptı, unutalım. Ama Başbakan Davutoğlu öyle bir şey yaptı ki, buna asılalım. Herkes asılsın. Cumhuriyet gazetesini “birilerine” hedef gösterdi. Vurun, kırın, saldırın dedi. Saldırılar da başladı. Başbakan Davutoğlu'nun başlattığı bu saldırı “Fikir ve ifade hürriyetine yapılmış” bir saldırı mıdır? Değildir. Tüm AKP muhalefetine, ikametgâhı Türkiye'de olan herkesin yaşam hakkına, kişiliğine, onuruna, özgürlüğüne saldırıdır. Gerçi başbakan, çok geçmeyecek, AKP kongreleri bittikten sonra belki “özür” bile dileyecektir. Fakat özrü kabahatinden büyük olacaktır.

Davutoğlu'nun “saldırın, yokedin!” diyen çağrısı AKP yandaşlarına yapılmış bir çağrı değildir. Karanlığa yapılmıştır. Bu karanlığın iplerini AKP hükümeti elinde tutmaktadır. Gerçi artık Türk devlet yapısında “karanlık” bölge kalmamıştır. Çağrı AKP’nin “Gri Devlet”ine yapılmıştır. Bu noktaya dikkatle bakılmalıdır: “Paralel devlet” diyor ve savaşıyor ya, AKP Fetullahçılığın devlet uzvu haline gelmiş uzantısıyla; işte bu aslında apaçık bir “ikame etme savaşı”dır. MİT’i içine ve arkasına almayan “Kanlı Pazar” türünden bir sokak saldırısı AKP’nin tabanından çıkmaz. Bu nedenle Davutoğlu kendini kendi eliyle, bundan böyle bütün faili meçhul cinayetlerin ilk makul şüphelisi haline getirmiş bulunmaktadır. AKP’nin bundan sonraki siyasal stratejisi, toplumu bir “öz savunma”ya zorlamak olacaktır.

Davutoğlu mu? Bu mazbut, kendiyle barışık akademisyen mi?

Evet o. Tıpkı Portekizli Salazar gibi. Silkinmeli herkes.