Hayat Ağacı (Haziran 2017)

CHP’nin bardağı
Hüseyin Hasançebi
Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

Yesinler mi Yemesinler mi?

“Yesinler birbirlerini” denilmesine itiraz edenler var. Yesinler birbirlerini denilmesin demek, “Yesinler birbirlerini” demek kadar, olan bitene dışarıdan seyirci ve atıl kalma tavrıdır. Olması gereken “Her ikisinin de cehenneme kadar yolları var! Suç ortaklarına geçit yok!” diyerek hedef alan eylemliliğin bilfiil devreye girmesidir.

Salt itiraz ya da ağız kavgası kavga değildir. Karşılıklı uzlaşmadır… Afaki hukuk, özgürlük, demokrasi haykırışları ve vaazları ile hiçbir yere varılamayacağı ayan beyan ortadadır. Kimlerden ne istiyorsunuz? Neyi kimlerden istiyorsunuz? Mangalda kül bırakmayan vaaz ehlinden bazıları ABD’den, AB’den sert karşı çıkışlar, birkaç gün sonra daha da sert çıkışlar, zorlamalar, vs…, “Türkiye imajı”nı aldığı hasardan kurtaracak bir şeyler beklemekte. Birileri de daha hâlâ, “Hani nerede şanlı ordumuzun delikanlı Kemalistleri?” diye oturdukları yerde yeri göğü inleterek birbirlerine umut pompalamakla meşguller.

Ülke halkına yaşatılan somut koşullardan ve halkta gelişmekte olan direniş potansiyellerinden soyutlanmış, içeriden ya da dışarıdan herhangi bir mücadelenin ülkeyi büsbütün olumsuz yönde karıştıracağı, at izinin it izine (ve kimbilir daha da beter ne gibi iblisliklere) karışacağı besbelli ortadadır. Alametleri bugünden görülüyor. Baştaki hükümetin sözde “seçilmiş” olmasının bu gidişle yarın değilse öbür günden de yakın bir günde hiçbir kıymeti harbiyesinin kalmamış olacağı da her geçen gün biraz daha ortaya çıkmaktadır.

İş başa düşmüştür!

Herkesin safının tutup eyleme geçmesinin kaçınılmaz olacağı günler hızla yaklaşıyor.

Burjuvazi, mal mülk, rezidans (!), para sahipleri, toplam nüfusun %15’den azı safını çoktan tuttu, AKP devletinin arkasında mevzilenmeyi sürdürüyor. AKP yönetici kliğinin de bir gözü nicedir orduda. Orduyu Allah, kamu düzeni ve millet adına ne zaman “sokağın” üzerine tam teşkilat süreceklerinin hesabını yapıyorlar. Emekçiler ve gerçek demokratlar, namus ehli aydınlar, somut koşullarda demokrasi, özgürlük, bilmem ne için ordan burdan medet umarak bekleyip durmak yerine işlerini görmeyi göze almaktan başka çare olmadığını görmeye başlıyorlar.

“Siyasi irade” dedikleri (AKP devleti) o işin ne olduğunu gayet iyi biliyor ve ona göre çoktandır tertibatını alıyor. Yok kanun… yap kanun… var kanun! Kemalist/Müslüman karması devlet bir an önce FAŞiST devlete dönmeye bakıyor.