Gülme

gulme-bw-cropGülme insanın en doğal, en temel (isterseniz ilkel deyin) kendini savunma refleksidir:

Diş gösterme!

Daha iki aylık çocuk, ağzında olmayan dişleriyle gülmeye çabalayarak savunma içgüdüsünü açığa vurur. Maymunlarda ve çoğu başka hayvanlarda da vardır bu refleks. Onları korkunç göstererek karşısındakini uyarır. On gün önce doğmuş kedi yavrusuna bir el atın da görün... İnsan yavrusu ise başkadır. O güler! Çünkü doğrudan bir sosyalleşme, yani insan olma ortamına doğmuştur. Onun kendini savunmaya kalkması onu cana yakın kılar ve içine doğduğu ortamı değiştirir. Ortam daha da insancıllaşır.

Tebessüm eden yetişkin insan diş göstermeye hazırlanıyordur. İçten gelen bir kahkaha insanın ağzındaki dişlerin göstermelik olmadığını gösterir. Sağlık ve metanet, direnç, yaşama sevinci, hayatiyet refleksidir gülme. Kahkaha ile gülme haydi haydi öyledir. Kadında olsun, erkekte olsun insanın eşi bulunmaz bir değeridir. Gülen insandan tedirgin olup bunu edebe ve iffete aykırı bulmaksa, içine kapalı, hayata duyarsız hırtlığın alameti farikasıdır. Kadınların hayat dolu şuh kahkahaları AKP gibi bir partiyi kurup bugüne getiren Bülent Arınç gibilerini damarlarına basarak çileden çıkartmak için değil midir?

Ne deriz biz, kendi güzel Türkçemizde?

“Güleyim bari!”