AKP fallokratları Ceyda Karan’a saldırdılar

Benim için son günlerin en önemli haberi ne çanta taşıyıcı kılıklı birisinin kendinden menkul dünya lideri tarafından Başbakan atanması ve Ali Babacan ile (geçici bir süreyle de olsa Başbakanlık bekleyen) Bülent Arınç'ın binada bulundukları halde tören salonuna gelmemeleri, ne de F. Alman istihbaratı BND’nin Türkiye’yi dinliyor olduğunun açıklanması ve nedenle yukarıda andığımız iki zatın parayla beslediği, silahla donattığı katiller güruhunun tutsak ABD’li gazeteci James Foley’nin kafasını kestiği görüntüyü İnternette yayınlaması.

Bu ve benzeri haberlerden daha önemli olan Tayyip Erdoğan taifesinin kadınları linç etme alışkanlığı kapsamında Amberin Zaman’dan sonra, şimdide Ceyda Karan’a saldırmasıydı.

Bunlar kendilerine muhalif olan herkese düşmandırlar, eğer o kadınlar muhalifseler onlara daha da düşmandırlar.

Çünkü inançları gereği kadın düşmanıdırlar ve küçük yaştan beri sorunlu büyüdükleri için kadınlara karşı kompleks içindedirler. Bu erkek kitlesini “cinsiyetçi, maço, erkek egemen” gibi sıfatlarla tanımlamak çok genel kalır. Bunların kadın cinsiyle halledemedikleri köklü problemleri vardır. Problemlerini dinsel inanç, muhafazakârlık gibi genellemeler arkasına sakladıklarına bakmayınız, ne öğrencilerin kızlı erkekli ev kiralamalarına tahammül ederler, ne de kadının kahkaha atmasına.

Onlar için kadının yeri kocasının yanıdır, yani mutfakta ve yatakta erkeğe hizmet etmektir, çocuklara bakmaktır. Kadını övdükleri tek laf olan “Cennet anaların ayakların altındadır” tekerlemesidir, böyle diyerek kadını toplumsal ve bireysel kimliğinden soyutlayıp onu sadece anneliğe indirgemektirler.

Amberin Zaman bir tv söyleşisinde Müslümanların cemaat kültürüne sahip olduklarını söylediği için Tayyip Erdoğan onu “edepsiz” diye niteleyerek miting meydanında yuhalatmıştı. [Daha önce de 2011 yılında Nuray Mert’e “namert” diyerek dil fukaralığını ortaya koyduğu hatırlardadır.]

19 Ağustos’ta CNN’deki bir başka söyleşide Ceyda Karan’ın karşısındaki AKP tetikçisi kıymetsiz bir gazeteci “sen seçmene aptal dedin” diye Karan’ın söylemediği bir lafı ona söyleterekpartisinin ağzı bozuk, niyeti bozuk, tıyneti bozuk lumpenlerini tahrik etti ve Ceyda Karan’a sövdürttü.

Küfürler arasında “orospu, hadsiz çapulcu, ezik, travesti suratlı çirkin şey gibi laflar” Tayyip Erdoğan kitlesinin seviyesizliğini, rezilliğini yeterince göstermekteydi. Amberin Zaman yazısında Gezi’den bu yana Melis Alphan, Şirin Payzın, Selin Girit, Tuğçe Tatari, Banu Güven, Nuray Mert, Ece Temelkuran gibi kadın gazetecilere AKP’li güruh tarafından küfür yağdığını ve onları “s.ke, s.ke öldüreceklerini” söylediklerini yazdı.

Zavallı erkeğin kadına karşı ağzındaki ilk laf “s.kmek” tir. Bir kadına çatacakları zaman dillerinin ucuna hemen o kelime gelir. Çünkü akılları apış arasındadır, bu nedenle onların hepsine fallokrat diyoruz.

Bu güruhun erkekleri öldüren, kız çocukları ve kadınları ise esir alıp ırzlarına geçen, erkeklere satan IŞİD, Boko Haram’dan özce farkı yoktur. Aynı koşullarda (mesela bir iç savaşta) bunlar da aynısını yaparlardı, hiç şüpheniz olmasın. Nitekim Foley’nin Britanyalı Müslüman celladı cinayet sonrasındaki açıklamasında “en büyük isteğinin bir Britanyalı kadının başını kesmek olduğunu” söylemedi mi?

Yeni Türkiye’ymiş! Daha dün (22 Ağustos) gazetede okuduk: 15 sene tahammül ettikten sonra boşanma davası açan eşini tornavida darbeleriyle ağır yaralayan bir sapık adamı hakim serbest bırakmış.

Kanunlar böyle olunca, mahkemeler bu zihniyeti taşıyınca Hangi Yeni’den bahsediyorsun Tayyip Erdoğan?

Medyadaki sıra sıra AKP’li kadınların hiç birinin hakarete uğrayan kadın meslektaşlarıyla dayanıştıklarını görmedik. Çünkü onlar kaderlerini Büyük Şefe bağlamışlardır. Ona şakşakçılık etmektedirler.

Ne insan hakları, ne kadın hakları onların umurundadır.
Y.Y.