Hayat Ağacı (Haziran 2017)

Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

Futbolcu Cim Başkanı

erdogan-futbol-bw“Her toplum layık olduğu yönetimle yönetilir” demişler. 26 Temmuz Cumartesi akşamı bu sözü maalesef bir kez daha hatırlamak zorunda kaldık. “Maalesef” dedim, çünkü bu genelleme daha çok bir olumsuzlama niteliğinde.

Başakşehir Stadının açılış töreni vardı, Sayın Başbakan stada Fatih Terim’in adını verdi, o da yaptığı konuşmada Başbakanına teşekkür etti, hayatta olan bir insana stadyumun adının verilmesinin bir şeref olduğunu söyledi.

Oysa Tayyip Erdoğan bunu daha önce de yapmış, Kasımpaşa’daki Stadyuma kendi adını vermişti.

Törendeki nutukları geçelim, asıl utanç verici olana gelelim. İki takım bir gösteri maçı yaptı. Sahada aktif futbolcuların yanı sıra Tayyip Erdoğan ve yalakaları vardı.

60 yaşındaki Sayın Başbakan santrfor oynadı ve tam üç gol attı. Ertesi günkü yağdanlık gazeteleri Sayın Başbakanın “hat trick” yaptığını (şapkadan tavşan çıkardığını) yazdılar.

Şu ilkelliğe bakınız, kendi reklamı için her şeyi, ama her şeyi yapabildiğini bilirdik, ama sahaya çıkıp çakma futbol gösterisi yaparak üç gol atmak gibi bir ilkelliğe tevessül edeceğine de ilk kez tanık oluyoruz.

Öyle yapmak çevresindeki şakşakçılarından değil, bizzat kendi karihasından çıkmıştır. Böylece seçim öncesinde karizmasının ve hayranlarının artacağını düşünmüştür.

Bu nasıl haysiyettir ki, “Sayın Başbakan üç gol attı” dedirtmekten şerefyab oluyor. Rakip ceza sahasının önünde duruyor, Rıdvan Dilmen ona paslar veriyor, karşısında tek bir savunma oyuncusu yok, markaj yok, o da topu kaleye sallıyor. Gol atmış oluyor. Kendisi usta ya, futbolda da ustalığını gösteriyor.

Fakat takımı lehine penaltı verildiğinde, penaltıyı atmaya cesareti yok. Çünkü ne anlı şanlı futbolcuların penaltı kaçırdığını biliyor. Böyle uyduruk bir maçta bile olsa penaltı kaçırmanın karizmasına yakışmayacağını düşünmek ancak megalomani olabilir.

İptidailik bu kadar da değil. Piştovcu Bilal Oğlan da babasının takımında yer almış. Onun orada ne işi var, diye sormayınız. Tayyip Erdoğan fenomenini aile boyu bir fenomendir.

Oyundan çıkan futbolcu ya yedek kulübesine gider oturur veya soyunma odasına yolunu tutar. Türk Başbakanı ise maçtan çıkarken önce ailesinin bulunduğu tribüne gidiyor, show’unu orada sürdürüyor.

O stadın açılış töreni vesilesiyle Tayyip Erdoğan’ın tevessül ettiği bu gösteri tam da kendi seçmenine uygun.

Türkiye’de zaten seviye yerlerde sürünüyor, 30 Mart 2014’te kahramanlarına oy veren % 43-45 seçmenin düzeyi bu.  O yüzde 43-45 oranındaki seçmen ortaya somut kanıtlarıyla, ses kayıtlarıyla saçılan hırsızlık ve yolsuzluk olayına aldırmadığına göre, çakma futbol kahramanıyla gönenmiş ne beis var, denilemez.

Olay toplumun algısının, düzeysizliğinin derecesini göstermekte: Ancak bir Üçüncü Dünya ülkesi diktatörünün kaprisini alkışlayan bir toplumun varlığını ortaya koymakta.

Mahkemeye çok girip çıkmış olanlar bilirler: Hâkimler, savcılar metin yazdırırken “C. Savcılığı” lafını “Cim Savcılığı” diye telaffuz ederler. Arap alfabesindeki “Cim” harfinin okunuşunu söylerlerdi.

Kendisi eskiden Ergenekon davasının “Cim Savcısı” idi, şimdi “Cim Başkanı” olmaya hazırlanıyor, o kadar hazırlanıyor ki, propaganda maçında 12 no.lı formayı giyecek kadar kendinden geçmiş. Neden mi 12 no.?

Yeni C. Başkanını sıra numarası 12 olacakmış.
Y.Y.