Hayat Ağacı (Haziran 2017)

CHP’nin bardağı
Hüseyin Hasançebi
Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

“İŞÇİ” demek “ŞİDDET” demektir

greif-1bwDİSK Tekstil üyesi işgalci GREİF işçileri DİSK Tekstil İşçileri Sendikası Örgütlenme ve Uluslararası İlişkiler Daire Müdürü Eren Korkmaz’ı darbettiler. 44 adet sendika uzmanı da GREİF işçileri’nin bir sendika uzmanına şiddet uygulamasını kınadılar. GREİF işçileri’ne göre sendika uzmanı Eren Korkmaz işverenden yana ve işçiler aleyhine bir çok dolaplar çevirmiştir, 44 sendika uzmanına göre ise “işçilerin şiddet uygulaması” kötüdür.

“Şiddet kötüdür” diyen 44 sendika uzmanı arasında, ömrünü işçi sınıfı davasına adamış Aziz Çelik, Zafer Aydın gibi sendika uzmanı isimler olduğu gibi, KESK, Sosyal-İş, Kristal-İş, Birleşik Metal-İş, Bank-Sen, Deri-İş, Petrol-İş, Eğitim Sen, Tüm Bel Sen, Lastik-İş ve DİSK gibi, en azından isimleri geçmişe dönük sınıf sendikacılığı çağrışımı yapan sendikaların uzmanları da var.

Kim haklı, kim haksız?

Elbette GREİF işçileri haklı, “44 sendika uzmanı” haksızdır. Haksız demesek yanlış, yanlış demesek, eksiktir.

Neden?

Şundan: Hani solcular, sosyalistler “Kadın konusunda” şiddet sözkonusu olduğu zaman “kadının beyanı esastır” gibi çok doğru bir ilke geliştirdiler ya; ben de o ilkeyi aldım ve bu olaya uyguladım; “İşçinin beyanı esastır!” dedim. Son 35 yılda Türkiye’de, çubuk o kadar tersine ve işçinin aleyhine büküldü ki, “işçi”nin de arasıra haklı olabileceği, adeta unutuldu. Bu nedenle bugün çubuk, –biraz da abartılarak– tersine bükülmelidir.

Şiddet konusunda “sol demagoji”ye hiç gerek yoktur. Daha dün işçiler Yunanistan’ı, İtalya’yı, İspanya’yı kırıp döktüler, şiddetin her türünü uyguladılar. Bu “doğal”dır ve işçi olmanın doğasıdır. Bu 44 sendika uzmanı arasında, sendikaların bir “şiddet örgütü” olarak doğduğunu, işverenlerin bu şiddet örgütlerini “mevzuat içine alarak” ehlileştirdiğini benden daha iyi bilen bir çok isim vardır. Şiddet, “işçi” sözkonusu olduğu zaman artık “şiddet” değil, “savunma”dır. Ama ne yazık ki savunma yaklaşık, otuz yıldan buyana “şiddet” olmuştur!

Tekstil uzmanına şiddet uygulayan işçiler hakkında ileri sürülen; “bir gruptur”, “lumpendir”, “şu siyasettendir” gibi gerekçeler ise kriminal konudur, sınıf siyaseti yaptığını söyleyen sendika uzmanlarının işi ve konusu değil. Bu da kamuoyuna açıklamayı değil, savcılığa suç duyurusunda bulunmayı gerektirir.

“Şiddet”i mahkum etmek, işçi sınıfını mahkum etmektir!