Aynı paranın iki yüzü

Türkiye’de siyasal İslam ile kemalist modernizm arasında eskiden beri –Cumhuriyetin tarih öncesinden beri– varolagelen karâbete Kızılcık baştan beri değinmişti. Söz konusu akımın büyük üstadı Necmettin Erbakan’ın siyasi retoriğinde “Gazi M.K. Atatürk mezarından çıkıp gelse Refah (vb…) Partili olurdu!” söylemi sık sık öne çıkardı. Bu, efkârı umumiyeyi idare etmeye yönelik bir oportunizm (takiyye) değil, dünyaya ve siyasete belli bir bakışın dışavurumuydu. Başbakan Erdoğan ve sahabelerinin şimdiye kadar yaptığı, yapmak isteidği, fırsatı bulduklarında yapacağı genelde bundan başka bir şey midir?

Onu “inlerine ineceğiz!” diye haykırtan nedir? Bu kadar kendi içyüzünü deşifre etmeye eşlik eden böylesi bir nefret ve öfke söylemi nereden geliyor?