Kentsel Dönüşüm: Gecekondu, Terör, Yoksullar ve Herşey!

  • Yazdır

“Bize göre terörün arkasında gecekondulaşma var... Üniversiteler, meslek odaları, sermaye grupları destek vermeli, gecekondulaşmanın bitmesi için."1

"2008 yılında İstanbul'da her bölgeye gireceğiz. Belediye yapmak istiyorsa belediyeye yetki verilecek, TOKİ yapmak istiyorsa belediyeler TOKİ'nin önünü kesemeyecek."2

TOKİ başkanı Erdoğan Bayraktar, bir konuşmasında kentsel dönüşümü açıklamaya çalışırken yukarıdaki gibi çarpıcı saptamalar da yapmıştı! Gecekondu mahalleleri ile kentsel yoksulluğun yerleşik olduğu Tarlabaşı, Sulukule, Haliç çevresi gibi eski kent merkezleri de hedef alanlar olarak işaret edilmişti. Bu işaretin yönü hala aynı olmasına rağmen bu alanlara yenileri de eklenmiştir:

"Stratejimiz yenilendi. Kentsel dönüşüm hamlesi köylere kadar inecek."3

Dönüşüm sadece konut ve iş merkezleri yapmayı hedeflemekle kalmayıp, sosyal kurumları da dönüştürmeyi ve yeniden inşa etmeyi tasarlamaktadır. Kentin bir şantiye alanına çevrilerek4 hastaneler, sağlık ocakları, ilköğretim okulları, meslek liseleri, dere ıslahı, yollar, kavşaklar, sosyal tesisler ve altyapılar da dönüşümün parçası haline getirilmektedir.

"13,5 şehir konutunun yarısı yenilenmelidir."

Mülk sahipliğinin ideolojik inşası

"Kentsel dönüşüm" kentin değişen ihtiyaçları paralelinde gerçekleşen yeniden yapılanmaları içeren "şemsiye" bir kavramdır. Bu kavram "kentsel sorunların çözümünü sağlayan ve değişime uğrayan bir bölgenin ekonomik, fiziksel, sosyal ve çevresel koşullarına kalıcı bir çözüm sağlamaya çalışan kapsamlı bir vizyon ve eylem" olarak tanımlanmaktadır.5 Farklı tanımlarda ortak olarak görülen vurgu, bir kentsel alanda yitirilen ekonomik etkinliğin yeniden kazanılması sosyal sorunların iyileştirilmesi üzerinedir.6 Yani her dönemde ve her koşulda kendi meşru gerekçesini yaratan bu koşul, olası karşı direnişleri kırmak açısından da kullanılan argümanların temeli olmuştur.

Kapitalizmdeki kentsel mekanın, kentsel yeniden yapılanmalar ile düzenlenerek yeniden örgütlenmesindeki en kritik çelişki, toplumsal sınıfların kentle olan yerleşik ilişkilerinin alt üst olmasıdır. Kent içindeki karmaşayı, yoksulluğu ve suçu düzene koyma iddiası kaçınılmaz olarak sınıfsal tahliyeye de yol açmaktadır. Yoksulluğu ve suçu azaltma çabaları sosyal iyileştirme programları eşliğinde gerçekleşse dahi yaratacağı ekonomik iyileşmeler aynı zamanda ekonomik bir değer yaratmaktadır. Mekansal iyileştirmelere bağlı ekonomik değer artışları, daha yüksek gelirli kesimlerin talebini çekerek yerinden etmelere neden olabilmektedir. Yoksul kesim, oluşan değeri devam ettirecek sürekli bir ekonomik güce sahip olamadığında veya toplumsal olarak desteklenmediğinde, yerinden edilerek kentin başka bir yoksul bölgesine gitmektedir. Kısaca neoliberal kentsel dönüşüm programının niteliklerini belirtmek gerekirse;

- Kentte her türlü enformellik ve kayıt dışılığa, çıkabilecek yeni çatışma ve gerilimlere rağmen son vermek,
- İşgücünün günlük coğrafi sınırlarının kentselliği belirleme etkisinin gözetilmemesi,
- Metropol kentlerde finans, kentsel turizm, kültür-sanat, gayrimenkul geliştirme hizmetlerine dayalı ekonomik sektörleri oluşturmak,
- Soylulaştırma: yeni orta sınıfın kent içindeki etkin rolünü yaratmak.,
- Kent yönetimleri aracılığı ile "estetikleştirme" girişimlerini destekleme stratejisine yönelmek. Kamusal mekanlarda görsel tüketimi öne çıkarmak. Bazı özel grupların bu ortak mekanlar üzerindeki kontrolünü sağlamak,7
- Bu programı ısrarlı biçimde dünya kentlerinde bütün toplumsal ve mekansal farklılıklara rağmen eşgüdümlü ve hızla uygulamak.

Kentsel dönüşümün bugün Türkiye kentlerinde tasarıma dayalı simgesel gücü politik ve kültürel referanslar ile toplumsal ilişkilere de taşınmaktadır. Örneğin "yeni Osmanlıcılık"ın kentsel tasarıma taşınması gibi.

Özellikle Türkiye kentsel dönüşüm deneyimi, bütünüyle mülk sahipliğini dayatan ve konut kullanım hakkını "tapu sahipliği"ne indirgeyen bir yaklaşımla yapılmaktadır. Bu süreç, çalışan sınıfların, kent yoksullarının borçlanmasını dayatan bir koşula sahiptir. Bu kesimlerin mali piyasanın içine çekilmesi, mortgage yasası olarak bilinen ipotekli konut kredisiyle borçlanmaları ile başlayan ve bunu izleyen borç batakları ile krizin içine sürüklenmelerini yaratmıştır. TOKİ başkanının sözleri bu hedefi özetlemektedir: "parası pulu olmayandan arındırmaktır"; "Göçü yasaklayamayız ama parası pulu olmayan insanların İstanbul'da yoğunlaşmasının engellenmesi için bir takım tedbirlerin alınması gerekiyor. İstanbul'un güvenlik sorununu halletmek suretiyle yasal olmayan yolları hedefleyen insanların İstanbul'da barınmasını engelleyerek, kentsel dönüşümü yapabiliriz."8

Kentsel dönüşüm sürecini yöneten TOKİ, Başbakanlığa bağlı bir kurum olarak programını ve sürece dair otoriter yaklaşımını açıkça ortaya koymaktan da çekinmemektedir: "Vatandaşa değil, devlete tabiyiz... konut sahipleri ikna olsa da olmasa da gerekeni yapacağız."9

Kentsel dönüşüme dair yasal süreci 2004 yılında "Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu"10 ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek başlatmıştır. Yurtdışından gelen misafirlerin havaalanı yolu üzerindeki gecekonduları görmemesini sağlamak üzere başlatılan bir girişim! Bunu takiben 2005 yılında kabul edilen, 5366 sayıyla "Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkındaki Kanun"11 yasalaştı. Ama asıl hedef olan "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Kanunu" adıyla anılan tasarının yasalaşması idi ki bu da 2010 yılı ortalarında kabul edildi. Dolayısıyla artık kentsel dönüşümün her türlüsü her yerde (köyler de dahil) yapılabilecek. Fakat bunun nasıl bir karşı muhalefet geliştireceğinin ip uçlarına yakın bir zamanda tanık olduk. Başıbüyük, Gülsuyu-Gülensu, Sulukule, Tozkoparan, Derbent vb yerlerde yükselen örgütlenme çabaları ile direniş görüntüleri bunlardan bazılarıdır. Fakat burada kritik olan iki konu söz konusudur. Birincisi Küçükçekmece'deki Ayazma yerleşiminin Taş Yapı'ya "her sorunu halledilmiş" bir arsa parçası olarak sunulmasının bizlere bir modern kent yaratma ütopyası olarak reklamlarda izletilen hikayesidir. Bu hikayenin arkasında iki bine yakın Ayazma yaşayanının mağduriyeti vardır. 18 ailenin iki yıldan fazla bir süre yaz-kış çadırlarda yaşamak zorunda kalması vardır.

Bir diğer konu ise kentsel dönüşümün geçen yerel seçimlerde bazı AKP'li belediyelerin cezalandırılmasına yol açmış olması dolayısıyla yönetime CHP'li adayların gelmesidir ki bunun sonucu daha da hazindir. CHP kentsel dönüşüm yapmak için AKP ile neredeyse yarışmaya çalışmaktadır. Daha kötüsü kent politikasında alternatif bir öneri sunamamaktadır.

Son Söz...

"...içinde bulunduğumuz kurumsal ve imgesel dünyaların ‘çaresiz kuklaları’ olmayıp, kendi kaderlerimizin bilinçli mimarları olarak davranabilmektir. 'Toplumun inşa ve tahayyül edilmiş' olduğunu kabul edersek o zaman 'yeniden inşa ve yeniden tahayyül' edebileceğimize de inanabiliriz."12

1 http://www.emlakkulisi.com; Okuma Tarihi; 8 Eylül 2008
2 http://www.turkishaber.com; 15 Ocak 2008; Okuma Tarihi: 8 Eylül 2008
3 http://www.stargazete.com/ekonomi/kentsel-donusum-koylere-iniyor-haber-332748.htm
4 Erdoğan Bayraktar'ın söylemi ile konu bu şekilde dile getirilmektedir. Bkz. http://www.gazetelertr.com/gecekondu-tarihekarisiyor.html 22 Nisan 2008; Okuma Tarihi: 8 Eylül 2008
5 S.Thomas, 2003:Aktaran, Ivan Turok, "Kentsel Dönüşümde Yeni Eğilimler ve Dönüşüm", Uluslararası Kentsel Dönüşüm Sempozyumu, İstanbul 2004,s.25
6 Peter Roberts ve Hugh Skyes (Der.), Urban Regeneration, Sage Pub., London: 2000, s.10-13
7 Sharon Zukin, "Urban Lifestyles: Diversity and Standardisation in Spaces of Consumption", Urban Studies, Cilt. 35, No. 5- 6, sf: 825-839: 1998 ve John Lovering, "The Relationship Between Urban Regeneration And Neoliberalism; Two Presumptuous Theories And A Research Agenda" International Planning Studies, 2007 12(4)
8 www.yonjada.com; tarih: 13 Kasım 2007; okuma tarihi: 7 Eylül 2008
9 http://www.turkishaber.com: 15 Ocak 2008; Okuma Tarihi: 8 Eylül 2008
10 http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5104.html: Okuma Tarihi: 8 Eylül 2008
11 Kabul Tarihi: 16/6/2005; Yayımlandığı R.Gazete; Tarih: 5/7/2005 Sayı: 25866 Yayımlandığı Düstur: Tertip: 5; Cilt : 44
12 David Harvey, Umut Mekanları, s. 196