Diyarbakır buluşması: Düğün dernekli siyasi gösteri

Tayyip Erdoğan Mesut Barzani, Şivan Perwer, İbrahim Tatlıses, Leyla Zana gibi isimlerle çıktığı Diyarbakır atraksiyonunda umduğunu bulamadı. Üstelik de evlenen 400 çiftin düğünlerini bir araya getirterek düğünleri seçim propagandası için kullandı.

400 çift bir salona dolduruldu, Tayyip Erdoğan onlara nutuk attı.. Siyasetle hiçbir ilgisi olmayan evlenme olayını siyasallaştırdı, kendi seçim propagandasına alet etti, D. Bakır milletvekili, Barzani'nin ve (son yıllarda da) Tayyip Erdoğan'ın muhibbesi olan Leyla Zana da hazirundan ve show sahnesinden eksik olmadı. Sadece mitingde değil, toplu düğünde de sahne aldı. Mitingde Tayyip Erdoğan'ın, düğünde Emine Erdoğan'ın yanından ayrılmadı..

Düğün dernekli siyaset gösterisi Tayyip Erdoğan'a yaradı mı?

Tabi ki, yaramadı. Gösteri PKK, KCK, DTP, BDP gibi ulusal siyasi örgütlenmelere karşı AKP/KDP tarafından düzenlenmişti, ama gayretin beyhude olduğunu tertipçiler de gördüler.

Oysa Kuzey'de Barzanici partiler vardı, yeni bir tanesi de kurulacaktı, O siyasi örgütlenmelerin toplumda hiç ama hiçbir karşılığı yoktu. AKP'nin Diyarbakır atraksiyonundan umduğu ise Kuzey Kürtleri arasında BDP'den AKP'ye oy kaymasına yardımcı olacağıydı.

Tayyip Erdoğan 1 milyon kişinin toplandığı Batıkent'teki 2013 Newroz'undan sonra, İstasyon Meydanında zar zor 40.000 kadar izleyicinin kendisini dinlemeye geldiğini (ya da getirildiğini) görmekten hiç hoşnut kalmadıysa da, istifini bozmadı, gösterisini pişkinlikle sürdürdü. Oysa Newroz'daki muazzam kalabalık Abdullah Öcalan'ı dinlemeye gelmişti, aynı yıl Kasım ayında İstasyon Meydanında toplananlar ise Barzani ile Tayyip Erdoğan'ı.

Bir an için bunun tersi olduğunu düşünelim: Eğer Abdullah Öcalan başkent Hewler (Erbil) de konuşmaya gitseydi 5,5 milyon nüfuslu Güney Kürdistan'da Diyarbakır Newroz'undaki kadar insan onu dinlemeye giderdi.

Güney'in KDP'si, Batı'nın (Rojava'nın) PYD'sine niçin bu kadar karşı sanıyorsunuz? Batı'da PKK'nın ve onun Genel Başkanı'nın prestijini bildiğinden.

Yani Barzani gibi Kuzey Kürtleri arasında itibarı olan bir politikacıyı yanına almak bile, Türk politikacısı Tayyip Erdoğan'a fazla bir şey kazandırmamıştı.

Diyarbakır buluşması hakkında Türk medyasının kopardığı büyük vaveylaya rağmen, olayın yankıları bir hafta bile sürmedi. İki ay içinde hepten unutuldu.

Gösteri siyaset olarak Kuzey Kürtlerini etkilemedi, ama Ankara ile Hewler'in ekonomik işbirliğinin gelişmesinin bir göstergesi oldu.

Tayyip Erdoğan bundan önceki 11 Diyarbakır ziyaretinde de hayal kırıklığına uğramıştı. 12. kez aynısı oldu. Oysa Mesut Barzani'yi, Şivan Perwer'i, İbrahim Tatlıses'i yanına alırsa Kürdistan'da propagandasının daha etkili olacağını zannetti, yanıldığını gördü.

Diyarbakır buluşmasının siyasi yararı Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır'ı eyalet başkenti kabul etmesinin üstü örtülü ikrarıydı.

Bu kadim şehrin adı Antik çağda Amed idi, Ermenistan Krallığının Başkentiyken Büyük Tigran'ın adıyla Tikranagert (veya Dikranagert) diye anılıyordu. Osmanlı'da Diyarbekir oldu, Cumhuriyette Gazi Paşa "Diyarbakır" yaptı. Bugün Kürdistan genelinde şehrin ismi Amed'dir. (Barzani konuşmalarında Amed dedi, fakat tercüman onu Türkçe'ye Diyarbakır diye çevirdi.)

Yarın Kuzey Kürtlerinin başkenti ilân edilirse resmi adı "Amed" olacak. Veya Avrupa'daki bazı çok uluslu, çok dilli kentler gibi çok isimli olacak: Örneğin Belçika'da Fransızca Liège, Almanca Lüttich, Flamanca Luik; Fransızca Anvers, Flamanca Antwerpen; Almanca Aachen, Fransızca Aix-la-Chapelle. Veya İsviçre-Almanya-Fransa kenti Basel ve Bâle gibi. [Ermeni soykırımı olmasaydı ve Türkiye Cumhuriyeti Türkçü olarak kurulmasaydı, bu kentin adı da Amed-Dikranagert-Diyarbekir olabilirdi. Çünkü Türkler orada hiç bir zaman çoğunluk olmamışlardı, olduk zannettikleri Cumhuriyet'te de olamadılar, şimdi de değiller.]

Son bir nokta olarak hatırlatalım: Diyarbakır'daki şarkı ve türkülere Perwer ve Tatlıses'in yanı sıra Bedri Ayseli de katıldı. Ama Türk medyasından hiçbir kanal sahnedeki üçüncü türkücünün adından söz etmedi.

Oysa Bedri Ayseli Diyarbakır'ın çocuğudur ve bugün Diyarbakır'ın Türkçe türkülerinin 1 no.lı yorumcusudur, anadilinden başka Kürtçe, Türkçe, Arapça bilmektedir. Diyarbakır'da yaşamaktadır ve diş hekimi olarak çalışmaktadır. Bedri Ayseli Süryani'dir. Vaftiz adı Bedros'tur.

Türk başbakan Erdoğan Türkiye'de yaşayan değişik etnilere mensup insanların kardeş olduklarını sık sık söylerken, hep Türkler, Kürtler, Lazlar, Çerkesler, Araplar diye sayar. Bir defasında bile Ermeniler, Süryaniler, Rumlar, Yahudiler, Ezidiler dediği duyulmamıştır. Çünkü kendisi bir arada yaşamaktan sadece Müslümanları anlamaktadır, kardeşliği ise İslam kardeşliği saymaktadır.