Kabataş yalanları: Kameralar bozuk değilmiş

Gezi Direnişinde Tayyip Erdoğan ve bütün muhiplerinin, muhibbelerinin dillerine doladıkları 'Kabataş'ta türbanlı kadına saldırıldı' iddiası yalan mobese görüntülerinin ortaya konulmamasıyla kanıtlanmıştı.

Star Gazetesinden Elif Çakır, “saldırıya uğradığını iddia eden kadının ağzından korkunç saldırıyı” anlatıyordu: “Bellerinden yukarısı çıplak, ellerinde deri eldivenler, başlarında siyah bantlar bulunan 70-100 kadar erkek bana saldırdılar, birisi arkamdan tekmeyle beni yüzü koyun yere yıktı, bir başkası üzerime işedi, ‘bu memleketin başına ne geliyorsa sizin yüzünüzden geliyor, devrim yapacağız, ihtilâl yapacağız, hepinizi öldüreceğiz’ dediler”.

Bu haberin külliyen uydurma olduğu besbelliydi. Belden üstü çıplak, siyah eldivenli, başı bantlı erkekler şiddet filmi sahnelerinden çıkmaydı. Kabataş gibi Bostancı, Adalar vapur iskelelerinin, Kadıköy, Üsküdar dolmuş motorlarının, Boğaz’a, Taksim, Beşiktaş, Mecidiyeköy, Levent istikametlerine giden sayısız otobüs durağının bulunduğu çok kalabalık ve hareketli bir yerde o 70 kişi ancak Elif Çakır'ın kaleminde türemişti.

Görüntülerin bulunmadığını vali ve emniyet müdürlüğü ikrar etmişti, ama Tayyip Erdoğancı basın “mobese kameraları bozuktu, bu nedenle görüntü yok” diye yalan üzerine yalan söylemişlerdi.

Hürriyet'ten Mehmet Y. Yılmaz'ın 30 Eylül 2013 tarihli yazısından yalanın yalanının teyidini öğrendik. Yılmaz şöyle yazıyordu:

“Aynı binada çalıştığımız bir genç, emniyete çağrıldı. Gayrettepe'deki binaya gittiğinde çağrılma nedeninin, ‘Kabataş'ta taciz edilen türbanlı kadın’ ile ilgili olduğunu öğrendi.

Meğerse bu genç, iki arkadaşı ile birlikte olayın olduğunun iddia edildiği gün saat 19.48'de saldırıya uğradığını iddia eden kadının yanından geçmiş.

Polis onları kolayca bulmuş, çünkü üzerlerindeki Beşiktaş formasında isimleri de varmış.

Polis, gençlere kadının anlattığı türden giyimleri olan kişiler görüp görmediklerini, yardım çağrısında bulunulduğunu duyup duymadıklarını filan sormuş.”

Başa dönüyorum: Hani MOBESE kameraları bozuktu? Hani saldırının olduğunun iddia edildiği saatte kayıt yapılamamıştı?

Üzerlerinde Beşiktaş formasıyla yürüyüp giden, kendi halindeki üç genci tespit edebilen kameralar, sayıları 70'ten fazla, üstleri çıplak, elleri eldivenli, başları bantlı cinsi sapıkları nasıl olup da tespit edemedi?

Hiçbir meslektaşı Elif Çakır'ı kınamadı, ona paralel davranan Balçiçek İlter'i de. Sadece Ayşe Arman yürekli çıktı. Fakat Balçiçek İlter çok şey kaybetti. Gazeteci olarak saygınlığını ve güvenilirliğini kaybetti. Ayşe Erman'a yanıt veremedi, “ben kimseyi ikna etmek zorunda değilim” diyerek aczini ifade etti. Tayyip Erdoğan medyasına (Star Gazetesine) Kabataş yalanında hizmet etti. Adı Elif Çakır'la birlikte anılır oldu.