Ölü madenciler Hakka yürümüşler!

Bursa’da ölen madencilerin ardından, bu ülkede bakan olacak birisi, “onlar Hakka yürüdüler!” demişti.

Başka ne diyebilirdi ki?

Böyle oluyor. Sıradan kasaba müteahidi siyasete bulaşıp bakan filan olunca, her ağzını açtığında mahalle kahvesinde konuştuğunu zannediyor.

On dokuz işçi öldü. Üç hafta geçmedi bu defa Balıkesir’de maden patladı on dört işçi öldü. Yine işçiler öldü yani. Hep onlar ölüyor. Bi keresinde olsun, tek bir maden sahibinin –ya da Tuzla’da iş gören bir gemi sahibinin– öldüğü görülmüyor. İşçiler özel girişim vahşetine, özel girişimcilik tutkusuna kurban veriliyor. Hayır, öyle değil diyecekler varsa çıksınlar ortaya, çalışma bakanlığının kendi denetçileriyle bi görüşsünler!

Hemen her seferinde, “Eksiklere, yanlışlara, nizamsızlığa çaresiz GÖZ YUMUYORUZ. Yoksa denetlediğimiz işletmeler gerekli maliyeti karşılayamaz, iflas eder, çalıştırdıkları işçiler ortada kalır,” diyeceklerdir.

Olay budur.

Yani... Bakanlık (hükümet –yani icra–) damardan suç ortağıdır!

Evet, otuzdan fazla işçi öldü o iki madende. Bursa’dakinin sahibine ne olduğunu hep gördük. Bir hafta kayıplara karışıp işini ayarladıktan sonra savcının karşısına çıktı ve serbest bırakıldı. AKP’nin seçim rüşveti kömür dağıtım vurguncularından olduğu öğrenildi o arada.

Yedi yıllık AKP iktidarının seksen beş yıllık Türkiye’ye kattığı “bir o kadar bir Türkiye”nin özeti...